"Türk" sözünün faciəli dastanı
28-05-2026, 12:54

Kara çadır is mi tutar
Beylik martin pas mı tutar;
Ağlarsa anam ağlar,
Osmanlıdır yas mı tutar?
İskan meselesinde en çorak, en verimsiz topraklar hep Türklere layık görülmüştür. Bu topraklar çorak ve verimsiz olduğu kadar tehlikelerle de doludur. Aynı dönem, Şemmer boyuna mensup Arapların Irak'a doğru hızlı bir şekilde göç ettiği dönemdi. Osmanlı ise o çorak topraklarda ölen Türkler için zerrece endişelenmiyordu."
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 293-295.
"Türk yurdunda, Türk'ün ekmeğini yiyerek, Türklüğünü bilmeyen Türk sultanının sarayında küpünü doldurarak yaşayan, ama Türk'e hakaret etmekten geri kalmayan nankör soysuzlardan biri de Hoca Sadettin Efendi denilen aşağılıktır. "Etrak-ı biidrak" (Aptal Türk!) lafının mucidi de bu kişidir. Tac üt-Tevarih adlı eseri baştan sonra Türklere ve Türkmene hakaretle doludur. "Hilebaz Türk", "akıls
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 306-307.
"Baban da olsa Türk'ü öldür!" diyecek kadar kalbindeki nefreti izhar etme cesareti bulan Kadimî mahlaslı Hafız Hamdi Çelebi, beş kıtadan oluşan şiirinin bir kıtasında,
Türk'ü zannetme kim ola adem
Türk ile durma, oturma bir dem
Şeker olsa eline Türk ola sem
Ser-i etrakı kesip hiç yeme gam
Uktül't-türke velev kâne ebak!
yani baban bile olsa Türk'ü öldürürken hiç çekinme diyebilmekte, hatta Hz. Peygamber'e iftira atarak güya onun "Türk'ü öldürün, kanı helaldir" dediğini ileri sürerek "Kim benim söylemediğim bir sözü ben söylemiş gibi gösterirse, cehennemden yerini hazırlasın!" hadisi mucibince cehennemin esfel-i sâfiline çekip gitmiştir."
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 307.
Bkz. Uluslararası Türk Lehçe Araştırmaları Dergisi [Türklad], 2. Cilt, 1. Sayı, 2018, s. 290.
XVI. Yüzyıl divan şairlerinden İzvornikli Arnavut Taşlıcalı Yahya,
"İmamın biri azıtır işini
Alır bir yaban Türk'ün kızını"
diyerek Türk'e vahşi damgası vururken, başka bir şiirinde Türk'ü eşeğe binmiş eşek olarak tavsif eder:
Bir yoğurı hara Türk-i ebter (soyu kuruyasıca Türk)
Şehri seyritmeye meylitdi meğer
Depesi benzer idi kûh-sâra
Gözleri gaarun içinde nâra
Başı üzre var idi kara külah
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 307.
"Türk ehlinin ey hâce biraz başı kabadır"
Şair Bâkî
"Türk'e Hak, çeşme-i irfanı haram etmiştir"
Şair Nef'i
Bkz. Necdet Sevinç, Osmanlı'nın Yükseliş ve Düşüşü, Bilge Karınca Yayınevi, 8. Baskı, İstanbul 2007, s. 323.
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 306.
"1797-1802 yılları arasında Paris'te daimi elçiliğimizi yapan Moralı Seyyid Ali Efendi, bir yazısında uygunsuz hareketlerde bulunan Çuhadır Ahmet'i "Türk-ü sutûr" yani "hayvan Türk" diye niteler."
"Tokatlı Aşık Nuri, Türk'ü hayvana benzeterek şöyle der:
Türk'ün dilberidir gayetle inat
Şehir dili bilmez lisanı kubat
Kelamında eder Türklüğün isbat
Hayvan gibi gözün diker samana!"
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 308.
1897 tarihinde, bir İngiliz gezgini şunları söylüyordu:
"Türk adı nadiren kullanılır, onun iki yolda kullanıldığını işittim; ya bir ırkı ayırt eden deyim olarak, örneğin bir köyün 'Türk' veya 'Türkmen' olup olmadığını sorarsın, ya da bir hakaret deyimi olarak, örneğin İngilizce söyleyeceğin 'eşek kafalı' anlamında, 'Türk kafa' diye homurdanırsın" diye yazacaktı.
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul 2013, s. 308.
"Öyle veya böyle artık Türk kelimesi bulutlar arasından tekrar gün ışığına çıkmıştı ve Mustafa Kemal tarafından zirveye taşınacaktı."
Bkz. D. Ahsen Batur, 1200 Yıllık Sürgün, "Türk" Sözünün Hazin Serüveni, Selenge Yayınevi,
Muhittin Altun
TEREF

