KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRAN YILLAR.
12-05-2026, 10:54

1970’li yılların Türkiye’si…
Sokaklarında korkunun dolaştığı, üniversitelerinde kurşun seslerinin yankılandığı, anaların her sabah evladını “Acaba akşam dönecek mi?” endişesiyle uğurladığı karanlık yıllar…
Türk gençliği o dönemde sağ-sol diye ikiye bölündü. Ülkücüler “Milliyetçi Türkiye” diye haykırıyor, devrimci gençlik ise “Bağımsız Türkiye” sloganları atıyordu. Aslında iki tarafın da ortak noktası bu vatana dair bir ideal taşımasıydı. Fakat gençlik; kavram karmaşası, ideolojik körlük ve emperyal güçlerin kirli hesapları içerisinde birbirine düşman edildi.
Soğuk Savaş’ın gölgesinde Türkiye üzerinde oyunlar oynandı. Gençlerin heyecanı, vatan sevgisi ve mücadele azmi kullanıldı. Aynı mahallenin, aynı okulun, aynı milletin evlatları birbirine kırdırıldı. Bir sabah evden çıkan genç, akşam dönüp dönemeyeceğini bilmiyordu. Kurşun atan da Türk’tü, toprağa düşen de…
O yıllarda ne sağ kazandı ne sol…
Kazanan; Türkiye’nin zayıflamasını isteyen karanlık odaklar oldu. Kaybeden ise Türk milleti…
Nice ülkücü genç hayatının baharında toprağa düştü. Nice devrimci genç mezara girdi. Analar ağladı, sofralarda sandalyeler boş kaldı. Ölümün ideolojisi yoktu; toprağa düşen her genç bu ülkenin evladıydı.
Bugün geçmişe baktığımızda çok daha net görüyoruz ki Türk gençliği büyük bir oyunun içine çekildi. Dün sağ-sol diyerek ayrıştırılan milletin evlatları, bugün farklı kavramlarla yeniden kutuplaştırılmak isteniyor. Bu yüzden geçmişi unutmamak, ibret almak zorundayız.
Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi:
“Tarih tekerrürden ibarettir derler;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”
Türk gençliği artık şunu bilmelidir:
Bu vatan, birbirine düşman edilerek değil; ortak tarih, ortak bayrak ve ortak ülkü etrafında birleşerek ayakta kalacaktır.
Ne sağcıyız, ne solcuyuz… Türk miliyetcisi Ülkücü
Türk’üz, Türkçüyüz, onun için Alpaslan Türkeş in yol ve dava arkadaşlarıyız
Ve hep birlikte haykırıyoruz:
Ne Mutlu Türk’üm Diyene!
Hakverdi Satilmiş
TEREF

