Doğu Türkistan’ın Sürgündeki Mareşali: Alihan Töre Saguni

Bu gün, 00:05           
Doğu Türkistan’ın Sürgündeki Mareşali: Alihan Töre Saguni
​Alihan Töre Saguni, 1885 yılında Kırgızistan'ın Tokmok (Balasagun) kasabasında doğan Özbek kökenli bir din adamı, asker ve devlet adamıdır. İlk ve orta öğreniminin ardından yüksek dini eğitimini dönemin önemli ilim merkezlerinden biri olan Buhara medreselerinde tamamlamıştır.
​İlk Direniş Yılları ve Sürgünler
​Saguni’nin siyasi ve askeri mücadelesi 1916 yılında, Çarlık Rusyası’na karşı Batı Türkistan (Yedisu ve Kırgızistan) bölgelerinde patlak veren büyük Türkistan ayaklanmasına katılmasıyla başladı. İsyanın Rus ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırılmasının ardından Doğu Türkistan'ın Kaşgar şehrine sığınmak zorunda kaldı.
​1918 yılında memleketine geri dönse de, bölgede kontrolü sağlayan Sovyet yönetimi için her zaman tehlikeli bir figür olarak görüldü. 1922 yılından itibaren Sovyet makamlarınca defalarca tutuklanan Saguni, 10 yıl hapis cezasına çarptırılarak Sibirya’ya sürgün edildi. Ancak buradaki kamptan kaçmayı başararak 1931 sonbaharında Doğu Türkistan'ın Gulca (Kulca) şehrine geçti.
​Çin’deki istikrarsızlık nedeniyle 1937 yılında bu kez Kuomintang (Milliyetçi Çin) yönetimi tarafından tutuklandı ve Aksu cezaevine hapsedildi. 1941 yılında serbest bırakılınca yeniden Gulca’ya döndü ve buradaki yerel camide imamlık yaparken, arka planda Çin işgaline karşı gizli bir yer altı örgütlenmesi başlattı.
​Doğu Türkistan Cumhuriyeti ve Sovyet Oyunu
​1944 yılına gelindiğinde, Çin baskısına karşı kurulan gizli "Azatlık Teşkilatı" adlı örgütün liderliğine getirildi. Bu süreçte SSCB'nin Gulca Konsolosu Dobaşin, Alihan Töre ile defalarca gizlice görüşerek Sovyet yönetimi adına ayaklanma için silah ve lojistik yardım teklif etti. Alihan Töre, Moskova’nın niyetine güvenmese de, teşkilat yönetimi dış destek olmadan bir halk ayaklanmasının başarıya ulaşamayacağını öngörerek bu yardımı kabul etme kararı aldı. Ancak Sovyet liderliğinin Doğu Türkistan üzerinde tamamen farklı ve stratejik planları vardı.
​12 Kasım 1944’te ayaklanma başarıyla sonuçlandı ve ilan edilen İkinci Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Alihan Töre Saguni oldu. 1945 yılında ise kurulan Ulusal Ordu’nun Mareşallik rütbesine getirildi.
​Bağımsızlık Çizgisi ve Sovyetlerin İhaneti
​1945 yazında Doğu Türkistan Ulusal Ordusu Çin birliklerine karşı büyük başarılar kazanırken, Sovyet yönetimi devreye girerek askeri harekatı durdurması için cumhuriyet hükümetine baskı yaptı. Amaç, Doğu Türkistan’ı Çin (Kuomintang) ile yürüttükleri diplomatik pazarlıklarda bir koz olarak kullanmaktı.
​Çin ile yapılacak bir uzlaşıya prensipte tamamen karşı olan Alihan Töre, toprakların tamamı kurtarılana kadar silahlı mücadelenin sürdürülmesini savundu. Onun bu konudaki kırmızı çizgisi netti:
​"Çin ile ancak ve ancak Doğu Türkistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını resmen tanıması şartıyla masaya oturulur; aksi takdirde savaş devam eder."
​Saguni, Çin ile yürütülen diplomatik müzakereleri baltalamak ve geciktirmek için elinden geleni yaptı; eş zamanlı olarak isyan ateşini Doğu Türkistan’ın diğer bölgelerine yaymaya çalıştı. Ancak Sovyetler, 1945 yılı sonlarında askeri danışmanlarını ve silah desteğini geri çekerek Doğu Türkistan ordusunu zayıflattı ve Saguni’nin hareket alanını kısıtladı.
​Operasyon ve Sessiz Kayboluş
​Moskova, kontrolden çıkan ve kendi ajandalarına uymayan Alihan Töre’yi tamamen devre dışı bırakmaya karar verdi. Haziran 1946'da, Sovyet gizli servisleri (NKVD/MGB) tarafından düzenlenen gizli bir operasyonla Doğu Türkistan'dan kaçırılarak SSCB'ye götürüldü. Sovyet makamları, halkın bu kaçırılma olayına tepki gösterip göstermeyeceğini, yeni kurulan hükümete karşı bir isyan çıkıp çıkmayacağını ölçmek için Saguni’yi birkaç gün sınır hattında bekletti.
​Sürecin en trajik yönü ise, Doğu Türkistan’ın bu kurucu liderinin bir gecede ortadan kaybolmasının ne yeni hükümet üyeleri, ne ordu komutanlığı ne de geniş halk kitleleri arasında ciddi bir protestoya veya itaatsizlik eylemine yol açmaması oldu. Sovyetlerin planladığı lider değişimi sessizce gerçekleşti.
​Ömrünün geri kalanını Sovyet kontrolündeki Taşkent'te, sıkı bir ev hapsi ve gözetim altında geçiren Alihan Töre Saguni, takvimler Şubat 1976'yı gösterdiğinde 91 yaşında sessizce hayata gözlerini yumdu.
KAYNAKÇA
1. Forbes, Andrew D. W. Warlords and Muslims in Chinese Central Asia: A Political History of Republican Sinkiang 1911-1949. Cambridge: Cambridge University Press.
2. Millward, James A. Eurasian Crossroads: A History of Xinjiang. New York: Columbia University Press, 2007.
3. Saguni, Alihan Töre. Türkistan Kaygısı. (Haz. Kutlukhan Şakirov). İstanbul: Doğu Kütüphanesi, 2006.
Tanay Yücel














Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru