Kayıp Antik Kentlerin İzinde
8-01-2026, 12:54

Türkiye'de, tarihi metinlerde adı geçen ancak henüz kesin olarak bulunamamış, kazılmamış veya konumları tartışmalı olan bazı büyük antik kentler vardır. Bunlar genellikle Hitit, Bronz Çağı veya erken Anadolu uygarlıklarına ait olup, arkeolojik kayıtlarda "mit" gibi kabul edilen, yani varlığı belgelenmiş ama fiziksel olarak doğrulanmamış yerleşimlerdir.
Lawazantiya
Lawazantiya (veya Luhuzantiya), Tunç Çağı'nda Anadolu'nun önemli bir şehriydi ve Kizzuwatna Krallığı'nın başlıca merkezlerinden biriydi.
Şehir, özellikle Hurri kökenli tanrıça Šauška (Hititlerde İštar/Şauşka ile özdeşleştirilen aşk ve savaş tanrıçası) kültünün merkezi olarak bilinirdi.
Tapınağı, yedi kaynaktan gelen arınma suyuyla ünlüydü ve dini festivaller burada düzenlenirdi.
Tarihi, MÖ 2. binyıl başlarına, Asur Ticaret Kolonileri dönemine (Luhuzantiya olarak) uzanır. Hitit kaynaklarında ise MÖ 17. yüzyıl'da I. Hattušili'nin denizlere genişleme kampanyalarında üs olarak kullanıldığı belirtilir.
En bilinen olayı, MÖ 13. yüzyıl'da III. Hattušili'nin burada rahip ailesinden Puduhepa ile evlenmesidir. Puduhepa, Hitit İmparatorluğu'nun güçlü kraliçesi olmuş, diplomasi ve dini reformlarda etkili rol oynamıştır.
Konumu kesin olmamakla birlikte, günümüzde Adana'nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük en güçlü aday olarak kabul edilir.
Lawazantiya, Hititlerin Kizzuwatna'yı entegre etmesinde stratejik ve dini öneme sahip bir kutsal şehirdi.
Not : Görsel gerçek değildir bilgi amaçlıdır
Köksal Bey
TEREF

