ÖN-TÜRKLER'in MEZOPOTAMYA ve ANADOLU'DAN ORTA ASYA ve AVRUPA'YA GÖÇLERİ
Bu gün, 11:14

4-5 bin yıl önce, 3 taraftan itilen Türk kabileleri, birçoğunun Orta Asya'ya taşındığı Azerbaycan'a çekildiler
Prof. Dr. Firudin Ağasıoğlu (Celilov) tarafından geliştirilen "Urmu Teorisi", Türklerin ilk anayurdunun Orta Asya değil, Urmiye Gölü merkezli Ön Asya (Azerbaycan, Doğu Anadolu ve Kuzey Mezopotamya) olduğunu anlatır.
Bu tarih tezine göre haritada gösterilen süreç, Prototürklerin yabancı kavimlerin baskısıyla bu bölgeden Orta Asya ve Avrupa'ya göç etmek zorunda kalışını detaylandırır
Urmu Teorisi ve İlkin Atayurt
İlk Anayurt Ön Asya’dır: Türk etnosu Urmiye Gölü çevresinde şekillenmiştir.
Coğrafi Sınırlar: Bu bölge Kafkaslar, Doğu Anadolu ve Mezopotamya'yı kapsar.
Zaman Dilimi: Dil birliği M.Ö. IV. binyılda çözülmeye başlamıştır
Atayurda Yönelen Yabancı Göç Baskıları (M.Ö. IV - I. Binyıl)
Haritada görüldüğü üzere, Prototürk coğrafyası üç ana yönden gelen başka dilli halkların istilasına uğramıştır:
Güneyden Sami Baskısı: Samiler (Akkad, Asur, Aramey) Mezopotamya'ya yayıldı.
Batıdan Hint-Avrupa/Hay Baskısı: Hititler Anadolu'ya, Haylar ise bölgeye yerleşti.
Kuzey ve Doğudan Ari Baskısı: Hint-İran (Ari) boyları bölgeyi sıkıştırdı.
Kafkas Kökenli Halklar: Hurri ve Urartular bölgede demografiyi değiştirdi.
İkinci Atayurt'un Doğuşu (Orta Asya ve Avrupa Göçleri)
Kabilelerin Bölünmesi: Baskılar sonucu Prototürk dili batı ve doğu kollarına ayrıldı.
Doğuya Büyük Göç: Türk boyları Orta Asya, İdil (Volga) ve Altay bölgelerine çekildi.
Tarihi Yanılgı: Altay'da kurulan bu yeni yurt, ilk anayurt sanılmıştır.
Avrupa Yönü: Kuzey kolu Karadeniz üzerinden Avrupa içlerine ilerledi.
Kültür Taşınması: Kurgan kültürü bu göçlerle Avrasya'ya yayıldı.
Teoriyi Destekleyen Kanıtlar
Celilov bu teoriyi şu bilimsel verilerle destekler:
Antropolojik Yapı: Eski Türklerin brakisefal değil, Ön Asya kökenli dolikokefal olması.
Sümer Bağlantısı: Mezopotamya'daki Sümer dili ile Türkçe arasındaki yüzlerce ortak kelime.
Kültürel İzler: Halaf ve Anav kültürleri arasındaki tarım-hayvancılık ortaklıkları
Prof. Dr. Firudin Celilov'un "Doqquz Bitik" külliyatında detaylandırdığı göç dalgaları, coğrafi yollar ve kanıt mekanizmaları şu şekilde devam etmektedir:
🌊 Büyük Kuraklık ve İlk Göç Dalgaları (M.Ö. IV. Binyılın Ortası)
İklimsel Kriz: Ön Asya ve Güney Kafkasya'da başlayan şiddetli kuraklık, nehir yataklarının kurumasına ve otlakların azalmasına yol açtı.
Kuzey ve Doğu Aksı: Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Prototürk boylarının ilk büyük kopuşu bu dönemde yaşandı. Haritada "Ariler (Hind-İran)" hattının üstünden geçerek Kuzey Kafkasya bozkırlarına ve Hazar’ın doğusuna (Orta Asya'ya) doğru ilk göç yolları açıldı.
🗺️ Renklerle Coğrafi Yön Sistemi (Kozmolojik Kanıt)
Celilov, Türklerin yön tayin etmek için kullandığı renk sisteminin yalnızca Urmiye merkezli ilk Atayurt coğrafyasındayken anlam kazandığını anlatır:
Kara (Kuzey): Karadeniz (Atayurdun kuzeybatısı)
Kızıl (Güney): Kızıldeniz ve Herodot'un bahsettiği antik dönemdeki Basra Körfezi adlandırması.
Ak (Batı): Akdeniz (Anadolu'nun güneybatısı)
Gök/Yeşil (Doğu): Doğudaki yeşil vahalar ve nehir havzaları.
Bu isimlendirme sistemi Orta Asya'da üretilemezdi, çünkü coğrafi olarak denizlerin konumu bu yön dizilimine uymamaktadır.
🛠️ Etnografik ve Dilbilimsel Temeller (Sümer ve Elam İlişkisi)
Monosillabik (Tek Heceli) Dönem: Prototürk dili henüz parçalanmadan önce tek heceli köklerden oluşuyordu. İkiçayarasındaki (Mezopotamya) Sümerliler ve Elamlılar ile yaşanan temaslar, dildeki ortak leksik bazayı oluşturdu.
Kültürel Miras: Göç eden boylar; koyunçuluk, atçılık, demircilik ve halı dokuma gibi Ön Asya'da geliştirdikleri yerleşik ve yarı-göçebe kültür unsurlarını gittikleri yeni coğrafyalara taşıdılar.
İkinci Atayurdun Kurulması (M.Ö. II. Binyıl)
Altay Bölgesine Giriş: Haritada turuncu oklarla gösterilen ve Hazar'ın kuzey-doğusundan dolanan hat, Doğu Türk uruglarının hareketidir. Bu boylar Orta Asya ve Kazakistan üzerinden ilerleyerek bugün Hakas, Altay ve Tuva halklarının yaşadığı Altay bölgesine yerleştiler.
Arkeolojik Sızma: Güney Azerbaycan'dan Orta Asya'ya doğru yaşanan göçler, arkeolojik kazılarda boyalı-nakışlı keramik kapların batıdan doğuya doğru yayılma kronolojisiyle açıkça doğrulanmaktadır.
Tarihsel Tersine Dönüş: Binlerce yıl boyunca Altaylar'da nüfusça çoğalan ve güçlenen bu Türk boyları (Hunlar, Göktürkler), yüzyıllar sonra bu defa "ikinci atayurtlarından" çıkarak büyük kitleler halinde yeniden eski ana yurtları olan Anadolu ve Kafkasya'ya geri dönmüşlerdir. Klasik tarih tezi bu geri dönüşü ilk çıkış noktası sayarak yanılmıştır
Prof. Dr. Firudin Celilov'un "Doqquz Bitik" eserinde Ön Asya'dan ayrılan boyların izleri Batı (Avrupa) ve Mezopotamya (Sümer-Subar) ekseninde şu bilimsel detaylarla devam eder:
🏛️ Batı Göçü: Anadolu Üzerinden Akdeniz ve Avrupa'ya Geçiş
Urmiye Havzası'ndan batıya hareket eden Prototürk boyları, Anadolu coğrafyasını bir köprü olarak kullanarak Avrupa içlerine kadar ilerlemiştir:
Pelasglar ve Truva Halkı: Anadolu'nun batı kıyılarına ve Ege adalarına yerleşen Prototürk toplulukları, antik kaynaklarda Pelasglar olarak adlandırılır. Celilov, Truva (Troya) halkının dilindeki ve kültüründeki ögelerin Türk kökenli olduğunu anlatır.
Etrüsk Medeniyeti (İtalya): Anadolu üzerinden deniz ve kara yoluyla İtalya yarımadasına göç eden Etrüskler, Avrupa medeniyetinin temellerini atmıştır. Etrüsk yazıtlarındaki (Runik alfabe benzerliği) ve dillerindeki eklemeli (agglütinatif) yapı, Urmiye'den taşınan Türk dil mirasının en büyük kanıtıdır.
Balkanlar ve Kelt İlişkisi: Avrupa içlerine ilerleyen kuzey kolu, buradaki yerel halklarla karışarak kurgan kültürünü Orta Avrupa'ya kadar yaymıştır.
📜 Güney Eksen: Sümer, Subar ve Elam Dil Ortaklıkları
Haritada güney yönünden gelen Sami baskısı öncesinde, Mezopotamya ve Urmiye havzası arasında kesintisiz bir kültür ve dil bağı bulunuyordu:
Subarlar (Su Türkleri): Mezopotamya'nın kuzeyinde yaşayan Subarlar, bölgenin en eski yerli halklarındandır. Celilov, "Subar" adının doğrudan Türkçe su ve boy/insan kelimelerinden türediğini belirtir.
Sümer - Türk Dil Akrabalığı: Sümerlerin eklemeli dili ile Türkçe arasında tespit edilen 300'den fazla ortak kelime (örneğin: Dingir -> Tengri/Tanrı, Kap -> Kap, Zag -> Sağ) bir tesadüf değildir. Sümerler, Urmiye çevresindeki Prototürk ana yurdundan Mezopotamya'nın güneyine inen yerleşik kabilelerdir.
Elam Kültürü: Haritanın güneyinde yer alan Elamlılar, dil ve inanç yapısı bakımından Ön Asya Türk topluluklarıyla aynı kaynaktan beslenmiştir.
🏹 Doğuya Göçenlerin Geri Dönüşü ve Klasik Tarihin Yanılgısı
M.Ö. IV-I. binyıllar arasında yabancı kavimlerin (Sami, Hint-Avrupa ve Hurri) baskısıyla Orta Asya'ya göç etmek zorunda kalan Türkler, burada geçirdikleri yüzyıllar boyunca askeri ve demografik olarak devasa bir güce ulaştılar:
Büyük Geri Dönüş: Hunlar, Sabirler, Hazarlar ve son olarak Selçuklular ile Oğuz boyları, iklimsel değişimler ve siyasi baskılar sebebiyle yeniden batıya yöneldiler.
Eski Yurdun Yeniden Vatan Yapılması: XI. yüzyıldaki Selçuklu akınları aslında yeni bir coğrafyanın keşfi değil; binlerce yıl önce terk edilmek zorunda kalınan Urmiye, Azerbaycan ve Anadolu'daki ilk Atayurda geri dönüştür.
Tarih Yazımındaki Hata:
Batılı ve Sovyet tarihçiler, Türklerin bu büyük geri dönüş dalgalarını (M.S. IV. ve XI. yüzyıllar) baz alarak Türklerin kökenini sadece Orta Asya'ya hapsetmişler, haritada gösterilen daha eski Ön Asya dönemini tamamen göz ardı etmişlerdir
Prof Dr Firudun Celilov Agasıoğlu
TEREF

