TÜRK MİTOLOJİSİNDE TÖRÜNGEY: İSKİTLERDEN OĞUZNAME’YE KÜLTÜR KAHRAMANINDAN DEVLET ATASINA DÖNÜŞÜMÜ

Bu gün, 15:14           
TÜRK MİTOLOJİSİNDE TÖRÜNGEY: İSKİTLERDEN OĞUZNAME’YE KÜLTÜR KAHRAMANINDAN DEVLET ATASINA DÖNÜŞÜMÜ
1- Türk kültür tarihinde mitolojik köken anlatıları, yalnızca geçmişe dair kozmogonik efsaneler sunmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal kimlik inşası, medeniyet tasavvuru ve devlet felsefesi açısından da kurucu bir rol üstlenir. Bu anlatıların soykütüksel ve hiyerarşik basamaklarında yer alan en merkezi figürlerden biri Törüngey’dir.
Türk mitolojik düşüncesinde Törüngey, Avrasya bozkırlarının en eski dönemlerinden itibaren şekillenerek üç temel katmanda varlık göstermiştir: İskit (Saka) geleneklerindeki ilk ata ve saban kültü; kadim Altay-Yakut yaratılış mitlerinde insanlığın varoluşunu ve tarım medeniyetini başlatan "ilk insan/kültür kahramanı" rolü; daha geç dönem yazılı kaynaklarda ise bozkır hukuk düzenini (töre) temsil eden ve Oğuz Kağan'ın babası olarak kurgulanan "kurucu devlet atası" rolü.
Bu çalışmanın amacı, Türk mitolojik düşüncesinde oldukça stratejik bir öneme sahip olan Törüngey figürünü, İskit kökenlerinden başlayarak geçirdiği bu tarihsel ve anlamsal dönüşüm ekseninde incelemektir. Araştırmada İskit şecere mitlerinin ve Altay-Yakut yaratılış anlatılarının yanı sıra Uygurca Oğuzname, Reşideddin’in Câmiü’t-Tevârih’i ve Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Terâkime’si gibi temel kaynaklar ışığında filolojik, tarihsel, kültürel ve ideolojik boyutlar ele alınacaktır. Karşılaştırmalı mitoloji ve metin analizi yöntemleri kullanılarak, figürün Avrasya bozkır medeniyetindeki sürekliliği ve taşıdığı toplumsal kodlar çözümlenmeye çalışılacaktır.
2. GELİŞME
2.1. İskit (Saka) Mitolojisindeki Saban Kültü ve İlk Ata Geleneği
Törüngey figürünün ve ona yüklenen "saban ile toprağı işleme" rolünün tarihsel derinliği, Herodot'un aktardığı İskit (Saka) köken mitlerine kadar uzanmaktadır. İskitlerin kurucu ata mitolojisine göre, bozkırda yaşayan ilk insan Targitay’ın üç oğlu (Lipoksais, Arpoksais ve Kolaksais) gökten yeryüzüne düşen altın nesnelerle karşılaşırlar. Gökten düşen bu kutsal nesneler; bir saban (arotron), bir boyunduruk (zygos), bir savaş baltası (sagaris) ve bir kasedir (phiale). Sadece en küçük kardeş Kolaksais bu yanan altın nesnelere dokunabilir ve böylece krallık hakkını, yani siyasi meşruiyeti elde eder.
İskit mitolojisindeki bu anlatı, göksel egemenlik hakkı (kut) ile yeryüzündeki üretim araçlarının (saban ve boyunduruk) ne kadar erken bir dönemde birleştiğini gösterir. Saban ve boyunduruk, bozkır kavimlerinin sadece göçebe hayata değil, nehir boylarında tarıma ve yerleşik düzene verdikleri önemi simgeler. İskit mitindeki ilk insan "Targitay" ismi ile Türk mitolojisindeki ilk insan "Törüngey" ismi arasındaki fonetik ve işlevsel benzerlik dikkat çekicidir. Her iki figür de hem soyun ilk atasıdır hem de yeryüzünde saban sürerek nizamı ve medeniyeti başlatan sembollerdir.
2.2. İlk İnsan ve Kültür Kahramanı Olarak Törüngey (Torungay) ile Ece
Türk kozmogonisinin en eski katmanını oluşturan Altay ve Yakut (Saha) yaratılış mitlerinde Törüngey (bazen Torungay olarak geçer), yeryüzünde yaratılan ilk erkektir. Eşi Ece (Öçö) ile birlikte, semavi dinlerdeki Adem ve Havva kültünün Türk mitolojisindeki tam karşılığını oluştururlar. Bu kadim anlatılarda Törüngey, İskitlerdeki kültürel mirasın bir devamı olarak, sadece biyolojik insanlığın başlatıcısı değil, aynı zamanda yabanıl hayattan yerleşik ve düzenli hayata geçişi sağlayan bir "kültür kahramanı" olarak kurgulanmıştır.
Kültür kahramanları, insanlığa medeniyetin anahtarlarını sunan, doğayı insan lehine dönüştüren mitik figürlerdir. Törüngey ve eşi Ece, yeryüzüne indirildikten sonra doğanın zorlu şartlarıyla mücadele etmiş, İskit mitlerindeki göksel armağanı hatırlatır şekilde ilk sabanı icat ederek toprağı işlemeyi ve tarım yapmayı insanlığa öğretmişlerdir. Evcilleştirdikleri öküzlerin boynuna boyunduruk geçirerek toprağı sürmeleri, Türk mitolojik hafızasında medeniyetin, üretimin ve yerleşik toplumsal düzenin başlangıcı olarak kabul edilir. Görsel tasvirlerde de kendine yer bulan bu saban sürme motifi, insanın doğaya hakim olma ve kendi sosyo-ekonomik nizamını kurma becerisini simgeler.
2.3. Törüngey Adının Dilbilimsel Kökeni ve Anlamsal Çerçevesi
Törüngey isminin etimolojik yapısı, onun hem yaratılış mitlerindeki hem de devlet felsefesindeki fonksiyonunu doğrudan deşifre eden en önemli anahtardır. Kelimenin kökenini oluşturan Eski Türkçe törü / töre kavramı; "geleneğin, hukukun, toplumsal düzenin, kurucu yasaların, varoluşun ve kozmik dengenin bütünlüğü" anlamına gelmektedir. İsmin sonuna gelen -nge / -gəy eki ise Eski Türkçe döneminde isimden isim ya da fiilden isim türeten, kelimeye genişletici ve pekiştirici anlam katan işlevsel bir ektir. Bu bağlamda filolojik olarak Törüngey; "töreli olan, varoluş düzenini getiren, toplumsal nizamı kuran ve yasayı uygulayan" olarak anlamlandırılmaktadır.
Metinlerin tarihsel ve coğrafi varyantları incelendiğinde, bu figürün kazandığı siyasi boyutla birlikte "Kara Han" ismiyle eşdeğer tutulduğu veya iç içe geçtiği görülmektedir. Örneğin, destanın Doğu Türkistan kökenli Uygurca nüshasında doğrudan "Kara Han" ismi ön plana çıkarken, Reşideddin’in Farsça kaleme aldığı Oğuzname varyantında bu figür "Törüngey" adıyla kaydedilmiştir. Ebulgazi Bahadır Han’ın eserinde ise bu iki isim birleştirilerek "Kara Han (Törüngey)" şeklinde yapılandırılmıştır. "Kara" kelimesinin taşıdığı "kutsallık, büyüklük, kadimlik ve yeryüzü gücü" mitolojik anlamı ile "Töre" kavramının getirdiği hukuki otorite, sonraki dönemlerde aynı yönetim idealinde eritilmiştir.
2.4. Destan Metinlerinde Törüngey'in Kara Han'a ve Devlet Atasına Dönüşümü
Zaman içinde bozkır kavimlerinin siyasi teşkilatlanması ve ardından İslami döneme geçiş süreci, İskitlerde "Targitay" ve Altaylarda "ilk insan" olan Törüngey figürünün destanlarda tamamen siyasi bir kimliğe bürünmesine yol açmıştır. İlk insan olarak dünyevi düzeni başlatan bu figür, Oğuzname geleneğinde meşruiyet sağlayan kurucu bir hükümdara (baba figürüne) dönüştürülmüştür. 13. yüzyıla tarihlenen Uygurca Oğuz Kağan Destanı’nda, baba figürü doğrudan Kara Han’dır ve o, geleneksel egemenlik otoritesinin temsilcisidir.
Buna karşın Reşideddin Fazlullah’ın Câmiü’t-Tevârih adlı anıtsal eserinde Oğuz'un babası "Törüngey Han" olarak adlandırılır ve o, tamamen olumlu, bilge bir hükümdar prototipi olarak tasvir edilir. Buradaki anlatıda Törüngey; adaletiyle ün salmış, törenin emirlerine sıkı sıkıya bağlı kalan, halkının refahını gözeten ve tebaası tarafından çok sevilen bir hakan olarak betimlenmektedir. 17. yüzyılda Ebulgazi Bahadır Han tarafından yazılan Şecere-i Terâkime ise bu silsileyi daha sistematik ele alır. Ebulgazi, Törüngey’i hem Türklerin ilk hakanı hem de Oğuz Kağan’ın öz babası olarak konumlandırarak, bütün Türk boylarının ortak soy kütüğünü ve genetik meşruiyetini bu kök figüre dayandırır. Böylece kadim İskit ve Altay mitlerindeki "insanlığın atası", destanlar katmanında "Türk boylarının devlet atası" rolünü devralır.
2.5. Töre İlkesi ve Siyasi Meşruiyet
Türk devlet felsefesinde devletin varlığı ve devamlılığı üç sacayağı üzerine kurulmuştur: Kut (Tanrısal egemenlik hakkı), Törü (Hukuk ve sosyal düzen) ve El (Devlet/Vatan). Bu yapı içerisinde Törüngey, şahsında somutlaştırdığı "törü" ilkesiyle, devletin adalet ve yasa boyutunu simgeler. İskitlerin gökten düşen saban ve krallık bağıntısında olduğu gibi, siyasi meşruiyet kurgusunda Oğuz Kağan’ın göksel/tanrısal yönü ile babası Törüngey’in temsil ettiği yeryüzü nizamı ve töre liderliği birleşir. Bu birleşim, "kutsal soy + töresel düzen" formülünü üreterek, sonraki yüzyıllarda hüküm sürecek olan Göktürk, Uygur, Karahanlı ve Selçuklu gibi Türk hanedanlarının en büyük egemenlik gerekçesi haline dönüşmüştür.
Törüngey figürünün İskitlerden Oğuzname geleneğine uzanan Avrasya bozkır hattında doğrusal ve köklü bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koymuştur. Herodot'un aktardığı İskit kurucu atası Targitay ve göksel saban kültü, Altay-Yakut kozmogonisinde eşi Ece ile birlikte saban sürüp tarımı başlatan "ilk insan ve medeniyet kurucusu Törüngey" motifine zemin hazırlamıştır. Bu figür, zamanla bozkır devletleşme sürecinin ve edebi dönüşümlerin etkisiyle "Oğuz Kağan'ın babası ve töre koyucu ilk hükümdar (Kara Han)" kimliğini kazanmıştır. Filolojik veriler, kelimenin kökündeki törü kavramı vasıtasıyla Törüngey’in her üç tarihsel katmanda da yasanın, hukukun, düzenin ve varoluşun mitolojik kaynağı olduğunu açıkça doğrulamaktadır.
Törüngey/Kara Han figürünü sadece tarihsel bir kişilik olarak aramaktansa, onu İskitlerden itibaren Türk toplumsal hafızasında yaşayan "töre ideolojisi", "devlet bilinci" ve "medeniyet kuruculuğu" sürekliliği ile ilişkilendirmek bilimsel açıdan en doğru yaklaşımdır. Figürün ilk insanlıktan devlet atasına uzanan bu çok katmanlı yapısı, Türk devlet geleneğinin hem insani-toplumsal kökenlerini hem de yüzyıllar boyunca hayatiyetini sürdüren hukuki meşruiyet zeminini inşa etmiştir.
KAYNAKLAR
Clauson, G. (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford: Clarendon Press.
Doerfer, G. (1965). Türk Dillerinde Töre/Törü Kavramı Üzerine Notlar. Wiesbaden: Franz Steiner Verlag.
Ebulgazi Bahadır Han (17. yy). Şecere-i Terâkime (Türklerin Soy Kütüğü). (Çev. R. Rahmeti Arat), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Herodot (MÖ 5. yy). Herodot Tarihi. (Çev. Müntekim Ökmen), İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.
Kafesoğlu, İ. (1983). Türk Milli Kültürü. Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları.
Kaşgarlı Mahmud (1072–1075). Dîvânu Lugâti’t-Türk. (Çev. Besim Atalay), Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Korkmaz, Z. (2020). Türk Mitolojisinde Soy Kurgusu, Dil Varyantları ve Oğuz Geleneği. Ankara: Akçağ Yayınları.
Ögel, B. (1993). Türk Mitolojisi (Cilt I–II). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Radloff, W. (1911). Proben der Volkslitteratur der turkishchen Stämme. St. Petersburg.
Reşideddin Fazlullah (1310). Câmiü’t-Tevârih (Oğuzname Bölümü). (Çev. Mürsel Öztürk), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Rostovtzeff, M. (1922). Iranians & Greeks in South Russia. Oxford: Clarendon Press.
Talat Tekin (1976). Oğuz Kağan Destanı – Giriş, Metin, Çeviri, Notlar. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.
Yeliz Kılıçarslan












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru