ARAP MEZALİMİNE KARŞI SULU KAĞAN: BOZKIRIN SON KALKANI
Bu gün, 00:07

(Türgiş Kağanı – 716-738)
8. yüzyıl başlarında Türkistan, iki büyük zalim arasında sıkışmıştı:
Batıdan Çin’in Tang orduları, güneyden ise Arap Emevî halifeliğinin vahşi orduları ilerliyordu. Bozkırın tam ortasında, Türgiş Kağanlığı bu iki baskıya karşı varlığını sürdürmeye çalışıyordu.
716 yılında tahta çıkan Sulu Kağan, hem siyasi hem de inanç açısından bağımsızlık yemini etmişti. O, yalnızca topraklarını değil; Göktanrı inancını, Şaman töresini ve Türk’ün özgür ruhunu savunuyordu!
Arap tarihçileri ona “Şeytan” dedi.
Çünkü onlar için Şeytan; secde etmeyen, boyun eğmeyen, töresini satmayan demekti.
Bizim için ise o, bozkırın onuru demekti.
Ama ihanet, her zaman en yakın çadırdan gelir…
738’de kendi kavmi içinden bir hançer, bu büyük Kağan’ı susturdu.
Davul sustu, atlar geri çekildi,
Ve bozkırın kapısı çöle aralandı.
Bugün unutanlara hatırlatmak gerek:
Sulu Kağan yalnızca bir hükümdar değil; Arap kılıcına karşı Türk ruhunun son kalkanıdır.
Onun kanı hâlâ bozkırın toprağında kızıl bir izdir. Ruhu şad olsun!

