Fatih Sultan Mehmed in diri diri yaktırdığı Hurufilik tarikatı. Kurucu Lideri Fazlullah.

23-02-2026, 12:04           
Fatih Sultan Mehmed in diri diri yaktırdığı Hurufilik tarikatı. Kurucu Lideri Fazlullah.
Hurufilik tarikatı 14. asırda İran taraflarında yeni bir mezhep olarak doğdu. Hurufilik mezhebinin temeli, ses, harf ve sayılardan oluşmaktaydı. Hurufilik kısa zamanda yayıldı ama sonu kanla ve ateşle noktalandı.
Harflere verdiği sayılarla ve bu sayıların metedolojik bir şekilde hesaplanması sonucu geleceğe dair bilgileri öne süren bu topluluk daha sonra aşırıya giderek büyü, sihir vb. işlerle insanları etkilemeye başlayınca, çeşitli dönemlerde devlet otoritelerine zarar verdikleri için birçok devlet tarafından imha edilmişlerdir.Tarikatın kurucularının derileri yüzüldü, Fatih Sultan Mehmed Han zamanında da binlercesi diri diri yakıldı.
Hurufilik yapanlar diri diri yakıldı
Edirne’nin hemen dışındaki geniş çayırlarda, 1450’li yılların sonlarına doğru günlerce devam eden bir çabayla büyük, çok büyük ve birkaç bin kişiyi alabilecek geniş bir çukur kazıldı. Kazma işi sona erdikten sonra,çukuru bir ormanın hacminden daha fazla miktarda odunla ve çalı-çırpı ile doldurup odunları ateşe verdiler.
Çukurdan çıkan ateş cehennemi hatırlatır gibiydi. Alevler göklere yükseldiğinde, askerler, elleri kolları bağlı binlerce kişiyi çukurun etrafına sürüklediler. İlk tekbiri, herkesin hürmet gösterdiği sarıklı, yaşlı bir zat getirdi.
Bunu, çukurun etrafındaki askerlerin gerisinde durup olup biteni takip eden binlerce kişinin hep bir ağızdan getirdiği tekbirler ve art arda sıralanan lanetler takip etti.Askerler,çukurun başına sürükledikleri elleri kolları bağlı binlerce kişiyi bir anda alevlere atmaya başladılar. Diri diri ateşe fırlatılanların feryatları tekbirlere ve lanetlere karışıyor, kavrulanların miktarı arttıkça çukura odun takviyesi yapılıyordu.Etrafı genzi yakan ve dayanılmaz bir yanık et kokusu sarmış, duman her tarafı bürümüştü.
Ama, saatler boyu devam eden bu facia dinmeden, hiç kimse meydanı terk etmedi, son kişinin de kömürleşmesine kadar orada kaldılar ve diri diri kavrulanların ruhlarına lanet okuduktan sonra dağıldılar.
Hurufiliği kim ve ne zaman kurdu
Yakılanların suçları “Hurufi” olmaları, yani İslam tarihinin en esrarlı, en karmaşık ve en militan mezhebine mensup bulunmalarıydı. Hurufilik mezhebini, İran’da 1340 senesinde doğan Şihabüddin Fazlullah adında bir tasavvufçu kurdu.
Fazlullah,kendisinden asırlar önce var olan aşırı mezheplerin, özellikle de Batınililiğin etkisi altındaydı. Mezhebinin inanç temelini “harflerin ve sayıların kutsallığı” düşüncesi ile “ses” kavramı teşkil ediyordu.
"Ses”, Fazlullah’a göre her varlıkta mevcuttu; hatta cansızlarda, mesela taşlarda bile bu özellik vardı. İki taşın birbirine vurulması neticesinde işitilen ses, cansız maddelerin sahip oldukları bu özellikti.
Temeli ses, harf ve sayı kavramlarına dayanan “Hurufilik”, Arapça “harf” sözünün çoğulu olan “huruf” kelimesinden gelir ve “harflerle ilgili” demektir. Hurufiliğin kurucusu olan Fazlullah, mezhebinin kurallarını Farsça olarak kaleme aldığı ve “Câvidannâme” ismini verdiği kitabında ayrıntılarıyla ve sembollerle dolu bir şekilde anlatır.Mutlak gerçeği rüyasında gördüğünü iddia eder, sisteminin temelini Arapça’nın 28 harfine Farsça’ya mahsus dört harfin ilavesiyle ve bu harfler arasındaki matematik ilişkiler vasıtasıyla geliştirir.
Hurufîlerin yakılması
Fahreddin-i Acemi tarafından kâfir oldukları gerekçe gösterilerek Hurufiler'in canlarının alınması yolunda bir fetva çıkarılması üzerine Fatih Sultan Mehmet'in de fetvaya karşı gelmemesiyle Hurufiler Edirne'de yakılan büyük ateşe atılarak diri diri yakılmıştı. İlk tekbiri Fahreddin-i Acemi'nin getirdiğine inanılır. Fahreddin-i Acemi Hurufilerin yakılması olayında, hem Hurufilerin yakılmaları için fetvayı vermiş, hem de kendisi bizzat diri diri ateşte yakılmalarına yardımcı olmuştu.
Kaynakça
^ Aşıkpaşazade (2013). Âşıkpaşazâde tarihi : [Osmanlı tarihi, 1285-1502]. 1. basım. Necdet Öztürk, Preussische Staatsbibliothek. Or. Oct. İstanbul. s. 148. ISBN 978-605-5261-59-7. OCLC 855004747.
^ İlk Osmanlı Medreseleri. Mustafa Bilge. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayını. 1984. 4 Aralık 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2022.
^ a b c Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Tarihi III. Cilt 2. Kısım: XVI. Yüzyıl Ortalarından XVI. Yüzyıl Sonuna Kadar , Ankara:Türk Tarih Kurumu 1995 (6. Baskı) ISBN 975-16-0014-6 s.450-451
^ Tâcü't-Tevârih, Cilt 5, Kültür Bakanlığı Yayınları, s. 55.
^ Abdülbaki Gölpınarlı, 100 Soruda Türkiye'de Mezhepler ve Tarikatlar, Gerçek yayınları, s. 157.
^ "Fatih'in yaktığı Matrix Tarikatı". 10 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2014.
^ Emre Kongar, Tarihimizle Yüzleşmek, Remzi Kitabevi, s.59.
Ismet Koyuncu
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru