10 BİN ALTINLIK İHANET Mİ? CİHAN FATİHİ’NİN ÖLÜMÜNDEKİ TÜYLER ÜRPERTEN SIR!

23-12-2025, 17:14           
10 BİN ALTINLIK İHANET Mİ? CİHAN FATİHİ’NİN ÖLÜMÜNDEKİ TÜYLER ÜRPERTEN SIR!
Yıl 1481. Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet, Üsküdar’dan yola çıkan muhteşem ordusunun başındaydı. Hedef: Mısır. Osmanlı’yı dünyanın en büyük gücü yapacak son büyük adım atılmak üzereydi.
Ancak Gebze yakınlarındaki Hünkâr Çayırı’na gelindiğinde, kaderin eli devreye girdi. Sultan aniden fenalaştı. Yüksek ateş, dayanılmaz eklem ağrıları... Fatih’in uzun süredir mücadele ettiği Nikris (gut) illeti geri dönmüştü, ama bu kez çok daha şiddetliydi.
Hekimbaşı Acem Hamidettin Lari, titrek ellerle ilacını hazırladı. Fakat Lari’nin ruhunda, cihan fatihi padişahına karşı işlediği gizli bir sır vardı.
Fatih’in oğlu, Amasya Sancak Beyi Şehzade Bayezid’in elçisi, Lari’nin kapısını çalmıştı. Seferin yapılmasını engellemek, tahtın dengesini korumak için, padişahın yorgun düşürülmesini istemişlerdi.
Lari, inancıyla onuru arasında sıkışmıştı. Bir hekim olarak canı korumak, bir devlet adamı olarak tahtın bekasını sağlamak... O, sadece seferi ertelemek için, ilacın içine küçük bir "uyuşturucu" doz eklemişti. Masum bir siyasi erteleme zannettiği o müdahale, kısa sürede bir felakete dönüştü.
Padişahın durumu hızla kötüleşince, sarayın en güvendiği hekimlerden olan Yakup Paşa çağrıldı. Yahudi asıllı, sonradan Müslüman olmuş bu hekim, aslında Avrupa’nın dikkatini çekmişti. Alman tarihçilerin iddialarına göre, Venedik, Fatih’i ortadan kaldırmak için yıllardır bir suikastçı arıyor ve Maestro Jakob adıyla bilinen bu hekime 10.000 altın teklif ediyordu!
Yakup Paşa, Lari’nin hazırladığı ilaca şüpheyle yaklaştı. İlk başta tedaviyi reddetti, ancak ısrarlar üzerine kendi panzehirini hazırladı.
Fakat işler daha da karıştı. Sanki Lari’nin zehri ile Yakup Paşa’nın panzehiri, birbiriyle savaşarak etkiyi artırmış, hızlandırmıştı. Fatih’in acıları katlanarak arttı. Lari, dehşetle izliyordu: Bu, erteleme değildi. Bu, ölümdü.
Üç gün süren ıstıraplı bekleyişin ardından, 3 Mayıs 1481’de Fatih Sultan Mehmet son nefesini verdi.
Ancak ortalık yatışmadı. Cesedin hızla bozulması, Venedik ve Cenevizli gözlemciler için tek bir anlam taşıyordu: ZEHİR!
Öfkelenen Yeniçeriler, Yakup Paşa’yı linç ettiler. Lari ise kaçtı. İki hekim, bir ihanet ağının kurbanı mıydı? Yoksa ikisi de, farklı çıkar odaklarının maşası mıydı?
Fatih’in ölümü, sadece bir padişahın kaybı değil, Osmanlı’nın yönünü değiştiren büyük bir sırdı. Zehir, hastalık, yoksa taht kavgası?
Hikâye burada bitmiyor…
Ünlülerin Dedikoduları
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]