Ön Asya’nın Kadim Türkleri: Subarlar

Bu gün, 12:14           
Ön Asya’nın Kadim Türkleri:
Dünyanın en eski medeniyet merkezlerinden olan Azerbaycan toprakları ve bu arazide ömür süren halklar hakkındaki çivi yazılı kaynaklar, son 5 bin yıllık bir dönemi kapsar. Ne yazık ki bugüne kadar kendi tarihimize ait Sümer, Akkad, Elam, Kassi ve Hurri dillerindeki bu belgeleri doğrudan inceleyecek uzman kıtlığı nedeniyle hep yabancı araştırmacıların gözlüğüyle baktık. Oysa resmi tarih tezlerinin bizi hapsettiği "Türkler Ön Asya'ya XI. asırda gelmiştir" iddiası büyük bir yanılgıdır. Bizim gerçek tarihimiz, Altaylardan çok önce bu topraklarda, Urmiye Gölü çevresinde ve Mezopotamya'nın kuzeyinde başlamıştır. İşte bu kadim tarihin en eski ve en görkemli sayfasını, çivi yazılı metinlerde adı geçen proto-Türk boyu Subarlar oluşturmaktadır.
M.Ö. III. ve II. binyıla ait Akkad ve Asur kaynaklarını incelediğimizde, karşımıza "Subartu" veya "Su-biri" adıyla anılan muazzam bir coğrafya ve burada yaşayan savaşçı bir halk çıkar. Bu halkın adı, doğrudan bizim öz be öz Türkçe kelimelerimizle açıklanır. Eski Türk dilinin kurallarına göre bu isim, "Su" (akarsu, nehir) ve "Ar/Bar" (insan, erkek, er) sözlerinin birleşmesinden doğmuştur. Yani Subar, "su kenarında yaşayan yurt tutmuş erler" demektir. Bu isim tesadüfi değildir; nitekim yüzyıllar sonra Karadeniz'in kuzeyinde, Kafkasya'da ve İdil boylarında tarih sahnesine çıkan Sabir, Sabar ve Suvar Türk boyları, bu kadim Ön Asya Subarlarının doğrudan torunlarıdır.
Ortaya koyduğumuz Urmu Teorisi açıkça göstermektedir ki, Türklerin ilk atayurdu Ön Asya-Kafkasya bölgesidir. Subarlar, yaşadıkları Urmiye gölü havzası ve Doğu Anadolu'da komşuları olan Asur ve Urartu gibi köleci imparatorlukların amansız düşmanıydılar. Onların bitmek bilmeyen istila saldırılarına karşı yüzyıllarca kahramanca direnmiş, kendi bağımsız beyliklerini korumuşlardır. Ancak güneyden gelen Sami ve batıdan gelen Hint-Avrupa kökenli göç dalgalarının yarattığı sıkışma nedeniyle, Subarların bir kısmı milattan önceki asırlarda kuzeye, Kafkas geçitlerini aşarak Avrasya bozkırlarına göç etmek zorunda kalmıştır. Bozkıra göç eden bu kollar daha sonra Hunların, Hazarların ve Bulgarların etnik mayasını oluştururken; bölgede kalanlar ise Azerbaycan halkının şekillenmesindeki en eski yerli Türk unsur olarak tarihteki yerini almıştır.
Eldeki tüm dil bilimsel ve arkeolojik veriler gösteriyor ki, Subarlar göçebe değil, Ön Asya'nın şehir kuran, tarım yapan ve medeniyet inşa eden en eski yerleşik halklarındandır. Onların tarihi, Türk tarihinin sadece Orta Asya bozkırlarına sıkıştırılamayacağının en somut vesikasıdır. Bizim tarih köklerimiz, sanılanın aksine 2000 yıllık değil, Mezopotamya ve Urmiye havzasındaki 5000 yıllık çivi yazılı tabletlerde saklıdır. Sonuç olarak Subarlar, Ön Asya'da doğup dünyaya yayılan Türk medeniyet ağacının en güçlü, en kadim ve en derin köklerinden biridir.
Kaynak:
Prof. Dr. Firudin Ağasıoğlu Cəlilov, Qədim Subar Türkləri, Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, Sayı 14, 2000.
Firudin Cəlilov, Dokuz Bitik (Eski Türk Tarihi ve Urmu Teorisi Çalışmaları)
Yeliz Kılıçarslan
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru