Arda Güler’in ABD galibiyetinden sonra verdiği demeç bence her yönüyle konuşulmalı.
Bu gün, 00:02

■■ Veda maçının hemen ardından kameraların karşısına kaptanlardan birinin değil de Arda’nın çıkması başlı başına üzerinde durulması gereken bir tercih. Bunun elbette bir açıklaması vardır; ama asıl mesele söyledikleriydi.
■ TRT spikeri ile Arda arasında çok ilginç bir diyalog yaşandı. Arda Güler, “Eleştiriler haklı, özür dileriz. Benimle ilgili verilen bilgi de yanlıştı.” diyor. Demek ki maç öncesinde kendisi hakkında yapılan tartışmalar maç boyunca zihninin bir köşesindeymiş. Ardından spiker, “Sizi korumaya çalıştık.” diyerek eleştirilere gönderme yapıyor. Bu yalnızca bir vurgu değil; sanki bir yandan da, yenilgilerin ardından oluşan ve siyaset diline yaklaşan savunma refleksini sürdürüyor. Adalet Bakanını göreve çağıran TFF başkanının sözcüsü gibi konuşuyor.
Tam bu noktada Arda’nın, “Drama yapmayalım” demesi bence mü-kem-mel.
Drama yapmayalım derken aslında gidiş tarihinden kamp yerine, kadro seçiminden taktik hatalara her şeyi konuşalım diyor sanki. “İçimizdeki hainler” demiyor. “Kader-kısmet” demiyor. 62 şut demiyor. “Biz kötü oynadık, siz de drama yapmayın” diyor.
Sorumluluk alan bir profesyoneli görmeye o kadar alışık değiliz ki… Bahanelerin arkasına sığınmıyor. Dış güçlerden söz etmiyor. Kimseyi suçlamıyor. Bakanlıkları göreve çağırmıyor. Sadece sahadaki performansın hesabını veriyor.
Zaten profesyonellik budur. Özeleştiri yapabilmek, eksiğini kabul etmek ve daha iyisini yapmak için çalışacağını söylemek.
Bu profesyonellere sürekli “Bizim Çocuklar” diyerek başlarını okşamaya da gerek yok; siyasetin diliyle sahaya sürmeye de… Başarısızlıktan sonra dönüp millete parmak sallamaya ise hiç gerek yok. Biraz sorumluluk almayı bilin.
İstifa etmeyi, sorumluk almayı bilmiyorsanız o röportajı bir daha izleyin. Bazen Arda Güler kadar dürüst olmak yeterlidir.
YEKTA KOPAN

