Kafkasya’nın Kırılma Noktası: Cesur Temruqo ve Rusya İttifakının Ağır Bedeli

Bu gün, 16:04           
Kafkasya’nın Kırılma Noktası:
​16. yüzyılın puslu Kafkasya coğrafyası, hayatta kalmanın sadece kılıcın keskinliğine değil, aynı zamanda zekânın kıvraklığına bağlı olduğu acımasız bir arenaydı. Yaklaşık 1502 yılında doğan ve erken yaşamına dair çok az şey bilinen Temruqo İdar (hafızalara kazınan adıyla Cesur Temruqo), sadece kendi kabilesinin değil, tüm Kuzey Kafkasya’nın siyasi ve askerî kaderini kökünden değiştiren bir figür oldu. 1532'de Çerkeslerin Astrahan'ı ele geçirmesine katılarak adını askeri sahneye yazdıran bu genç lider, çok geçmeden bölgenin en büyük sınavlarından biriyle karşı karşıya kalacaktı.
​Onun hikâyesi, saray konforunu reddedip ömrünü bir savaş atının sırtında tüketen, kendi tahtını korumak için yaptığı ittifakla Rusya’nın Kafkasya kapılarına yerleşmesine zemin hazırlayan bir devlet adamının destanıdır.
​Malka'dan Kaşkatau'ya: Nogay İstilası ve İlk Büyük Sınav
​1533'te Astrahan'ın Nogaylar tarafından geri alınması, Kabardey topraklarına yönelecek devasa bir tehdidin habercisiydi. 1535 baharında Koshum, Mamai ve Smail Murza gibi güçlü liderlerin komutasındaki büyük bir Nogay ordusu, "Hadi Çerkeslerle savaşalım" diyerek Kiskafkasya'ya yürüdü. Dönemin Rus elçisi D. Gubin'in mektuplarına bile yansıyan bu büyük istilaya karşı Kabardey ordusunun liderliğini Pshiapshoqo ile birlikte genç Temruqo üstlendi.
​Düşmanın büyüklüğünü öngören Temruqo, sivil halkı ve sürüleri dağların güvenliğine çekerek stratejik bir savunma başlattı. Malka ve Terek nehirlerinin birleştiği yerde yaşanan ilk çatışmada Nogayların sayısal üstünlüğü karşısında geri çekilmek zorunda kalan Kabardeyler, pes etmedi. Baksan ve Psygansu nehirleri arasında mevzilenerek, dağılan Nogay birliklerine küçük gruplar halinde yıpratma saldırıları düzenlediler.
​Savaşın kaderi, bugün Aushiger ile Kashkhatau arasında kalan Kabardey siyasi merkezinde ve dağların derinliklerindeki ormanlarda belirlendi. Yaklaşık 2.000 Abazin takviyesinin yetişmesiyle birlikte Temruqo karşı taarruza geçti. Kaşkatau Dağı yakınlarındaki bu belirleyici ve kanlı savaşta Nogay kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğratılarak geri püskürtüldü. Bu zafer, Temruqo'nun dehasını ve askeri liderliğini tüm bölgeye kanıtladı.
​Saray Konforuna Sırt Çeviren Bir Prens
​Temruqo’yu dönemindeki diğer yöneticilerden ayıran en belirgin özellik, gücün getirdiği lükse karşı duyduğu derin küçümsemeydi. O, emrindeki topraklara bakıp ipek yataklarda uyuyabilecek bir prensken, bir nefer gibi yaşamayı seçti. Ünlü tarihçi Shora Nogmov'un aktardığı Çerkes halk anlatıları onun bu çelikten karakterini hayranlıkla tasvir eder:
​Süslü çadırlarda kalmaz, çıplak toprağa serdiği keçenin üzerinde uyur, eyerini başının altına yastık yapardı. Bir prens olmasına rağmen, yiyeceği at etini kömürlerin üzerinde kendi elleriyle pişirecek kadar mütevazı ama bir o kadar da ödün vermez bir savaşçı yaşam tarzını benimsemişti.
​Nogmov, onun bu halini anlatırken "Bu barbarlık zamanlarında, gururlu Temryuk adaleti ve halkının şövalyelik onur yasalarını uyguladı" der. Onun bu portresi, antik kroniklerdeki efsanevi savaşçı Sviatoslav I'in tasvirini andırıyordu.
​Hanedan Savaşları ve Kırım’a Karşı Çelikten Direniş
​Temruqo’nun yükselişi dikensiz bir gül bahçesi değildi. 16. yüzyılın başlarında, Kabardey’in yüksek prensi (Pshişho) unvanı üzerindeki hanedanlık anlaşmazlıkları nedeniyle Qeytuqo’nun oğulları (Aslanbech ve Shiapshoqo) ile amansız bir güç mücadelesine girdi. Bu iç çatışma sonucunda ailesiyle birlikte Küçük Kabardey’e göç etmek zorunda kaldı. Ancak askeri dehası onu burada da liderliğe taşıdı; 1550'lerde Prens Jilakhstan'ın ölümünün ardından Küçük Kabardey'in kıdemli prensi oldu ve onun kontrolündeki bu topraklar artık "Idarey" olarak anılmaya başlandı.
