Tomris zekası ile harika bir nüans yakaladı yine. Bâbek ve Dönemin Siyasi Yapısı
28-01-2026, 10:54

Bâbek, Azerbaycan (kökeni Hazeri > Hazara > Hazarlı kelimelerine dayanan kadim Türk yurdu) topraklarında yaşamış önemli bir şahsiyet ve liderdir. Doğum yeri ve tarihi hakkındaki bilgiler, dönemin Arap tarihçilerinin yanlı tutumları nedeniyle net değildir.
Bâbek'in ortaya çıktığı dönemde dünya siyasetine yön veren iki büyük güç bulunmaktaydı: Abbasiler ve Doğu Roma (Bizans).
Tarihsel gerçekler ışığında bakıldığında, Abbasilerin yönetim ve ordu kademesinin büyük ölçüde Türklerden oluştuğu ve Türk karakterli bir devlet olduğu bilinmektedir.
Diğer yanda ise Doğu Roma İmparatorluğu, bünyesinde barındırdığı Hristiyan Türk unsurlarla dikkat çekmekteydi.
Dolayısıyla Bâbek'in mücadelesi, sığ bir isyan anlatısının ötesinde, Hristiyan Türkler ile Müslüman Türkler arasında cereyan eden büyük bir din ve hakimiyet savaşının özeti mahiyetindedir.
Bâbek, kökleri 753 (H. 136) senesinde Türk komutan Ebû Müslim Horasani'nin idam edilmesiyle başlayan siyasi hoşnutsuzluğa dayanan Hurremiyye hareketinin başına 9. yüzyılın başlarında (816 civarı) geçti.
Arap kaynaklarının onu "Mecusi", "sapkın" veya "komünist benzeri fikirler savunan" biri olarak yaftalaması, dönemin siyasi propagandasıdır. (Bu durum, günümüzdeki bazı siyasi yaftalamalara; örneğin Rus yanlısı İranlı Türkler gibi gruplara yapılan yakıştırmalara benzer sosyolojik bir refleksin ürünüdür.)
Aslında o, mensubu olduğu topluluğun haklarını, dönemin iki dev gücü arasında savunmaya çalışmıştır.
Mücadelesi, Abbasilerin devletleşmiş ve nizami Türk ordusuna karşı, bölgedeki yerel unsurların ve Hristiyan Türk müttefiklerin (Doğu Roma) desteğiyle yürütülen bir varoluş savaşıdır.
Bâbek'in karşısına çıkan en büyük rakip, Abbasilerin ünlü Türk komutanı Afşin'dir (Haydar bin Kavus).
Bu durum, olayın trajik bir "Türk'ün Türk ile savaşı" olduğunu gözler önüne serer. İşin daha acı tarafı, Bâbek'i halife adına yenen Afşin de, bir süre sonra Halife tarafından "gizli Türkçülük yapmak" ve "Müslüman görünüm altında eski inançlarını sürdürmekle" suçlanarak zindana atılmış ve aç bırakılarak öldürülmüştür. Yani emperyal güçler, iki Türk liderini birbirine kırdırarak tasfiye etmiştir.
Yıllarca süren mücadeleler ve savaşlar, Müslüman Türk orduları ile Hristiyanlığa veya eski inançlarına bağlı diğer Türk gruplarının çatışmasıdır.
Bâbek, Bezz şehrini merkez edinerek uzun süre direnmiş, ancak Doğu Roma'nın (Hristiyan Türklerin) desteğine rağmen, Abbasi ordusunun (Müslüman Türklerin) disiplinli ve yoğun taarruzları karşısında dayanamamıştır.
Sonuçta Bâbek, 838 (H. 222) yılında, yine bir Türk olan komutan Afşin tarafından yakalanarak Samarra'ya götürülmüş ve idam edilmiştir. Bâbek olayı; basit bir "dinden dönme" hadisesi değil, Türk jeopolitiğinde inanç farklılıkları üzerinden yürüyen, kardeş kavgasına dönüşmüş kanlı bir iktidar mücadelesinin tarihidir.
Oğuz Ersöz



