Hətta bu gün belə, Sovet diktatoru Stalini romantikləşdirən və onu "güclü lider" kimi təqdim edən tamamilə cahil insanlar var.
21-02-2026, 10:44

Bugün hâlâ Sovyet diktatörü Stalin’i romantize eden, onu “güçlü lider” diye pazarlayan zır cahil insanlar var.
Oysa gerçek şudur:
Stalin dönemi, özellikle Türk dünyası açısından, bir felaket dönemidir.
1937–1938 yıllarında yürütülen Büyük Tasfiye, yalnızca bir siyasi temizlik operasyonu değildi.
Bu, Türk halklarının entelektüel omurgasına indirilen sistematik bir darbeydi.
Yüz binlerce insan infaz edildi.
On binlercesi Gulag kamplarına sürüldü.
Sibirya’da açlık, soğuk ve işkence altında yok edildi.
Ve özellikle hedef alınan kesim, Türk dünyasının en parlak aydınlarıydı.
Şairler.
Dil reformcuları.
Milli bilinç inşa eden düşünürler.
Edebiyat kurucuları.
Devlet kurucu kadrolar.
Suçları neydi?
Kendi dillerini geliştirmek.
Milli kültürü savunmak.
Türk kimliğini diri tutmak.

Azerbaycan’da Ahmet Cevat, istiklal ruhunu yaşattığı için 1937’de Bakü’de kurşuna dizildi.
Genç şair Mikail Müşfik, 1938’de infaz edildi; mezarı bile gizlendi.
Hüseyin Cavid, sürgüne gönderildi ve 1941’de Sibirya’da hayatını kaybetti.
Özbekistan’da reformcu aydın Abdurrauf Fıtrat, 4 Ekim 1938’de idam edildi.
Modern Özbek romanının kurucusu Abdullah Kadiri, aynı gün infaz edildi.
Şair Çolpan, düşünceleri nedeniyle kurşuna dizildi.
Kazakistan’da Alash hareketinin lideri Alihan Bökeyhanov 1937’de idam edildi.
Türk dünyasının büyük şairlerinden Mağcan Jumabayev 1938’de kurşuna dizildi.
Kazak dilinin kurucusu Ahmet Baytursunoğlu, milli alfabe çalışmaları nedeniyle hedef alındı ve idam edildi.
Saken Seyfullin ve İlyas Cansügirov da aynı karanlık dalgada yok edildi.
Kırgızistan’da dil reformcusu Kasım Tınıstanov infaz edildi.
Ve en çarpıcı isimlerden biri: Törekul (Torokul) Aytmatov.
Törekul Aytmatov, Türk dünyasının büyük romancısı Cengiz Aytmatov’un babasıydı.
1938’de kurşuna dizildi.

Bişkek yakınlarındaki Çon-Taş’ta toplu mezara atıldı.
Bu mezar yıllar sonra ortaya çıkarıldı ve bugün Ata-Beyit anıt kompleksi olarak anılıyor.
Cengiz Aytmatov’un eserlerinde hissedilen derin acının arkasında işte bu travma vardır:
Bir babanın susturulması, bir neslin yok edilmesi.
Tatar düşünür Mirsaid Sultan Galiyev, Türk dünyası birliği fikrini savunduğu için 1940’ta idam edildi.
Bu isimler sadece birkaç örnek.
1937–38 arasında Sovyet coğrafyasında yaklaşık 700 bin insan infaz edildi.
Türk dünyasında ise bir aydın kuşağı sistemli biçimde tasfiye edildi.
Bu yalnız siyasi bir operasyon değildi.
Bu bir kültürel kırılmaydı.
Bir hafızayı silme girişimiydi.
Bugün Bakü’de, Taşkent’te, Almatı’da, Bişkek’te o isimler yeniden okunuyor.
Şiirleri yaşıyor.
Düşünceleri yaşıyor.
Hafıza yaşıyor.
Dr.Seyfullah Türksoy
TEREF

