İLBİLGE HATUN
Bu gün, 17:04

GÖKYÜZÜ dumanlara bürünmüş, Göktürklerin özgürlüğü tehdit altındaydı. ÇİN orduları, sınırları zorlayarak bozkırın kalbine ulaşmayı hedefliyordu. İşte tam da o günlerde, İLBİLGE HATUN yalnızca bir savaşçı değil, halkını bir arada tutan bilge bir lider olarak sahneye çıktı. Cesareti, bilgeliği ve stratejik zekâsıyla tarih yazmaya hazırlanıyordu.
BİR GECE İlbilge Hatun, en güvendiği savaş çılarını toplayarak halkına şu sözlerle seslendi: "Özgürlüğümüzü elimizden almak isteyenler, zayıf olduğumuzu sanıyor. Ancak unuttukları
bir şey var: Biz sadece topraklarımız için değil, onurumuz, kültürümüz ve geleceğimiz için savaşıyoruz. Bugün sadece kılıçlarımızla değil, aklımız ve birliğimizle de galip geleceğiz."
BU SÖZLER, halkının yüreğine cesaret, zihinle rine umut ekmişti. İLBİLGE, ÇİN ordusunun karargahına sızma planını bizzat yönetti. Sessiz ve keskin bir operasyonla düşmanın kumandanını etkisiz hale getirdiler. Ancak asıl zafer, İlbilge'nin saldırıdan sonra bıraktığı mesajla geldi:
"DÜŞMAN yenilebilir, ancak gerçek tehlike bir milletin inançsızlığa ve bölünmeye düşmesidir. BİZ GÖK TÜRKLER, aklımızı, birliğimizi ve inancı mızı kaybetmediğimiz sürece hiçbir ordu bizi yenemez."
BU SÖZLER, yalnızca Gök Türkleri değil, gelece ğin nesillerine de bir ders olarak miras kaldı: Bir millet, zorluklar karşısında birleştiğinde ve ortak bir amaç uğruna çalıştığında, aşamaya cağı hiçbir engel yoktur.
İLBİLGE HATUN' un cesareti ve liderliği, sadece bir zaferle değil, halkına kazandırdığı özgüvenle de tarihe geçti. Bugün, onun hikayesi bize, güçlü liderlik, akıl ve birlik olmadan hiçbir toplumun ayakta kalamayacağını hatırlatıyor.
Sevda Amanova
TEREF

