Uceymi Sadun Paşa: Bir insan sadakati bilmeyebilir; fakat kendi ihanetini başkasında düşünmesi için bir sebep lazımdır. -
13-03-2026, 09:34

1888 yılında Mekke’de doğan Uceymi Sadun Paşa, Arap coğrafyasının en güçlü aşiret liderlerinden biri olarak tanınır. Devasa bir servete, geniş topraklara ve bölgenin en büyük aşiretlerinden birine sahipti. Ancak onu farklı kılan şey gücü değil, Osmanlı Devleti’ne olan sarsılmaz sadakatiydi. I. Dünya Savaşı yıllarında İngilizlerin ve Arap isyanının etkisi bölgeyi sararken, Uceymi Sadun Paşa birçok Arap aşiretini bir araya getirerek Osmanlı’nın yanında yer almaları için büyük çaba gösterdi.
Arap İsyanı sırasında Şerif Hüseyin’in oğlu Abdullah, bir elçi aracılığıyla Uceymi Sadun Paşa’ya mektup gönderdi. Mektupta, Osmanlı Devleti’ne ihanet etmesi halinde Irak ve Kuveyt’te kral yapılabileceği teklif ediliyordu. Sadun Paşa bu teklife büyük bir öfkeyle karşılık verdi ve şu sözleri söyledi: “O hain elime geçmesin. Bir insan sadakati bilmeyebilir; fakat kendi ihanetini başkasında düşünmesi için bir sebep lazımdır. Ona bir gün böyle bir teklifi bana yapabilme cesaretini nereden bulduğunu soracağım.” Bu cevap, onun karakterini ve sadakatini açıkça ortaya koyuyordu.
Osmanlı ordusu Irak’tan çekildikten sonra bile Uceymi Sadun Paşa mücadeleyi bırakmadı. Aşiretiyle birlikte işgal güçlerine karşı savaşarak bölgede ağır darbeler vurdu. Daha sonra Urfa ve çevresine gelerek Arap aşiretlerini bir araya topladı; Lawrence ve Şerif Hüseyin’in çağrılarına karşı Türklerle birlikte hareket edilmesi gerektiğini anlattı ve bölgedeki direnişe destek verdi. Mustafa Kemal Atatürk onun için “silah arkadaşım” ifadesini kullandı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kendisine 14 köy verilmesi teklif edildiğinde ise bunu kabul etmeyerek “Bu memleket yeni kuruldu, bunu kabul edemem” dedi ve yalnızca bir köye yerleşmeyi kabul etti. Servetini ve topraklarını geride bırakan Uceymi Sadun Paşa, sadakati ve onuruyla tarihte iz bırakan büyük liderlerden biri oldu.
Lobi Türk
TEREF

