Kazım Mirşan ve Ön-Türkler Tezi – Bilimsel Özet

12-01-2026, 00:09           
Kazım Mirşan ve Ön-Türkler Tezi – Bilimsel Özet
1. Araştırmacı ve Çalışmaları
Kazım Mirşan (1919–2016), Doğu Türkistan’ın Kulca kentinde doğmuş, çok sayıda Türk lehçesi ve Avrupa dillerini bilen bir araştırmacıdır.
Türklerin tarihini yazı, dil ve arkeolojik bulgular üzerinden çözümlemiş; yaklaşık 41 eser kaleme almıştır.
En önemli çalışması “Proto-Türkçe Yazıtlar” (1970) adlı eseridir.
2. Tezin Temel Varsayımı
Mirşan’a göre Türklerin tarihi yalnızca Orta Asya’daki MÖ 3000–2000 dönemine değil, MÖ 15.000’lere kadar uzanır.
Bu dönemde Türklerin ataları olan “Ön-Türkler”, taş çağından itibaren tamga (damga) temelli bir yazı sistemi geliştirmiştir.
3. Arkeolojik Dayanaklar
Orta Asya’da yerleşik kültürlerin çok erken dönemlerde var olduğunu gösteren araştırmacılar:
R. Pumpelly (1908), A. Belenitsky (1987), V.A. Ranov (1993) — Ranov, Orta Asya’da MÖ 85.000’lere uzanan yerleşim izleri saptamıştır.
Tamgalısay–Talaş–Issık Göl üçgeninde, MÖ 7000’lerde yazılı semboller ve kaya üzeri işaretler tespit edilmiştir.
Bu semboller tamga olarak adlandırılmış; Mirşan bunları “Ön-Türkçe yazı öğeleri” olarak çözümlemiştir.
4. Ön-Türk Devletleri ve Kültürü
Kazım Mirşan, MÖ 9000–1500 arası dönemde Orta Asya’da birçok yerleşik devletin kurulduğunu öne sürer:
Bir-Oy Bil (MÖ 9000–1517)
At-Oy Bil (MÖ 1517–879)
Ögül-Uqus toplulukları
Bu devletlerin tek tanrılı inanç, evren kavramı ve toplumsal yasalar geliştirdiğini savunur.
5. Dil ve Yazı İlişkileri
Mısır, Sümer, Fenike, Etrüsk, Grek, Latin ve Slav alfabelerinde 18 Ön-Türkçe tamga kökeni tespit edilmiştir.
Etrüsk dilinin Türkçe temelli olduğu; Etrüsk alfabesinin Türk alfabesinden türediği sonucuna varır.
Mirşan, 1996’ya kadar 400’den fazla yazıt (Asya ve Avrupa’da) okuduğunu belirtir.
6. Genetik Bulgular ve Modern Destekler
Prof. Dr. Ahmet Arslan (2004): Avrupa (özellikle İtalya, Fransa, Portekiz) toplumlarının Türklerle genetik bağını göstermiştir.
Guido Barbujani (Ferrara Üniversitesi, 2004): Etrüsklerin Ön-Türk kökenli olabileceği sonucuna varmıştır.
Spencer Wells (1998): Y-kromozomu analizlerine göre insanlığın 30.000 yıl önce Türkistan’dan yayıldığını göstermiştir.
7. Sonuç ve Bilimsel Değerlendirme
Mirşan’ın tezi, Türklerin Anadolu ve Avrasya’daki varlığını MÖ 15.000’lere taşır.
Kaya resimleri, tamgalar ve yazıtlar; Türklerin göçebe değil yerleşik, tek tanrılı bir kültüre sahip olduklarını ileri sürer.
Tez, klasik tarih anlayışını kökten sarsan niteliktedir; ancak ana akım bilim çevrelerinde henüz tam kabul görmemiş, çoğu araştırmacı tarafından alternatif tarih kuramı olarak değerlendirilmiştir.
I. Kazım Mirşan’ın Tamga-Yazı Çözüm Yöntemi
1. Temel Varsayım
Kazım Mirşan’a göre, Orta Asya’da M.Ö. 15.000’lerden itibaren kullanılan kaya resimleri (petroglifler) sadece “resim” değildir.
Bu resimler, bir dilin erken biçimi olan simgesel yazı elemanlarıdır.
Yani resimler → semboller → tamgalar → harfler süreciyle evrilmiştir.
Bu görüş, “Yazı konuşmadan önce vardı” tezine dayanır.
Yani insanlar önce düşüncelerini işaretlerle ifade etmiş, bu işaretler daha sonra sesli dile dönüşmüştür.
2. Çözümleme Yöntemi
Mirşan’ın yöntemi üç aşamadan oluşur:
a) Şekilsel (Görsel) Analiz
Kaya resimlerindeki semboller önce tekrarlanan geometrik biçimlerine göre sınıflandırılır.
Üçgen, daire, çizgi, ok, güneş motifi, insan veya hayvan figürleri gibi şekillerin hangi kavramı simgelediği belirlenir.
Bu semboller arasında yön, tekrar ve kompozisyon ilişkileri incelenir.
b) Fonetik (Ses) Eşleştirme
Her sembolün bir tamga karşılığı bulunduğu varsayılır.
Bu tamgalar, günümüzdeki Türk boylarının damgalarıyla karşılaştırılır (örneğin: Kayı, Bayındır, Avşar, vs.).
Ortak olan işaretler, “Ön-Türkçe ses değerleri” ile okunur.
Örneğin, “ok” şekli → “uk” sesi → “uğ” köküne dönüşebilir.
c) Morfolojik (Anlam) Bütünleme
Tamgaların birleşimiyle oluşan diziler, Türkçedeki kök-sonek yapısına göre okunur.
Mirşan, bu yöntemi kullanarak kaya üzerindeki dizileri “Ön-Türkçe cümleler” olarak çözümlemiştir.
Örneğin Tamgalısay yazıtlarında:
“Bir Oy Bil” → “Tek Egemenlik”
“At Oy Bil” → “Atlı Egemenlik”
“Ögül Uqus” → “Bilgeliğin Soyu” şeklinde yorumlar yapmıştır.
3. Dilbilimsel Dayanaklar
Mirşan, bu çözümlemeyi yaparken:
Türkçenin köktürkçe ses sistemini (ünlü uyumu, eklemeli yapı, kök-sonek biçimi)
Türk dillerinde köklerin anlam sürekliliğini
ve tamgaların fonetik sürekliliğini temel almıştır.
Bu sayede bir tamganın hem “biçim” hem de “ses” değeri taşımış olabileceğini göstermiştir.
4. Uygulama Örnekleri
Orhon–Yenisey Yazıtları: Mirşan’a göre bunlar Ön-Türkçe’nin geç dönemidir; yani M.Ö. 15.000’de başlayan yazı geleneğinin M.S. 8. yüzyıldaki uzantısıdır.
Anadolu Tamgaları: Doğu Anadolu’da bulunan kaya üstü resimlerin bir kısmını Ön-Türk tamgalarıyla eşleştirmiştir.
Etrüsk Yazıtları: Latin alfabesinin öncülü olan Etrüsk yazılarını bu yöntemle Türkçe olarak çözümlemiştir.
II. Etrüsk – Türkçe Karşılaştırmaları
1. Temel Görüş
Kazım Mirşan, Etrüsklerin Ön-Türk kökenli olduğunu ve dillerinin Türkçe’nin eski bir lehçesi olduğunu ileri sürmüştür.
Bu görüşün temel dayanakları:
1. Etrüsk alfabesindeki 18 harfin, Orta Asya tamgalarıyla biçimsel olarak örtüşmesi.
2. Etrüskçe kelimelerin Türkçe köklerle anlam uyumu göstermesi.
3. Etrüsk dini, töresi ve sembollerinde Türk kültürel motiflerinin bulunması.
2. Alfabe Benzerlikleri
Etrüsk Harfi Tamga Biçimi Türkçe Ses Karşılığı Anlam
𐌂 (C) Üçgen biçimli “ok / uk” güç, egemenlik
𐌉 (I) Dikey çizgi “i / il” kutsal, ışık
𐌋 (L) Açılı çizgi “al / el” yücelik, sahiplik
𐌏 (O) Daire “o / on” bütünlük, evren
𐌕 (T) Çapraz “ti / te” hayat, varlık
Mirşan, bu harflerin tamamının Türk tamgalarıyla hem biçimsel hem de fonetik olarak uyumlu olduğunu savunmuştur.
3. Etrüskçe Kelime Okumalarına Örnekler
Etrüskçe Yazılış Mirşan’a Göre Okunuş Türkçe Karşılığı Anlamı
Aisar Ay Sar Ay Tanrısı Göksel ilah
Tursha Türk-şa Türk kişi Ulus adı
Uni Uŋi / Ong On, yüce Tanrıça adı
Phersu Bersu / Bars Pars Hayvan sembolü
Larth Lart / Ert Er, yiğit Unvan
Mirşan, bu örneklerde hem fonetik hem semantik (anlam) süreklilik bulunduğunu göstermiştir.
4. Kültürel ve Dini Paralleller
Etrüsklerin tek tanrılı bir evren anlayışına sahip olmaları, Türklerdeki Gök Tanrı inancı ile benzer görülür.
Etrüsklerin kullandığı “tamga benzeri aile işaretleri” (Heraldik semboller), Türk boy damgalarıyla aynıdır.
Ölü gömme ritüelleri, öte dünya inancı, güneş–ay sembolizmi Türk mitolojisiyle örtüşür.
5. Modern Bilimsel Değerlendirme
Etrüskçe’nin henüz tam olarak çözülemediği kabul edilmektedir; bu, Mirşan’ın savına kapı aralamaktadır.
Ancak Mirşan’ın çözümlemeleri ana akım filoloji kriterlerine göre fonetik kanıtlarla tam desteklenmemiştir.
Buna rağmen Etrüsk dilinde bulunan bazı yapısal özellikler (ünlü uyumu benzeri kurallar, ekli yapı) Türkçe ile benzerlik taşımaktadır.
6. Sonuç
Kazım Mirşan’ın yöntemi:
Sadece dilbilimsel değil, aynı zamanda arkeolojik, ikonografik ve kültürel temelli bir “bütüncül çözümleme sistemidir.”
Bu sistem, yazının kökenini Türk tamgalarına dayandırarak insanlık tarihinin merkezine Türk kültürünü yerleştirir.
Bilim çevrelerinde tartışmalı olsa da, Türk tarihi araştırmalarında yeni bir paradigma oluşturmuştur.
Kaynaklar
Kazım Mirşan, Proto-Türkçe Yazıtlar (1970)
Reha Oğuz Türkkan, Türklerin 17.000 Yıllık Anadolu Varlığı
Hulki Cevizoğlu, Tarih Türklerde Başlar (2002)
R. Pumpelly, Explorations in Turkestan (1908)
V.A. Ranov, Central Asian Paleolithic Sites (1993)
Guido Barbujani et al., Etruscan DNA and Origins (Ferrara Univ., 2004)
Ahmet Erim Beyaz












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]