F-35’in vurulamaz olması gerekiyordu. Zaten bütün olay da buydu.
23-03-2026, 07:34

Lockheed Martin, düşmanın asla ama asla göremeyeceği bir uçak yapmak için otuz yıl ve 400 milyar dolar harcadı; insanlık tarihinin en pahalı silah programı. Radarda yok. Kızılötesinde yok. Hiçbir ekranda yok. F-35 sıradan bir savaş uçağı değildi; adeta teolojik bir meydan okumaydı. Amerika’nın dünyaya “Füzelerinizin, sensörlerinizin ve hatta dualarınızın bile erişemeyeceği bir yerdeyiz,” deme şekliydi.
Ama görünüşe göre İran bu mesajı almamış.
19 Mart 2026. İran hava sahasının derinliklerinde bir yerde, büyükannenizin bile çalışma mantığını anlatabileceği türden bir IRST (kızılötesi arama ve takip) sistemi gökyüzüne baktı, F-35’i buldu ve kilitlendi. İranlı mühendisler birer dahi olduğu için değil; F-35 meğerse cayır cayır yandığı için.
Onca motor, onca itiş gücü, o ince ince işlenmiş hayalet (stealth) aerodinamiği... Ve o lanet olası şey gökyüzünde kaynayan bir çaydanlık gibi parlıyor.
İran’ın şu an elinde tuttuğu ısı izi verisi sadece utanç verici bir durum değil. Aynı zamanda bitmek bilmeyen bir armağan. Moskova’ya. Pekin’e. “Acaba bu uçağı avlayacak sistemlere o kadar bütçe ayırsak mı?” diye içten içe düşünen dünyadaki tüm savunma sanayii birimlerine. Bu haftadan itibaren o sorunun cevabı net: Evet, ayırın.
İşin Pentagon’u asıl uykusuz bırakması gereken kısmı ise şu: Yazılımlara yama yapabilirsiniz. Dış kaplamayı baştan tasarlayabilirsiniz. Ama bir pilotun beynini yeniden programlayamazsınız.
Bugünden itibaren havalanan her F-35 pilotu, aşağıdaki birilerinin kendisini görebileceğini artık gerçekten biliyor. Bu durum, pilotların uçuş tarzıyla ilgili her şeyi değiştirir. Agresifliğin yerini temkin alır. İçgüdünün yerini ise tereddüt.
Tam 400 milyar dolar. Ve günün sonunda işini bitiren şey alt tarafı bir ısı sensörü oldu.
Muazzam.
Microinteracti1
TEREF

