Türkler 1071’de Anadolu’ya gelmedi. “1071 Eve Dönüş”

Dünən, 08:04           
Türkler 1071’de Anadolu’ya gelmedi. “1071 Eve Dönüş”
Harran Ulu Camiinde Boy Damgaları
Kayı boyuna ait damgaların kemerlerde bulunması, bu boyun Anadolu’nun içlerine girmeden çok önce bölgede var olduğunu veya bu güzergahı kullandığını kanıtlar.
Harran'daki kemerlerde yer alan "ok-yay" çizimleri ve hayvan figürlü damgalar; Sadece göçerlerin bıraktığı izler değil, aynı zamanda bölgeyi yurt tutma iradesinin (mülkiyet işaretlerinin) bir göstergesidir.
Bu damgalar; Orta Asya’daki kurganlardan Anadolu’daki dövmelere, mezar taşlarından cami duvarlarına kadar uzanan devasa bir kültürel bütünlüğün parçasıdır.
1071 Malazgirt bir "kapı açılışı" ise, Harran Ulu Camii kemerlerindeki damgalar bu kapının önünde yüzyıllar boyunca biriken, burayı tanıyan ve kültürel olarak dönüştüren bir öncü Türk varlığının belgesidir. Harran'daki bu izler, Türklerin Anadolu’ya birer "yabancı" olarak değil, kökleri İskit ve Hunlara kadar uzanan eski bir tanıdık olarak geri döndüklerini kanıtlamaktadır.
Türkler 1071’de Anadolu’ya gelmedi. “1071 Eve Dönüş”
Harran Kaya Resmi
Harran’da ve Siverek’te rastlanan kaya resimleri, Türklerin Orta Asya'dan getirdikleri kadim inanç ve sanat kodlarını Anadolu toprağına nakşettiklerinin en erken örnekleridir. Bu figürler, Türklerin Anadolu’daki varlığını Malazgirt öncesine taşıyan ve bu coğrafyayı Orta Asya ile kültürel olarak birleştiren "taş üzerine yazılmış" sarsılmaz belgelerdir.
Türkler 1071’den önce Anadoludaydılar. Yani Eve Döndüler.
Tir-i Şin (Tirşin) Yaylası'ndaki Kaya Resimleri
Van ile Hakkâri sınırında bulunan bu yayladaki resimler, M.Ö. 15.000 ile M.Ö. 8.000 yılları arasına, yani Buzul Çağı'nın sonu ve Mezolitik Dönem'e kadar ki tarihe uzanır.
Kırgızistan'daki Saymalıtaş kaya resimleri, Türk kültür dünyasının en büyük arşivi kabul edilir. Tir-i Şin'deki resimler ile Saymalıtaş'takiler yan yana getirildiğinde;
Hayvanların vücutlarının "iki üçgen" şeklinde birleştirilerek çizilmesi
Bu üçgen gövde yapısı, daha sonra Türk kilim motiflerindeki "elibeline" veya "koçboynuzu" gibi geometrik desenlere evrilmiştir.
Binlerce yıl arayla ve binlerce kilometre mesafeyle yapılmış bu iki resmin aynı "tasarım dilini" kullanması, bu toprakların (Anadolu'nun) kadim zamanlardan beri aynı kültürel havzanın parçası olduğunu gösterir.
Her ikisinde de aşağıda da göreceğiniz gibi çizim benzerliği vardır. Özelikle evren döngüsündeki benzerlik göze çarpıyor. Bunun yanında her ikisinde de göğü resmettikleri resim de vardır. Bu da her iki bölgedeki insanların da gök cisimlerine aynı kutsallığını kanıtlar.
Tırşin yaylasındaki bu kalıntıları bilen birisi olarak diyorum ki burası kesinlikle bir Türk yurdudur ve bu tamgalar, piktografların bilimsel olarak en az 18 ila 21 bin yıl öncesine ait olduğu kanıtlanmıştır.
Alparslan Singinay
TEREF

















Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru