ABDULLAH ÖCALAN’IN BİYOGRAFİK GEDİKLERİ
9-03-2026, 17:54

Öcalan, 1988 yılında Bekaa’da Gazeteci Mehmet Ali Birand’a (1941-2013) verdiği röportajda çocukluğunun camide geçtiğini, neredeyse hafız olacağını, 1966’da Tapu Kadastro Lisesinde okumak için Ankara’ya geldiğinde de sık sık Maltepe Camii’ne gittiğini, Necip Fazıl (1904-1983) konferansları dinlediğini amma velakin 1970’te Leo Huberman’ın (1903-1968) Sosyalizmin Alfabesi’ni okuduktan sonra Marksist-Leninist çizgiye kaydığını söyledi.
Burada duralım ve soralım: Huberman’ın bu kitabı hayatı camilerde geçmiş bir adamın imanını sarsar mı? Huberman kitabının girişinde amacının ortalama bir Amerikalıya sosyalizmin öcü olmadığını anlatmak istediğini söylüyor. Kitap materyalizme dair hiçbir içeriğe sahip değil.
Kuvvetle muhtemeldir ki Öcalan, İstanbul Hukuk’tan Ankara’ya siyasal okumak üzere geldiği günlerde, 1971 yılı, bir istihbarat grubuyla temas kurdu. 26 Mart 1972’de Mahir Çayan (1946-1972) liderliğindeki THKP-C grubunun Kızıldere’de öldürülmesi ardından, bu olayı protesto eden Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi Öcalan, tutuklanarak Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderildi. Yanında yol arkadaşı Dersimli İbrahim Aydın vardı.
Koğuşta yaklaşık kırk kişilik bir Dev-Genç grubuyla beraber kalırlar. Aydın, bu süre içinde Öcalan’ın koğuşta, süt dökmüş kedi gibi bir köşeye sindiğini, hiçbir müzakereye katılmadığını söyler. Derken efendim, olmayacaklar olur, yedi ay içinde Öcalan hukuken izahı mümkün olmayan bir şekilde tahliye edilir.
Yıl 1973, Öcalan, Ankara’da Bahçelievler’de dört arkadaşıyla bir ev tutar. Her gece bir düzine insan, Öcalan’ı dinlemeye gelir. Öcalan, “Kürtlerin Türk sömürgeciliğinden kurtulmaları için silahlı mücadele başlatılması gerektiğini savunan bir radikal.” olmuştur.
“Türk sömürgesindeki Kürdistan tezi” Marksist-Leninist hiçbir örgütün literatüründe yoktur efendim. Onlar, konuyu ele alan Lenin, Stalin yaklaşımlarından hareketle “Türkiye’nin kendisi bir sömürge, sömürgenin sömürgesi olmaz” demişlerdir.
Dönüşüm o kadar serttir ki efendim, yol arkadaşı Dersimli İbrahim Aydın şaşkınlıktan küçük dilini yutacak hale gelmiştir.
(Fotoğraf için bkz.,https://www.ozdiyarbakirgazetesi.com/foto-galeri)
Aytekin Ersal

