40.000 Əsgərin Diz Çökdüyü O Kiçik Ada: Möhtəşəm Süleymanın Ən Şanlı Qələbəsini Necə İtirdik?

28-12-2025, 10:14           
40.000 Əsgərin Diz Çökdüyü O Kiçik Ada:
40.000 Askerin Dize Geldiği O Küçük Ada: Kanuni’nin En Parlak Zaferini Nasıl Kaybettik? Piyale Paşa’nın Gizli Utancı!
1565 yazı. Akdeniz’in suları, o yıl alev alevdi. Koskoca Osmanlı Donanması, 48.000 seçkin askeriyle, gözünü bir tek noktaya dikmişti: Malta.
Sultanımız, Kanuni Sultan Süleyman, bu seferi bizzat emretmişti. Amaç belliydi: Yüzyıldır önümüzde duran her şeyi fethetmiş imparatorluğumuzun önündeki o son dikenli karakolu, Aziz Yuhanna Şövalyeleri denen o inatçı tarikatın yuvasını haritadan silmek.
Ancak kimse, bu küçücük kireçtaşı adanın, tarihin en büyük savunma destanlarından birine sahne olacağını tahmin edemezdi.
Ben, Selim Kaptan. Hayatının otuz yılını denizlerde geçirmiş bir nefer. O fırtınanın tam ortasındaydım.
Filomuzun genç ve parlak amirali Piyale Paşa, şan ve şöhret peşindeydi. Kara Kuvvetleri Komutanı Mustafa Paşa ise deneyimli bir gazi. İki tecrübeli komutan, 48 bin askeriyle, adadaki topu topu 6 bin savunmacının üzerine yürüdüler. Matematik bize zaferi vaat ediyordu. Ama Malta’nın duvarları, başka bir dilde konuşuyordu.
İlk hedef, Saint Elmo Kalesi. Mustafa Paşa, bu yıldız şeklindeki küçük kalenin bir haftada düşeceğini iddia etmişti. Ancak Elmo, top atışlarımızı adeta yutuyor, eğimli burçları mermilerimizi saptırıyordu.
Şövalyeler, 40 yıl önce Rodos’tan sürüldüklerinde verdikleri büyük dersi unutmamışlardı: Öğrenmek. Kuşatma taktiklerimizi incelemişler, kalelerini ona göre yeniden inşa etmişlerdi.
Ve en kötüsü: Onlar, sadece duvarları değil, nefslerini savunuyorlardı.
İlk kayıplarımız, korkunçtu. Bir aydan fazla süren kuşatma ve sayısız saldırıdan sonra, Elmo düştüğünde, elimizde kalan sadece bir harabeydi. O küçük kale, bize tam 8 bin kayıp vermişti.
Mustafa Paşa, o kan gölünü görünce subaylarına sordu: "Çocuğun bedeli bu kadar ağır olduysa, babanın bedeli ne olacak?"
Paşa’nın teröre başvurması, şehitlerin başlarını kestirip limanda yüzdürmesi bile fayda etmedi. Karşılarındaki Büyük Üstat Valette, kendi esirlerimizin kesik kafalarıyla toplarını doldurup bize geri ateşledi. Bu, bir yok oluş mücadelesiydi.
Ama asıl facia, Birgu ve Senglea saldırılarında yaşandı. 15 Temmuz’da, sekiz bin askerimiz karadan saldırırken, savunmacılar hendeği yağlı suyla doldurup ateşe verdi. Yüzlerce askerimiz, alevli bir bariyerin ortasında kaldı. Denizden saldıran gemilerimiz ise, Maltalı yüzücüler tarafından sabote edildi. Tek bir günde 3 bin asker kayıp!
Yenilmezlik efsanemiz, o kireçtaşı kayalıkta, damla damla eriyordu… Komutanların yorgunluğu, Yeniçeri’nin şikâyetleri ve ufukta beliren o uğursuz serap… Kanuni’nin donanmasını geri çekilmeye zorlayan büyük sır neydi?
Ardı var
ht.celebshow247.com
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]