Mete Han’ın ölümünden sonra Hun tahtına oğlu Kiok geçti.
29-05-2026, 08:54

Hun tarihinin bu dönemi, Çin kaynaklarında Mete’nin bıraktığı mirasın sürdüğü, fakat imparatorluğun artık olgunluk evresine girdiği bir çağ olarak anlatılır. Kiok’un hükümdarlığı yaklaşık M.Ö. 174 – M.Ö. 160 yılları arasına denk gelir ve Hunların Asya’daki hâkimiyetini uzun süre korumasını sağlayan kritik bir döneme sahne olmuştur. Mete Han’dan devralınan devlet düzeni güçlü bir merkezi otoriteye dayanıyordu; boylar sıkı bir disiplin içinde yönetiliyor, bozkırdaki kabileler Hun ordusuna asker ve malzeme desteği sağlıyordu. Kiok bu düzeni bozmadı, aksine pekiştirdi.
Kiok’un başa geçtiği yıllarda Çin’de Han Hanedanı hüküm sürüyordu. Mete döneminde Çin ile yapılan “barış ve evlilik antlaşması” (heqin), Kiok döneminde de yenilendi. Bu antlaşma, görünürde iki devletin dostluğunu simgelese de gerçekte Hunların gücünü tanıyan bir belgeydi. Çin, sınırlarını güvence altına alabilmek için Hunlara ipek, tahıl, şarap ve çeşitli mallar göndermeyi sürdürdü. Yani Çin, barış karşılığında Hunlara vergi öder durumdaydı. Bu durum, Kiok’un siyasi becerisinin bir göstergesi olarak yorumlanır.
Kiok sadece Çin’le diplomatik denge kurmakla kalmadı, doğudaki kabileleri ve batıdaki kavimleri de kontrol altında tutmayı başardı. Hun orduları, doğuda Mançurya steplerinden batıda Aral Gölü havzasına kadar uzanan geniş topraklarda hâkimiyet kurmuştu. Kuzeyde Baykal Gölü çevresi Hun otlakları arasındaydı. Bu kadar geniş bir coğrafyada merkezi yönetimi ayakta tutmak kolay değildi; ancak Kiok, babasının mirasını iyi koruyarak Hun konfederasyonunu bir arada tutmayı başardı.
Çin tarihçilerinin kaydettiğine göre, Kiok’un hükümdarlığı döneminde Han sarayı sık sık kuzeyden gelen baskılar nedeniyle savunma önlemleri almak zorunda kalmış, sınır kaleleri güçlendirilmişti. Hunların bu dönemdeki siyaseti temkinli ama kararlıydı: barış zamanında ticaret ve antlaşmalarla Çin’den çıkar sağlanıyor, savaş ihtimali doğduğunda ise güçlü bir orduyla gözdağı veriliyordu. Bozkırın klasik diplomasisi diyebileceğimiz bu siyaset, Hunları hem ekonomik hem de askerî açıdan üstün tutmuştu.
Kiok’un yönetimi, Hun tarihinde istikrarın en uzun sürdüğü dönemlerden biri olarak kabul edilir. Fakat onun ölümünden sonra, büyük Hun birliği içinde taht kavgaları yavaş yavaş baş göstermeye başladı. Merkezî gücün zayıflaması, ilerleyen yıllarda Hunların bölünmesine yol açacaktı. Buna rağmen Kiok dönemi, Asya bozkırlarında Türk adının ve otoritesinin saygı uyandırdığı, Çin’in bile Hun üstünlüğünü tanımak zorunda kaldığı bir çağ olarak hafızalarda yer aldı.
Derleyen: Hakan Aybars
Kaynakça:
1. Sima Qian, *Shi Ji (Tarihi Kayıtlar)*, “Xiongnu Bölümü.”
2. Ban Gu, *Han Shu (Han Kitabı).*
3. Jean-Paul Roux, *Türklerin Tarihi*, Kabalcı Yayınları, İstanbul, 2008.
4. İbrahim Kafesoğlu, *Türk Millî Kültürü*, Ötüken Yayınları, İstanbul, 2018.
5. Bahaeddin Ögel, *Türk Kültürünün Gelişme Çağları*, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1988. Показать меньше

