800 Yıllık Selçuklu Ayakkabısı
Bu gün, 12:04

Türkiye’deki “Hisart Canlı Tarih Müzesi”nde sergilenen ve bir Selçuklu savaşçısına ait olan ayakkabı. Selçuklular, Oğuz Türklerinin Kınık boyuna mensuptu. Tarih biliminde "Selçuklu" terimi bir halkı değil, hakim hanedanın ve imparatorluğun adını ifade eder.
yüzyılın ilk yarısında Yakın Doğu’nun en güçlü Oğuz ve Türk boylarının askeri-siyasi birliği, Orta Çağ feodal devletlerinden biri konumundaydı. Boy beyi Selçuk Bey’in adını taşıyan bu birliğin üyeleri, X-XIII. yüzyıllarda Yakın Doğu’da büyük değişimlere yol açarak geniş çaplı askeri seferlerde yer aldılar. Böylece Türkistan’dan Akdeniz’e, Güney Kafkasya’dan Basra Körfezi’ne kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsayan Selçuklu Devleti’nin temelleri atıldı.
Nisâvî (N. Tusi)*, Selçuklu İmparatorluğu’nun hukuk sisteminin sistemleştirilmesinde doğrudan rol oynamış ve böylece hukuk biliminin bir sistem olarak şekillenmesinde tarihi hizmetlerde bulunmuştur.
Modern Azerbaycan halkının oluşumundaki temel etnik omurgayı da işte bu Oğuz Türkleri oluşturmaktadır. Bu doğrultuda, Selçuklular ile modern Azerbaycan Türkleri arasında doğrudan bir soy, dil ve kültür bağı bulunmaktadır.
Topuklu Ayakkabının Askeri Kökeni
Yüksek topuklu ayakkabılar, başlangıçta sadece erkek süvariler (atlılar) için tasarlanmıştı. Topuk, at binerken ve ok atarken ayağın üzengide güvenli bir şekilde durmasını sağlıyor, ayağın öne doğru kaymasını engelliyordu.
Yüksek topuk, kadın gardırobuna ancak XVII. yüzyıldan itibaren, Avrupa’daki Doğu modasının etkisiyle girmeye başlamıştır. Ondan önce ise binlerce yıl boyunca, sırf Türk savaşçılarının at üzerinde rahatça ayağa kalkarak ok atabilmesi amacıyla üretiliyordu.
Çizmenin Özellikleri ve İşçiliği
Çizmeler; kendine has, pürüzlü bir dokuya sahip, yeşil ve koyu kırmızı (bordo) deriden üretilmiştir. Orta Çağ’da derinin bu denli parlak bir yeşil ya da turkuaz rengine boyanması özel bir ustalık gerektiriyordu; bu durum genellikle aristokrasiye, askerlere veya soylulara ait olunduğunu gösteriyordu. Selçuklu döneminde özellikle at veya eşek derisinden üretilen bu deriler, oldukça dayanıklı ve su geçirmez yapıdaydı.
Yukarı doğru kıvrık burun yapısı, Doğu ayakkabılarının geleneksel bir özelliği olup otlara ve at koşum takımlarına takılmayı önlüyordu.
Günümüzdeki algının aksine topuk, başlangıçta sadece askeri teçhizatın erkeklere özgü bir unsuruydu. Türk atlı okçuları ve süvarileri, ayağı üzengide sağlam tutmak için bundan faydalanıyorlardı. Bu da atlının dört nala giderken dengeli bir şekilde ayağa kalkmasına ve hedefi daha isabetli vurmasına olanak tanıyordu.
Kültürel Mirasın Devamı
Bu tür uzun konçlu, renkli ve süslü çizme geleneği; daha sonra Azerbaycan’ın Safevi, Avşar ve Kaçar dönemlerinin askeri ve aristokratik giyiminde de sürdürülmüş, halk arasında "Hatai tarzı çizme" (Xətaisayağı çəkmə) veya "başmak" olarak adlandırılan formların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.
Prof. Dr. Zaur Aliyev
TEREF

