İzmir’in En Yüzsüz Adamı: Bir "Hainin" Portresi!

7-03-2026, 15:54           
İzmir’in En Yüzsüz Adamı: Bir "Hainin" Portresi!
Yıl 1919... İzmir işgal altında. Sokaklarda düşman çizmelerinin sesi yankılanıyor, halk kan ağlıyor. Evler yağmalanıyor, masum insanlar sokak ortasında zulüm görüyor.
Tüm bu cehennemin ortasında, İzmir sokaklarında keyifle dolaşan, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan bir Türk var.
​Herkes yas tutarken o, en şık kıyafetlerini giyiyor, işgalci Yunan subaylarıyla kadeh tokuşturuyordu. İşgal ordusunun en üst düzey komutanlarıyla en lüks meyhanelerde sabahlara kadar eğleniyor, onlara rehberlik ediyor, hatta Türklerin direniş planlarıyla dalga geçiyordu.
​Halk ondan öylesine iğreniyordu ki, sokakta yürürken insanlar yüzlerini çeviriyor, arkasından yere tükürüyordu. Kendi öz amcası, yeğeninin bu alçaklığını midesi kaldırmadığı için onu evlatlıktan ve aileden reddetmişti. O ise hiçbirine aldırış etmiyor, kendisine "Gavur" diyenlere gülüp geçiyor, düşman karargahında kendisine sunulan lüks hayatın tadını çıkarıyordu.

Bir millet ölüm kalım savaşı verirken, o şahsi menfaati için düşmanın dizinin dibinden ayrılmayan, onurunu satmış bir işbirlikçiydi.
​Okurken tüyleriniz ürperdi, "Böyle bir ihanet nasıl olabilir?" diye öfkelendiniz değil mi? O adama siz de içinizden lanet okudunuz...
​Şimdi derin bir nefes alın ve tarihin o gizli perdesini aralayalım.
​Yıl 1922... Türk ordusu İzmir’e girmiş, düşman denize dökülmüştü. Sokaklarda bayram havası varken, halkın tek bir isteği vardı: O işbirlikçi "Gavur"un İstiklal Mahkemesi'nde sallandırılması.
​Adam yakalandı ve Türk komutanların karşısına çıkarıldı. Halk meydanda onun idamını beklerken, içeride bambaşka bir manzara yaşanıyordu. Rütbeli Türk subayları, bu "hain" içeri girdiğinde ayağa kalktı ve ona selam durdu.
​Çünkü halkın "Gavur" diyerek yüzüne tükürdüğü, amcasının reddettiği, düşmanla kadeh tokuşturan o adam; Mustafa Kemal Paşa’nın özel emriyle İzmir’e yerleştirilmiş, Türk ordusunun en parlak zekalarından biri olan Kurmay Albay Mümin Aksoy'du.
​O, bir hain değil, Türk istihbaratının kalbiydi. İşgalci komutanların güvenini kazanıp onlarla eğlenirken, aslında Yunan ordusunun tüm taarruz planlarını, cephane durumunu ve gizli belgelerini kelimesi kelimesine Ankara’ya, Mustafa Kemal'e iletiyordu. Büyük Taarruz'un başarısındaki en büyük pay sahiplerinden biriydi.
​O, vatanı için sadece canını değil; onurunu, şerefini ve adını feda etmişti. Kendi milletinin kendisinden nefret etmesine, yüzüne tükürmesine vatanı kurtulsun diye sessizce katlanmıştı.

Hatta size ek bir bilgi vereyim; Yakın zamanda yayınlanan ve büyük ses getiren "Vatanım Sensin" dizisindeki, Halit Ergenç'in canlandırdığı Miralay Cevdet karakteri, doğrudan Mustafa Mümin Aksoy'un hayatından esinlenilerek yaratılmıştır.
Gerçek hayatta Mustafa Mümin, "Cevdet" karakteri gibi Yunan ordusunda generalliğe kadar yükselmemiş olsa da, İzmir Belediye Başkanı olan dayısı Hacı Hasan Paşa sayesinde işgalcilerin içine sızmış, onlarla dostluk kurmuş ve elde ettiği çok gizli askeri istihbaratları doğrudan Ankara'ya, Mustafa Kemal Paşa'ya iletmiştir.
Kimliği ifşa olunca Yunanlılar tarafından tutuklanmış, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra esir değişimiyle Türkiye'ye dönmüş ve İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır.
Kaynakça;
​Gavur Mümin - Yaşar Aksoy
Esir Şehrin Fedaileri - Taylan Sorgun
Yüzbaşı Gavur Mümin - Erdoğan Baysal
Erdal Topal
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru