Napoléon ve "Mısırbilim"in doğuşu

7-05-2026, 07:54           
Napoléon ve "Mısırbilim"in doğuşu
Bir bilim komisyonunun Mısır Seferi'ne dâhil edilmesi Napoléon'un fikriydi.
Bir bilim komisyonunun Mısır Seferi'ne dâhil edilmesi Napoléon'un fikriydi. Yaklaşık 170 kişiden oluşan bu komisyon, çoğunlukla teknik personelden oluşuyordu; aralarında mühendisler, teknisyenler, mesahacılar, haritacılar, tercümanlar, kâtipler, mimarlar, cerrahlar ve eczacılar vardı. Bununla birlikte bir miktar fizikçi, kimyacı, astronom, jeolog, zoolog, arkeolog, ekonomist, sanatçı, müzisyen ve şair de bulunuyordu. Bunlardan bazıları alanlarının en önde gelen kişileriydi veya süreç içinde öyle olmuşlardı...
Napoléon'un, Fransız Ulusal Enstitüsü modelinden yararlanarak kurdurduğu Institut d'Egypte (Mısır Enstitüsü), mezkûr Bilim Komisyonu'nun en seçkin üyelerini, birkaç generali -ki bunlar arasında bulunan Napoléon, başkan yardımcısı seçilmişti- ve tamamı Fransız olan birkaç sivil yöneticiyi içeriyordu. Komisyon'un ve Enstitü'nün merkezleri, Kahire'ye yakın bir mahalledeydi. Burada bir kütüphane -ki yerli halk da buradan istifade edebiliyordu- laboratuarlar, atölyeler, bir rasathane, bir müze, bitki ve hayvan koleksiyonları, bir kuşhane, bir tarım deneyleri istasyonu, sanatkârların stüdyoları, bir basımevi ve diğer salonlar ile yaşam alanları mevcuttu.
Paris'in toplumsal yaşantısından uzakta bulunan bilginler, kendilerini tamamen işlerine vermişlerdi. Birçok konuyu araştırdılar: Nil'in balıklarını, mumyalanmış kedileri ve kuşları, çöl böceklerini veya Doğu musikîsini incelediler; arazide çalışanlar, Süveyş Kıstağı'nın yüzölçümünü almakla, Mısır'ın ayrıntılı topoğrafik haritalarını çıkarmakla ve eski şehir kalıntılarını ve ören yerlerini belirlemekle görevlendirildiler. Bu çalışmaların sonucunda, anıtsal bir yapıt olan Description de l'Egypte (Mısır'ın Tasviri) ortaya çıktı. 1809-1828 yılları arasında yayımlanan bu muazzam eserin 10 cildi metinlere, 14 cildi ise resimlere ayrılmıştı.
Tahmin edileceği üzere, arkeolojik çalışmalar çok verimli oldu. 1798 yılına kadar, Mısır, Batı'da sadece Herodotos'tan Savary'ye kadar bazı gezginlerin gerçekdışı öyküleri çerçevesinde tanınmıştı. Hiyeroglif, henüz çözülememişti ve çözümün anahtarı ancak 1799 yılında bulunabilmişti.
Bir Fransız başmühendisi, bir gün Rosetta Taşı'na rastlamıştı; bu taşın üzerindeki metin, Yunan, hiyeroglifik ve demotik karakterleriyle Mısırca ve Yunanca olarak yazılmıştı. Metin üzerinde önce İngiliz Thomas Young çalıştı ve nihayetinde, 32 yıl sonra, Fransız arkeolog ve filolog Jean-François Champollion Mısırca metni tamamen çözmeyi başardı.
Bu kısa serimlemeden de anlaşılacağı üzere, bugün "Ejiptoloji" (Mısırbilim) denen alanı varlığa getiren temel çalışmalar, Napoléon tarafından başlatılmıştı.
Acaba bu sırada, İstanbul ve Kâhire'nin önde gelen âlimleri, ne gibi ilimlerle meşguldüler?!
Soner Işık
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru