MAVİ PERİ NAZ

13-03-2026, 16:14           
MAVİ PERİ NAZ
Batılılaşma yanlısı reformist bir hükümdar olan II. Mahmud, devlet memurları ve askerler için sarığı yasaklayarak batı tarzı kıyafetler ve fes takma şartı getirdi.
Bu karar, özellikle dini çevrelerde ve Yeniçeriler arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Özellikle Anadolu'daki bazı dergah ve cemaatler çok tepkiliydiler. Pantolonu, gömleği, yeleği, dönemin modası olan kravat fuları, ama özellikle de fesi hedef aldılar. Bu kıyafetlerin, "gavurlaşma alameti" olduğunda ısrarcıydılar.
Padişah, geri adım atmadı... Kendisi için batı tarzı üniformalar diktirdi ve fes giydi. Bu giyimle Avrupalı ressamlara portresini yaptırdı.
İstanbul'daki şeyhülislamlık ve ulema da en az Anadolu'daki muadilleri kadar rahatsızdı ancak sadrazamın ve ordu içindeki reformist fraksiyonun desteğini alan II. Mahmud, tepkileri susturdu ve Şeyhülislam üzerinde baskı kurdu. Sonunda ulama ikna edildi ve kıyafet reformunun caiz olduğuna dair fetva çıkarıldı.
Yeni kombini giyen memurların sayısı hızla arttı. Orduda yeni üniformalarla donatılmış ve batı tarzı eğitim modelini benimsemiş bir birlik kuruldu.
Halk nezdinde belirgin bir sorun görülmedi... Halk ilk başlarda bu durumu yadırgasa da çabuk alıştı ve içine sindirdi.
Sorun halk değildi... Sorun, Yeniçeriler, cemaatler ve dergahlardı. Özellikle sarığın yerine fesin getirilmesini bir türlü kabullenemiyorlardı.
1826'da olaylar patladı... İstanbul'da Yeniçeriler, yeni oluşturulmuş birliklerin kışlalarını kuşatmaya kalkınca, zaten bu güruhtan bezmiş olan halk ve devlet harekete geçti. İsyan acımasızca bastırıldı. Yeniçeri ocağı lağvedildi. Binlercesi öldürüldü ya da sürüldü. Zamanla cemaatlerin ve dergahların da sesi kısıldı.
Kıyafet reformu oturdu ve kalıcı hale geldi, modernleşme açısından Osmanlı adına bir dönüm noktasıydı.
Şimdi zamanı ileri saralım arkadaşlar... 1925 yılına gidiyoruz.
Gencecik Cumhuriyet, çağı yakalamak istiyordu. Modern dünyada bir karşılığı olmayan, hatta olumsuz çağrışımlar yapan fes yasaklandı ve yerine tüm dünyada yaygın olan şapka getirildi.
Tahmin edin ne oldu?! Evet, bir zamanlar fese karşı ayağa kalkan zevat, bu kez aynı refleksi şapka için gösterip fes derdine düştü iyi mi! Argüman birebir aynıydı, "gavur alameti" şapka da neyin nesiydi?!
Hatta bugün bile şapka devrimiyle kavga eden birkaç dengesiz bulmak mümkündür.
Çok net bir gerçeklik var önümüzde:
Konu fes ya da şapka değil aslında arkadaşlar. Konu yeniliğe, gelişime, değişime karşı gösterilen alerji!
Bu zihniyetin sorunu gelişimle ilgili ne yazı ki. Değişime ve ilerlemeye karşı inanılmaz bir direnç var bu kafada.
Tabii konu şapka, fes ve giyimle sınırlı değildir. Bu refleks hemen her mevzuda otomatiktir dikkat edersek.
Bu patolojik kafa yapısı, yüzyıllardır önümüze engeller yığmaktan başka bir şey yapmadı korkarım.
Bizlere ve bu topraklara en ufak bir fayda sunmadığı gibi, verdiği zarar, kaybettirdiği zaman ve enerji de cabası maalesef!
(Görsel: II. Mahmud, batı tarzı üniforması ve fesle portrelerini yaptırdı. Gerici baskılara boyun eğmedi ve kıyafet reformunun kalıcı olmasını sağladı.)
(Demet Ergin)












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru