KİMMİŞ BU İNGİLİZ KEMAL... UNUTULAN BİR EFSANE: BİR DÖNEMLERİN ÜNLÜ TÜRK CASUSU İNGİLİZ KEMAL

25-12-2025, 08:04           
KİMMİŞ BU İNGİLİZ KEMAL...
Aramızda ne yazık ki öğretmen kimliği altında bile zır cahiller dolaşırken İNGİLİZ KEMAL'in kim olduğunu tekrar yazma zamanı gelmiş meğerse AKP nin oluşturduğu bu cahil topluma..
KİMMİŞ BU İNGİLİZ KEMAL...
UNUTULAN BİR EFSANE: BİR DÖNEMLERİN ÜNLÜ TÜRK CASUSU İNGİLİZ KEMAL
"Çocukluğum İngiliz Kemal'in maceralarına ait romanları okumakla geçti desem abartı olmaz. Ne yazık ki elimde kalmadı. Bu kitapların digitali olan arkadaş varsa ve bana yollayabilirse çok mutlu olurum.
En çok üzüldüğüm konulardan birisi de zannederim lakabı nedeniyle yarım yamalak tarih bilenlerin İngiliz Kemal'i işgal yıllarının hainlerinden Ali Kemal ile karıştırmaları. O yüzden bu gün peşpeşe iki gönderinin birisini İngiliz Kemal’e diğerini Ali Kemal’e ayırdımki belki bu iki ismi karıştıran arkadaşlar bir daha İngiliz Kemal’e bu haksızlığı yapmazlar.."
Merih
Asıl adı Ahmet Esat Tomruk olan ünlü Türk casusu İngiliz Kemal, 1892 senesinde İstanbul’da Cerrahpaşa’nın Altımermer semtinde doğdu.
Babası Evkaf Nezareti Varidat Kalemi Müdürü Mehmet Reşit Beydir. Annesi ise, Sıdıka Hanımdır. Ahmet Esat sarışın ve mavi gözlü idi. Babası öldüğünde beş yaşındaydı. O ve annesi dayısı Sezai Bey’in himayesine girdiler.
İlköğrenimini Emirgan’da tamamladıktan sonra dayısı tarafından 679 sıra numarası ile Galatasaray Lisesi’ne kaydedilir.
Ortalama İngiliz’den daha iyi İngilizce konuşuyordu. Parlak bir öğrenciydi. Fransızcasını geliştirmiş; yurt dışından edindiği arkadaşları ile mektuplaşmaya başlamıştı.
Yurt dışından sık sık mektupların gelmesi iktidarın dikkatini çekmiş ve hafiyeler tarafından takibe alınmıştır. Hatta bir ara hafiyelerce tutuklanıp Yıldız Sarayı’na götürülmüş; sonra serbest bırakılmıştı.
Dayısı Esat'ı kaçırtmak için bir Yahudi'yle para karşılığı bir gemiye bindirir. Ama İngiliz gemisinin kaptanı Esat'ı derya ortasında yakalar. Ortada para pul yoktur. Esat kaçaktır. Ama insancıl kaptan, Esat'ı sever, korur, sonra da evlat edinir.
Esat, İngiliz olarak büyür, okur ve boksör olur. Üstelik yaman bir boksör olur, Paris'e maça gider. İlk Dünya Savaşı sırasında İstanbul'a döner. Zamanını Kemal Begof'un Beyoğlu'ndaki boks kulübünde geçirir. Rahat durmadığı için yakalanıp hapse atılır. Hapiste zamanın ünlü yankesicilerinden Koçaki adındaki Rum'dan, yankesicilik sanatını öğrenir. Bu sanat casusluk yaşamında hayatını bile kurtarır.
İşgal İstanbul'da, Esat sokaktadır. İşgal güçleri bol bol eğlence ve spor etkinlikleri yaparlar. Esat, boks karşılaşmalarına musallat olur. Zaten, ikinci anadili İngilizce'dir.
İZMİR İŞGALİNİ GECİKTİREN ADAM
Esat Tomruk İstanbul işgalinde Avrupa'ya kaçıp bir vapura binmiş. Ama Çanakkale'de yakalanmış. Enver Paşa'yı kaçırmakla suçlanıp Çanakkale'de Paşa Çiftliği'ndeki cezaevine konur. Ama Esat kaçıp Biga'ya gelir. Yoksul köylüler, efeler silahlanmış düşmanı beklemektedirler. Genç Esat duygularını kitabında şöyle anlatır:
‘Yüreğimde duymadığım hisler uyandı, kanımın kaynadığını hissettim. İngiltere'de büyüdüm ama burası benim vatanım. Bu büyük mücadele içinde benim de bir yumruk katkım yok mu?’
Esat, artık Kurtuluş Savaşı'nın içindedir. Sıvas Kongresi'nde yollanan telgrafın emri üzerine Esat, Balıkesir'deki Miralay Kazım'a (Özalp) gider. Kazım Özalp, onun ismini değiştirir. Esat çok sevdiği dostu Kemal Begof'u düşünür. Adı artık Kemal'dir. Kılık değiştirip düşman arasında İngiliz kimliğiyle dolaştığı için arkadaşları ona İngiliz Kemal derler.
Kazım Özalp, İngiliz Kemal'den şöyle söz eder:
‘İngiliz Kemal, İstanbullu vatansever bir gençti. Kıyafet ve hüviyet değiştirip kendisini İzmir'e gönderdik. Yanındaki beyannameleri ve bombaları beraberinde götürdü. Şehrin uygun yerlerine bıraktı. Beyannamelerde İzmir ilhakı ilan edilirse Kuvayı Milliye'nin çok şiddetle davranacağı bildiriliyor ve düşman tehdit ediliyordu. Bunun üzerine İzmir'in ilhakı geciktirildi.’
İngiliz gibi hapse girerek İngiliz Generali kandırdı
1914’te yeniden İstanbul’a gelen İngiliz Kemal, Teşkilat-ı Mahsusa’ya katıldı ve dönemin ünlü isimleri olan Kara Kemal ve Dramalı Rıza Bey’den eğitim aldı. Kut’ül Ammare’de esir alınan General Townshend’in yanına bir İngiliz subayı kılığında hapsedilerek ondan önemli bilgiler almayı başardı. İstanbul’un işgali sonrası arkadaşlarını kurtarmak için çabalasa da başarılı olamayarak esir oldu. Türlü işkenceler altında kalan İngiliz Kemal’in üçüncü firar etme teşebbüsü başarılı oldu ve Çanakkale’ye geçerek Kuva-yi Milliye’ye katıldı.
4 dil bilmesi ve aldığı eğitim nedeniyle milli mücadele döneminde Genelkurmay Başkanlığı adına birçok ajanlık faaliyetinde bulundu.
İngiliz Kemal, defalarca düşman arasına girip istihbarat toplar. Ama en büyük başarısı Aznavur'la görüşmesidir. Amerikan Mister Düri olarak Aznavur çetesine katılır. Amerikan hükümetinin silah ve cephane göndereceğini bildirir ve Aznavur'a ihtiyaçlarını sorar. Sonra da Aznavur'un olanaklarını Ankara'ya bildirir. Kuvayı Milliye de o bilgiyle Aznavur çetesini tepeler.
Yunanlıların İzmir’i işgali sonrası kendisini ABD’li gazeteci Henry Williy olarak tanıtan İngiliz Kemal, İzmir’de bonkör bir ABD’li olarak Yunanlı askerlerin içerisine karıştı. Bu sayede milli mücadeleyi yürütenler için çok önemli bilgiler elde etti. Ama Antalya'da Çerkez Ethem'in fotoğrafçısı Necati tarafından tanınır ve yakalanır. Yunanlılar tarafından yakalanarak hapse atılan İngiliz Kemal bu dönemde hiç Türkçe konuşmayarak kendisinin Amerikalı olduğuna Yunan hakimleri bile inandırdı. Yunanistan’da bulunduğu hapishaneden kaçan Kemal, Atina sokaklarında dolaşırken bir Fransız’ın cebindeki parayı el çabukluğu ile çalarak yeniden Türkiye’ye dönmeyi başardı. İzmir’e gelen İngiliz Kemal ülkesi için ajanlık yapmaya devam etti.. Artık Kurtuluş Savaşı bitmiştir.
1924 yılına gelindiğinde görevinden istifa ederek anılarını yazmaya başlayan İngiliz Kemal, İstanbul’a taşınarak tercümanlık, rehberlik ve daha birçok farklı işte çalışarak hayatının geri kalan kısmını yaşadı.Kemal, beş parasız kalır. Kumarhanelerde kazandığı paraları da mücadele için harcamıştır. Devletten para ve mevki talep etmez. Bazen dansör, bazen boksör, bazen şoför, bazen de krupiye olarak dünyanın dört bucağını dolaşır. Çok yaşlanınca 1964 yılında vatan hizmeti olarak maaş bağlanır.
. 14 Şubat 1966 yılında, günümüzde ismi çok da bilinmeyen bu efsane Türk ajanı hayatını kaybetti.
Belçikalılar, Tenten adındaki bir çizgi kahramanın heykelini diktiler. Amerikalılar da film Rocky'sini...
Bizde, ölen ölür kalan sağlar bizimdir diye bir söz vardır. Aslında kalan sağlar bile bizim değildir.
Merih Tan
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]