BABİL’ DE BAŞLAYAN VE BUGÜNE ULAŞAN “BAL AYI” HİKAYESİ

20-02-2026, 10:54           
BABİL’ DE BAŞLAYAN VE BUGÜNE ULAŞAN “BAL AYI” HİKAYESİ
MEZOPOTAMYA’ dan GÜNÜMÜZE UZANAN EVLILIK RİTÜELİ
ANTIK çağın kalabalık, sıcak ve bereketli Mezopotamya topraklarında, insanların evliliğe baktığı göz hep bugünkünden biraz farklıydı. O dönemlerde bir çift evlendiğinde, iş yalnızca iki kişinin birleşmesiyle sınırlı kalmazdı. Aileler, TANRILAR, gelenekler ve toplumun ortak hayal gücü bu bağın içine dahil olurdu. Evliliğin ilk ayı ise özel bir anlam taşırdı çünkü bu dönem yeni evlilerin hem bedenen hem ruhen uyum sağla ması için kutsal ve neşeli bir zaman kabul edi lirdi. İşte bu yüzden gelinin babası, bir ay boyunca damat ve kızına bol miktarda bal ve fermente içecek tedarik ederdi. Bal o çağlarda YALNIZCA tatlandırıcı değil aynı zamanda iyileştirici, güçlendirici ve bereket artırıcı bir madde olarak görülürdü. Fermente bal içeceği de, sonradan birçok kültürde görülecek olan “BAL ŞARABI” geleneğinin çok eski bir karşılı ğıydı. Evliliğin ilk ayına bugün “BALAYI” deme miz tesadüf değil çünkü bu kelimenin kökü tam da bu eski Mezopotamya geleneğine dayanır. BAL tatlılığıyla yeni başlangıcı simgeler ken, içki de çiftin cesaretine ve birlikteliğin sıcaklığına işaret ederdi. Bugün bize romantik bir detay gibi görünse de, o dönemlerde bu ritüel evlenen iki insanın topluma resmi olarak kabul edili şiydi; BAL ve IÇKI yalnızca eğlence değil aynı zamanda bir tür kutsama aracıydı.
MEZOPOTAMIYA toplumlarında balın bu kadar değerli olmasının bir başka nedeni de arıların kutsal sayılmasıydı. Arılar düzen, çalışkanlık ve bereketin sembolüydü. Yeni bir aile kuran çiftin hayatının da aynı bu niteliklerle dolmasını dile mek için en uygun hediye bal ve ballı içkilerdi. AYRICA dönemin ay takvimini kullanan toplum larında ayın döngüleriyle evlilik arasında bağ kurulur, ilk ayın birlikteliği çiftin ömür boyu sürecek uyumunu belirleyecek bir süreç olarak görülürdü. Bu yüzden hem balın tatlılığı hem ayın döngüsü birleşir ve gelenek “BAL AYI” olarak anılırdı. Antik tabletlerde, özellikle BABYLON çevresinde bulunan hukuki ve dini metinlerde, ailelerin evlilik sırasında ekonomik sorumlulukları detaylı şekilde yazılıdır. Bal ve içki temini de bu sorumluluklardan biriydi. Bu da bize geleneğin yalnızca bir söylence değil, günlük hayatın gerçek bir parçası olduğunu gösteriyor. İlginç olan şu ki, bu adet daha sonra PERS kültürlerinde, oradan da ORTA ÇAG Avrupa’sına kadar yayılarak bugünkü modern “HONEYMOON” kavramına evrilmiştir. İnsanlığın binlerce yıllık yolcuğunda tatlı bir iz bırakan nadir geleneklerden biridir.

BINLERCE yıl önceki BABIL’ li bir çiftle bugün evlenen birinin ortak noktasını görmek, tarihin insanlık kadar sıcak olabildiğini hissettiriyor. Bu küçük detay, tarihin tozlu sayfalarından çıkan BİR bilgi değil yalnızca. Aynı zamanda düğün lerin, kutlamaların ve aşkın yüzyıllar boyunca geçirdiği dönüşümün hoş bir hatırlatıcısı. Her kültür değişir, ritüeller dönüşür ama insanların yeni bir hayat kurarken yanlarına almak istedikleri o tatlı enerji hep aynı kalır..
Sevda Amanova
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]