Tarixdə Türklərə qarşı yalan iddialar

8-05-2026, 09:04           
Tarixdə Türklərə qarşı yalan iddialar
İDDİA:
Japonlar harflerini değiştirmedi ve teknolojide ilerledi. Yunanlar harflerini değiştirmedi,
Biz değiştirdik kültürümüz bitti."
Gerçek:
Yunanlar, kendi harflerini bırakıp Fenike alfabesini aldılar. Bunu yaptıktan sonra Yunanca eserler vermeye başladılar. Japonlar Türkler gibi sağa sola göç edip başkalarının devşirme alfabesini sahiplenmedi. Çin alfabesindeki harfleri, kendi dil yapısına uydurdular. Ve evet, Japonlar da Romaji Latin harflerini kullanıyorlar çünkü mecburlar. Teknolojide ilerdeler çünkü dürüst çalışıyorlar.
İddia:
Lozan'da adalar verildi
Gerçek:
Lozan'da ada verilmedi, ada alındı.
Lozan başladığında 12 Adalar
11 yıldır İtalyanlara aitti.
İddia:
Chp dönemde camiler ahır oldu.
Gerçek:
Camilerin ahır yapıldığı yalanını, 1930'larda Hatay Türkiye'ye katılmasın diye İngiliz casuslar uydurdu. "Türkiye'de camiler kapanıyor, nerede namaz kılacaksınız?" diyen İngiliz propagandacılara cevaben 27 Mayıs 1937'de İçel milletvekili Fikri Mutlu, bu propagandanın yalan olduğunu izah etmiştir. Ardından Hatay Türkiye'ye katılmıştır.
İddia: Osmanlı şeriat devletiydi
Gerçek:
Hiçbir zaman şeriat devleti olmadık. Osmanlı, şeriat devleti değildi.
Şerri hukuku olan kapitülasyon devletiydi. Topla tüfekle değil, çok hukuklu olduğu için ve tek vatandaşlık tanımı yapmadığı için çöktü.
İddia: Şapka takmayanlar asıldı.
Gerçek:
Şapka takmadığı için asılan 1 kişi bile yok. Asılanların tamamı hırsızlık, gasp, cinayet ve devlete isyandan asıldılar. Ayrıca şapka sadece memurların giyimine yöneliktir. Halka şapka takma zorunluluğu yoktu.
...
İskilipli Atıf, şapkaya karşı çıktığı, şapka takmadığı veya şapka karşıtı kitap yazdığı için asılmadı, "vatana ihanetten" asıldı.
İddia:
İslam harfleri kaldırıldı, dinden uzaklaştık.
Gerçek:
Hayır çünkü İslam harfleri değil Arap harfleri var. İslamiyet harf getirmemiştir. İslamdan önce de Arap harfleri vardı ve Arap harfleriyle Türkçe yazmak imkansızdı. Bugün bile böyle çünkü Arap alfabesinde 3 sesli var. Türkçede 8 sesli. Harf Devrimi, Türkçenin en doğru şekilde yazıya geçirilmesiyle ilgiliydi. Harf Devrimi sonrası Türk milleti okumaya başladı. Bugün bildiğimiz bütün fıkıh, tefsir, kelam ve meallerin tamamı, Harf Devrimi sonrası yazıldı, Osmanlı döneminde değil. Bir not: Bugün Diyanet İşlerinin sitesinde Almanca, Rusça, Fransızca, Ukraynaca Kur'an var. Şimdi düşünün, Ruslara, Almanlara kendi harfleriyle Kur'an öğretebiliyorsak, biz nasıl Harf Devrimiyle İslam'dan uzaklaşmış olabiliriz?
İddia:
Musul Lozan'da verildi.
Gerçek:
Lozan'da verildiği sanılan Musul,
aslında Lozan'ın konusu bile olmadı.
1 günlüğüne özel olarak görüşürüldü.
Fakat bütün Lozan konferansı boyunca İsmet Paşa, Musul'u almak için her şeyi denemiştir.
İddia:
Cumhuriyeti İngilizler kurdu
Gerçek:
İngilizler işgal ettikleri hiçbir yerde cumhuriyet kurmadılar. İngilizler tarihte 1 kez Cromwell döneminde cumhuriyet dönemine girdiler. 11 yıl sonra beceremediler, diktatörlüğe dönüşünce tekrar krallığı getirdiler.
İngiliz kraliyet sayfasında cumhuriyet "fethet devri" olarak biliniyor.
İddia:
Mısır Lozan'da verildi
Gerçek:
Mısır Lozan'da verilmedi.
Mısır Lozan'dan yüzyıl önce Osmanlı'nın fiilen elinden çıkmıştı. Dışişleri Bakanlığı sitesinde de böyle belirtilir. Hatta Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı sonrası sadece Mısır değil Suriye ve hatta Kütahya'ya kadar kaybedilme riskiyle karşılaşıldı. Bu sebeple Yunanlar Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın heykelini diktiler.
İddia:
Gavurun harflerini aldık
Gerçek:
Latin harfleri, Latinlerin değildir.
Etrüsk harfleridir. Etrüskler Türk'tür.
Kağanları Tarkan'dır. Demirci millettir.
Çuvaş Türkçesi kullanırlar.
Dna testlerinde İtalyan olmadıkları ve %100 Anadolu'dan geldikleri İngiliz basınınca açıklandı.
İddia:
Laikliği Lozan'da aldık.
Gerçek:
En komik palavra budur.
Lozan'da bize Laiklik dayatılmadı.
Aksine biz Avrupalı devlet adamlarına "laik bir Türkiye ve laik bir medeni kanun yapacağımızı" ilan ettiğimizde tepki göstediler. Çünkü laiklik = yabancı din adamlarının resmi yetkilerinin kaldırılması demekti. Bu yüzden Lozan'da yabancı temsilciler laikliğe şiddetle karşı çıktılar.
İddia:
Osmanlı cumhuriyetle bitti.
Gerçek:
Osmanlı savaşlarla çökmedi.
Yabancılara verdiği ayrıcalıklarla çöktü.
Osmanlı hem şerri hem yabancı hukukla yönetildi. Çok hukukluluk, yabancı bakanlar Osmanlı bürokrasisini tüketmiştir.
İddia:
İsrail, Atatürk'ün büstü dikti.
Gerçek:
İsrail'de 1 değil 2 Atatürk büstü var.
Biri Kudüs'te şehit düşen Osmanlı askerlerinin anısına yapılan anıtın yanında durur. Meydanı, İstanbul'da yaşayan ve cumhuriyet kutlamalarından etkilenen İzak Şatil diye bir Türk dostu yaptırmıştır. Her yıl Osmanlı anıtına karşı Türk bayrağı asar. Diğeri Arkadaş derneğinin bahçesinde bulunur. İsrail'de yaşayan Türkler yaptırmış, açılışını bizim büyükelçimiz yapmıştır.
İddia:
Atatürk halifeliği yıktı.
Gerçek:
Halifeliği Atatürk yıkmadı.
Halifelik zaten 1258 yılında Hülagü Han tarafından, Abbasi Halifesi Müstasım'ın öldürülmesiyle son buldu. Bu tarihten sonra halifelik kurumu Mısır'da 250 yıl boyunca Memlüklüler tarafından sembolik bir makam olarak yaşatıldı. Memlükler halifelerin hiçbir dini yetkisi yoktu. Hatta hapse atılan halifeler oldu. Yani Memlükler laik bir devletti. Memlüklerde yaşatılan ve artık Arap dünyası tarafından bağlayıcılığı olmayan bu halifelik makamını Yavuz Sultan Selim kanla almıştır. Bu olay sonrası Arapların tepkisiyle karşılaşılmıştır. Halifeliğin alınmasıyla Osmanlı yönetimi siyasi islamla tanışmış, din siyasallaşmış, yönetimde fetvalar ve ulema sınıfı ağır basmış, Osmanlının bilim ve üretim alanında gelişimi zayıflamış, Avrupa'daki gelişmelere kapalı kalmış, fetvalar yüzünden sanayi devrimini ıskalamış ve çöküşe geçmiştir. İşte kaldırılan bu halifelik makamıdır ve kaldırıldıktan sonra hiçbir Arap devleti sahip çıkmamış, halife ilan edilmiştir.