​Onun liderliğindeki Kabardey, sadece iç rakiplerle değil, dönemin süper gücü Kırım Hanlığı ile de çarpıştı. 1552 yazında Kırım Hanı Devlet I Giray, Çerkesya'ya büyük bir sefer düzenledi. Bu amansız seferin ilk aşaması Kırım zaferiyle sonuçlandı ve Temruqo’nun kardeşi Prens Elbozdu (Albuzduy) eşi ve çocuklarıyla birlikte esir düştü. Ancak bu ağır darbe Temruqo'yu yıldırmadı; aynı yılın ilerleyen aylarında askeri dehasını tekrar konuşturan Temruqo, Tatar ordusunu ağır bir yenilgiye uğratarak intikamını aldı.
​Kırım Hanlığı ile mücadele sonraki yıllarda da bitmedi. 1553'te Devlet I Giray liderliğindeki büyük bir Kırım Tatar ordusu Kabardey topraklarına girerek ağır bir yıkım bıraktı; ancak bölgede kalıcı bir tutunma noktası elde edemeyerek Kabardeyler tarafından sürgün edildiler. Han, 1554 yazında bu kez "Beş Dağ" (Beştau) Çerkeslerine yürüyüp ganimetlerle döndü.
​1555'te Kırım Ordası tüm kuvvetleriyle Çerkes topraklarına yeniden saldırdığında, Kabardeylerin imdadına Rus birlikleri yetişti. Hanın seçkin ordusuna karşı iki bin asker kaybeden Ruslar, buna rağmen düşmana ağır zayiat verdirdi. Aynı esnada Kabardey süvarileri de Devlet Giray'a ciddi darbeler indirerek seferi durdurmasını ve geri çekilmesini sağladı. Durmak bilmeyen Kırım hanı 1556'da bir kez daha Kabardiya'ya yürüdüyse de, durumu önceden haber alan ve sınıra konuşlanan Kabardey direnişi karşısında tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.
​Terek Nehri Savaşı: Büyük Prensliğin İttifak Sınavı
​1550'lerde Kabardia Büyük Prensi unvanını aldıktan sonra Temruqo, bu mevkide gözü olan rakip Kabardi prenslerinin muhalefetiyle karşılaştı. En dişli rakiplerinden biri, Kabardiya'dan ayrıldıktan sonra Kumıklarla ittifak kuran ve her yıl Kabard topraklarına defalarca yağma baskınları düzenleyen Jilakhstan'ın oğlu Qanshao Jilakhstenqo idi. İç çekişmeler sebebiyle zayıflayan Kabardiya nüfusunu fırsat bilen Qanshao, Avar lideri Khadan Utsmi'yi de işgale ikna etti. Khadan bu teklifi kabul ederek Nogaylar, Kumıklar ve diğer müttefiklerinden oluşan muazzam bir birleşik ordu topladı.
​Bu ölümcül tehdit karşısında Temruqo, Trans-Kuban müttefiklerini yardıma çağırdı: Lev Achba komutasındaki Abazinler ve Yelzheruqo Qanoqo komutasındaki Besleneyler Kabardiyalıların safında yer aldı. Müttefik kuvvetlerin üstün komutası Besleney prensi Yelzheruqo'ya verildi.
​Avar Utsmi Terek Nehri'ni geçerken, Prens Yelzheruqo öncü kuvvetleriyle düşmanı karşıladı ve müzakereye girişti. Diplomasi başarısız olunca Yelzheruqo, önceden hazırlanmış savunma siperlerine çekildi. İki gün sonra Utsmi'nin siperlere saldırmasıyla başlayan ve iki gün boyunca aralıksız süren amansız bir meydan savaşı yaşandı. Üçüncü gün çatışmalar yeniden alevlendiğinde, istilanın başbuğu Avar Utsmi savaş meydanında öldürüldü. Liderlerinin ölümüyle düşman saflarında başlayan büyük karışıklığı ustaca değerlendiren Kabardiyalılar, koordineli ve topyekûn bir karşı taarruz başlatarak istilacı orduyu Terek Nehri'ne doğru sürdü. İstilacı kuvvetlerin ancak üçte birinin canını kurtarabildiği bu tarihi zaferde, seferin kışkırtıcılarından Prens Koshkao da öldürüldü. Temruqo, müttefikleriyle kurduğu bu güçlü ortaklık sayesinde tahtını ve halkını bir kez daha korumayı başardı.
​Rusya’nın Kafkasya Kapılarına Yerleşmesi ve Temryuk Kalesi
​Kabardey’i bölgenin en disiplinli askerî güçlerinden biri haline getiren Temruqo, sadece cephede kazanmıyordu. Kafkasya’nın sıkışmış coğrafyasında rakiplerine karşı üstünlük kurmak isteyen Temruqo'nun Rus Çarlığı ile kurduğu ittifak, Kuzey Kafkasya'nın jeopolitik dengesini sonsuza dek değiştirdi ve Rusya'nın Kafkasya kapılarına kalıcı olarak yerleşmesine neden oldu.
​Kızı Guanşeney’in (Rus kaynaklarındaki adıyla Maria Temryukovna), Rus Çarı Korkunç İvan (IV. İvan) ile evlenmesi, bu ittifakı kan bağıyla perçinledi. Bu evlilik, Temruqo’ya bölgesel rakiplerine ve Kırım'a karşı devasa bir lojistik ve askerî destek sağlarken, Rusya’nın da sıcak denizlere ve Kafkasya'nın derinliklerine inen stratejik kapıyı ardına kadar aralamasının önünü açtı.
​Bu stratejik ortaklığın en somut adımlarından biri 1556 yılında atıldı. Dmitro Vyshnevetsky Tatarlara karşı sefer yürütüp İslam-Kerman şehrini ele geçirdiği sırada, Kabardey prensleri Tazdrup ve Dozibok kendi kuvvetleriyle birlikte Çar IV. İvan'ın emri doğrultusunda hareket ederek stratejik öneme sahip Temryuk ve Taman şehirlerini ele geçirdiler. Temruqo, ele geçirilen bu topraklarda kendi adını verdiği güçlü bir kale inşa etti. Günümüzde Rusya'nın Krasnodar Krayı'nda bulunan bu yerleşim, bugün hâlâ onun adını (Temryuk) taşımaya devam ederek Rus varlığının o dönemdeki ilk kalelerinden biri oldu.
​Rus-Kabardey Ortak Seferleri ve İç Muhalefetin Ezilmesi
​1560'lı yıllara gelindiğinde Rusya ile ittifak, askeri sahada ortak harekatlara dönüştü. 1562 yılında Temruqo ve Rusya Çarlığı, voevoda Grigory Pleshcheyev liderliğinde Kuzey Kafkasya'daki rakip grupları doğrudan hedef alan geniş kapsamlı bir ortak sefer başlattı. Dönemin Rus kroniği Facial Chronicle, bu kanlı ve amansız kampanyayı şu çarpıcı sözlerle kayda geçirmiştir:
​"Ve Prens Temryuk ile oğlu Domanuk-Mirza 6 Aralık'ta Çerkasi'ye geldi, Grigory onlarla birlikte Çerkasi'ye geldi, yanında Streltsi Grigory Vrazhsky, onlarla birlikte 500 Streltsi halkı ve beş Kazak atamanı Kazaklarla birlikte, Kazaklar ise 500 kişiyle birlikteydi. Temryuk ve hükümdarın halkı düşmanlarına düşmanlık getirdi, onları iradelerine tabi etti, Shepshukov uluslarına ve Skinnye kasabalarına yakın Tatar topraklarına karşı savaştı, üç kasabayı ele geçirdi: Mokhan kasabası, Engir kasabası, Kavan kasabası, Mirza Telishka'yı öldürdü ve halkını katletti. Ve o kasabalar Shepshukov prenslerine aitti, o kasabaların halkı Prens Temryuk'a eğildi ve Prens Temryuk onlara haraç koydu. Ve topraklerinde on bir gün savaştılar, yüzaltmış dört Mshansky ve Sonsky konutunu ele geçirdiler, halklarını katlettiler ve dört murza'yı esir aldılar: Burnat, Ezdonur, Burnak, Dudyl. Ve Temryuk Grigory'yi Büyük Prens Çar'a serbest bıraktı."
​Bu harekatla gücünü pekiştiren Temruqo, iç muhalefeti tamamen bitirmek için ittifaktan faydalanmayı sürdürdü. Eylül 1565'te Çarlık, Ivan Dashkov liderliğindeki yeni bir askeri gücü Temruqo'nun en büyük rakiplerinden Shiapshoqo ile onun vasalları Tazrit ve Manta'ya karşı gönderdi. Murom ve Meshcheryan boyar birlikleri, Ryazan Kazakları ve Matthew Rzhevsky komutasındaki Çerkes Kazakları ile okçularından oluşan bu karma ordu, Ekim 1566'da Kabardiya topraklarına girdi. Bölgede son derece şiddetli bir direnişle karşılaşılmasına rağmen, Rus askeri desteğini arkasına alan Temruqo, bu büyük çatışmadan da kesin bir zaferle ayrılarak tüm Kabardey üzerindeki tartışmasız otoritesini ilan etti.
​Tarihin Acı Terazisi: Cesur Ama İleri Görüşten Yoksun Bir Lider
​Temruqo İdar, askeri meydanlarda kazandığı parlak zaferler ve tavizsiz şövalye ruhu nedeniyle Çerkes tarihinde "Cesur" lakabıyla taçlandırılmış olsa da, siyasi hamlelerinin uzun vadeli sonuçları dikkate alındığında ileriyi görebilen vizyoner bir lider değildi. Kendi döneminde rakiplerini ezmek, tahtını güvenceye almak ve bölgesel bir hakimiyet kurmak adına Kırım Hanlığı yerine Ruslarla ittifak kurması, tarihsel açıdan tam bir akıl tutulmasıydı.
​Temruqo, Rus askeri desteğiyle Nogaylar ve Kırım Hanlığı'na karşı dönemsel ve parlak zaferler kazanmış olsa da, bu durum sadece Moskova'nın ekmeğine yağ sürdü. Rus Çarlığı, Çerkeslerin gücünü kullanarak bölgedeki diğer Müslüman ve Türk unsurları zayıflatırken, nihai planını uygulamak için zemin kolluyordu. Nitekim çok geçmeden, o dönem rakip olarak görülen Kırım Tatarları ve Nogaylar, Rusya'nın yayılmacı politikası altında ezilerek trajik ve yok edici bir kaderi yaşamak zorunda kaldı.
​Ancak en büyük trajedi, Temruqo'nun bu "ortak düşmanları tasfiye etme" stratejisinin, kendi halkını da aynı namlunun ucuna sürmüş olmasıydı. Nogayların ve Kırım Tatarlarının yaşadığı felaketlerin aynısı, yüzyıllar sonra Çerkeslerin de kapısını çaldı. Moskova’yı yalnızca askeri bir ortak olarak gören bu siyasi öngörüsüzlük, Rusya’nın Kafkasya’nın içlerine sızmasına ve bölgeyi sömürgeleştirmesine bizzat yol açtı. Temruqo'nun Ruslarla kurduğu bu ittifakın nihai sonucu; Kırım Tatarları ve Nogaylarla aynı kaderi paylaşan Çerkeslerin, Rusların acımasız ve sistematik Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'na uğramasıyla noktalandı. Tarih onu cephede bükülmez bir bilek olarak kaydetse de, siyasi öngörüsüzlüğü halkının makus talihini çizen en büyük trajedilerden biri olarak tarihe geçti.
​Afips Nehri’nde Ölümsüzleşen Son
​Takvimler 1570 yılını gösterdiğinde, Temruqo ve sadık savaşçıları Afips Nehri kıyısında Kırım ordularıyla bir kez daha karşı karşıya geldi. Savaş meydanı her zamanki gibi acımasızdı. Temruqo, bu amansız çarpışmada ölümcül bir ok darbesi aldı.
​Sıradan bir insanı oracıkta düşürecek o yara, Temruqo’yu durdurmaya yetmedi. Rivayet odur ki, vücuduna saplanan oka rağmen kılıcını savurmaya, askerlerine komuta etmeye devam etti. Hayatını bir savaşçı gibi yaşayan Prens, son nefesini de tam olarak ait olduğu yerde, savaş meydanında verdi.
​Bir Lakabın Mirası
​Bugün tarih sayfaları pek çok hükümdarı unvanlarıyla, topraklarının genişliğiyle ya da biriktirdikleri servetle yazar. Ancak Çerkes hafızası, Temruqo İdar’ı tahtıyla değil, hayatı boyunca sergilediği tavizsiz duruşuyla sakladı. Temruqo'nun Rusya ile yaptığı ittifak, Moskova'nın Kafkasya'daki genişleme siyasetinin en kritik kilometre taşı olmuş ve bölgeyi çarlık nüfuzuna açmıştı.
​Yine de o, konforlu bir ömrün kolaylığını elinin tersiyle itip, Kafkasya’nın dağlarında, nehir boylarında şövalyelik onurunu ve kendi iktidarını savunmayı seçtiği için tarih onu sadece siyasi hataları ve hamleleriyle değil, sonsuza dek "Cesur Temruqo" lakabıyla anacaktır.
Kaynakça
1.Nogmov, Shora. Istoriya Adygeyskogo Naroda — Moskova: Nauka Yayınları, 1968.
2.Bgazhnokov, B. M. “Kabarda v XVI veke: Politicheskie i voennye aspekty” — Kavkazovedenie Dergisi, Cilt 12, Sayı 3 (2015): 45–67.
3.Henze, Paul B. Circassian Resistance and Russian Expansion in the Caucasus — Harvard University Press, 1983.
Tanay Yücel
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru