M.S.115 ANTAKYA DEPREMİ

17-12-2025, 16:54           
M.S.115 ANTAKYA DEPREMİ
1910 Yıl Önce Antakya’yı Yerle Bir Eden Deprem
M.S.115 yılında Antakya'da olan depremi "Önce birdenbire büyük bir kükreme duyuldu ve bunu muazzam bir sarsıntı izledi. Tüm dünya yükseldi ve binalar havaya sıçradı." sözleri ile anlatan Romalı tarihçi Cassius Dio Roma tarihi depremlerine dair önemli bilgiler verir. Günümüzden 1910 yıl önce Roma imparatorları Hadrian ve Trajan doğu seferi sırasında Antakya'da kışı geçirirmekte iken şiddetli ve yıkıcı bir depremden sağ kurtulurlar. Tarihin hemen her döneminde olduğu gibi Antakya o yıllarda da çok zengin bir şehir idi. Hadrian, M.S.114'ten beri İmparatorluk elçisi olarak Suriye'deydi ve bu nedenle Antiochia ad Orontem'de (Asi Nehri üzerindeki Antakya) ikamet etmişti. Şehir, Part savaşları için karargâh olarak kullanılıyordu.
Trajan, M.S.13 Aralık 115 sabahı felaket meydana geldiğinde Ermenistan seferinden dönmüştü. Asi Vadisi'nde meydana gelen ve tahmini büyüklüğü 7,5 olan deprem, Antakya, Daphne (Defne) ve Apamea dahil olmak üzere diğer dört antik kenti neredeyse tamamen yok etti. Deprem Tüm Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'de Rodos'a kadar hissedildi. Zengin Antakya şehri yerle bir olmuştu. M.S.115 Yılı Antakya Depremi, Doğu Akdeniz'in liman kenti Caesarea Maritima'yı (Arapça: Kayseriye) vuran bir tsunamiyi tetikledi. Asi Nehri üzerindeki Antakya, Greek-Roma döneminin 500.000 nüfusu ile en önemli ve zengin şehirlerinden biri idi. M.Ö.300 yılında Büyük İskender'in generallerinden I.Selevkos tarafından kurulmuştu. Özenle kurulan Antakya kenti Seleukoslar'ın başkenti oldu. Antik kent, Asi Nehri'nin doğu yakasında yer alıyordu. Konumu, Antakya'yı bir ticaret şehri kadar, farklı kültürlerin de bir araya geldiği bir cazibe merkezi haline getirdi. Küçük Asya, İran ve Hindistan'dan kente bolca kervanlar gelirdi. Romalılar M.Ö.64 yılında Suriye'yi fethettikten sonra, Antakya bir Roma kalesi olur. Forum, amfitiyatro, hamamlar, hipodrom, tiyatro, sütunlu büyük bir cadde (Via Triumphalis) ve çeşmeler, kamu binaları ve villalara su taşıyan bir su kemeri ile lüks bir şehire dönüşür. Antakya gelişiyordu ve "Doğu'nun Kraliçesi" olarak biliniyordu. M.S.115 depremi sırasında şehrin nüfusu yaklaşık 500.000 idi. Deprem sırasında İmparator Trajan da Antakya'dadır. Felaketin en canlı açıklamasını Romalı tarihçi Cassius Dio "Kitap LXVIII" adlı Roma Tarihi'nde anlatır: "İmparator Antakya'da oyalanırken korkunç bir deprem oldu; birçok şehir hasar gördü, ancak Antakya en talihsiz olanıydı. Trajan kışı orada geçirdiğinden ve davalar, elçilikler, iş veya gezilerle bağlantılı olarak her taraftan çok sayıda asker ve çok sayıda sivil akın etmişti. Bu nedenle zarar görmemiş bir halk, bir ulus yoktu; ve böylece Antakya'da Roma egemenliği altındaki tüm insanlar felakete uğradı.''
Tarihçi Cassius Dio tanık olduğu yıkımı daha detaylı da açıklar:
"Önce birdenbire büyük bir kükreme duyuldu ve bunu muazzam bir sarsıntı izledi. Tüm dünya yükseldi ve binalar havaya sıçradı; yer bazı binaları yıkılması ve parçalanması için yukarıya fırlattı, diğerleri ise sanki denizin kabarmasıyla bir o yana, bir bu yana savruldu ve devrildi. Enkazlar açık arazide büyük bir alana yayıldı. Askerler ve siviller düşen enkaz nedeniyle öldüler, çok sayıda kişi de mahsur kaldı. Depremi birkaç gün takip eden sarsıntılar (artçı şoklar) hayatta kalanların bir kısmını öldürürken, diğerleri çöken binalarda mahsur kalarak açlıktan öldü. Deprem Antakya'da birkaç gün ve gece devam etti. İnsanlar zor durumda ve çaresiz kaldılar, bazıları üzerlerinde baskı yapan binaların ağırlığı altında ezilip yok oldu, diğerleri de açlık ve susuzluktan öldü. İmparator Trajan hayatta kaldı ve sadece küçük yaralarla kurtuldu. Ancak depremi takip eden sarsıntılar birkaç gün devam ettiğinden dolayı Trajan Antakya Hipodromu'na sığınmak zorunda kaldı. Trajan, kaldığı odanın penceresinden dışarı çıktı. İnsan boyundan büyük bir varlık gelip onu ileri götürmüştü. Hipodromda açık havada bir süre yaşadı."
İmparator Trajan depremden sadece birkaç hafif yara ile kurtulmuştu. Trajan'ın karısı Plotina'nın ve Hadrian'ın kurtulmayı nasıl başardığına dair bir şey rapor edilmemiştir, ancak görünüşe göre zarar görmeden hayatta kaldılar. İmparatorluk çevresinin elit üyeleri ve birçok asker öldü. Depremin öldürdüğü en önde gelen kurbanlardan biri, konsül ordinarius Marcus Pedo Vergilianus'du. Bu felaket sırasında veya sonrasında toplam 260.000 kişinin öldüğü söyleniyor. Antakya'nın nüfusu 400.000'in altına düşer ve şehrin birçok bölümü terk edilir. Felaketten kısa bir süre sonra Trajan şehri restore etmeye başladı. Daphne'nin kaynakları ile Antakya arasında uzanan 6 Km uzunluğundaki su kemeri de ciddi şekilde hasar gördüğünden, Trajan yeni bir su kemeri inşa etmeye başlar ve daha önce inşa ettiği mevcut su kemerini de onarır. Ancak Trajan projeyi bitirecek kadar yaşayamadığı için su kemeri üzerindeki çalışmalar, yerine imparator olan Hadrian tarafından tamamlanır. Hadrian da Antakya'nın su kaynağını iyileştirir. Bir teatron ve bir tapınak yaptırır. Depremden bir yıl sekiz ay sonra, M.S.117 yılının 11 Ağustos'unda Hadrian, Antakya'da ordu tarafından imparator ilan edilir ve Roma'ya ulaşmak için yola çıktığı M.S.117 Eylül ayına kadar şehirde kalır.
Dünyanın en eski haritalarından ve Roma döneminde hazırlanan Peutinger Haritası'nda Antakya, Roma ve İstanbul (Byzantium) gibi özel semboller ve bir imparatoriçe gibi tahtta oturmuş olarak gösterilen tanrıçalar ile belirtilmiş. M.S.6. yüzyıl tarihçisi Antakyalı John Malalas'ın anlatımına göre; heykeltraş Eutychides, Tyche'nin yaldızlı bir heykelini dikerek şehrin yeniden inşasını anmış. Tyche, Antakya'nın koruyucu tanrıçasıydı. Şehrin refahına başkanlık eden, vatandaşlarına umut ve iyi şans getiren bir tanrıçaydı. Tyche'nin en ünlü heykeli, Lysippos'un öğrencisi Yunan heykeltıraş Eutychides'in M.Ö.3. yüzyıl başlarında Antakya şehri için yaptığı bir bronz heykeldi. Tyche kuleler ile şekillendirilmiş tacı ile, Silpius (Habib-i Neccar) Dağı'nı simgeleyen bir kayanın üzerine oturmuş ve ayaklarını Orontes (Asi) Nehri'ni temsil eden yüzen bir gence dayamış olarak tasvir edilmiştir.
M.S.115 Yılı Depremi Antakya'nın depremleri arasında iz bırakan büyük bir depremdi. Antakya tarih boyunca çok deprem görmüş, çok yıkılmıştır. Her seferinde de mutlaka küllerinden yeniden doğmayı başarabilmiştir.
Derleyen: Mehmet AKGÜL
(A&T&S)
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]