İddia: Ezanı yasakladınız
Gerçek: Ezan yasaklanmadı. Türkçe okutuldu. İlk ezan da Farsça okunmuştu. Ezan bir çağrıdır. Anadilde ezanın dinen hiçbir sakıncası da yoktur. Çünkü ezan, gelenekten gelir. Maturidi, İmam-ı Azam, İmam Muhammed, İmam Yusuf, Zevzeni, Nerşahi ve hatta Buhari gibi isimlerin tamamı "Anadilde ezanın, Kur'an'ın ve namazın caiz olduğunu, dili anlaşılmayan ibadetin caiz olmadığını" yazdılar. Dinde ırkçılık yoksa dinin Arapça dayatılması dinî değil, siyasi bir reflekstir.
İddia: Osmanlı padişahları Kayı boyundandı.
Gerçek: Hayır. Halil İnalcık, böyle olmadığı, Moğollarla iyi geçinmek için siyasi bir tarihin Yazıcızade'ye yazdırıldığını ve bu sebeple Osmanlı soyunun Kayı'ya dayandırıldığını anlattı. Ancak bu tarihten önce Kayı boyundan geldiğine dair bir belge yoktur.
İddia: İslam'la şereflendik, İslam sayesinde kıtalara hükmettik.
Cevap: Tarihsel bağlamdan tamamen kopuk bir iddiadır. Türk milleti, farklı dinlere mensup olmuş bir millettir. Musevi Hazar devleti de büyük bir devletti. Tengrici Hun ve Göktürk devletleri, tarihin akışını değiştiren işler yapmışlardır. Hiçbir din, insanlara şeref, haysiyet, itibar gibi değerler atfetmez. Hinduizme inanan şöyle, Budistler böyle şeklinde ahlak vasıfları yüklenemez. Başkalarını, dininden dolayı ahlaksz olarak görmek, en büyük yanılgıdır. Türklerin, kıtalara hükmetmesini sağlayacak en büyük etken, dönemin teknolojisine ve ilmine sahip olmasıydı. Fetva ile değil kılıçla, kalkanla, düzenli ve disiplinli orduyla, Türk kültür ve gelenekleriyle kıtalar aşılmıştır. Örneğin Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminde Alpler, Türk olmayanları orduya almazlardı. Fatih de dahil Fatih'e kadar tüm padişahlar, eski Türk gelenekleriyle gömüldüler.
İddia: Atatürk Filistin'den kaçtı mı?
Gerçek: 1915'te Çanakkale'yi, 1916'da Bitlis'i kurtaran Atatürk olduğuna gör kendisi Filistin cephesinde yoktu. Buraya sonradan katılmıştı. Cephenin düşeceğini, orduların dağılacağını söylemiş, Eylül 1917 tarihli raporlarında cephe komutanlarının doğru kararlar almadığını da uzun uzun yazmıştır. Cepheye katıldığında 6. ve 8. ordular dağılmıştı. Kalan 7. ordu, yaklaşık 500 km boyunca ilerlemiş olan İngiliz ordusunu Anadolu önlerinde durdurdu. Yani Atatürk Filistin cephesinde orduları Anadolu önlerine kadar çekmeseydi, tüm ordular dağılmış olacak ve Anadolu savaş esnasında işgal edilmiş olacaktı. Dolayısıyla ortada meşru bir Misakı Milli ideali ve anlaşma yapabilecek ya da ordu toplayabilecek durumda olan bir devlet de olmayacaktı. 1919'da başlayan işgallere karşı direnen Türk ordusu ve komutanları, işte bu Filistin cephesinde İngilizleri durduran ordunun ta kendisidir.
Yaşar Akbulut
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru