HACE BEKTAŞİ VELİ

Bu gün, 09:14           
HACE BEKTAŞİ VELİ
Hünkar Hace Bektaşi Veli nin Ölüm Yıldönümü münasebetiyle bu makaleyi Amasya dan hazırlayıp takipçilerine sunmak istedim.
Uzun olacak ama her Türk'ün ve Müslümanım diyen insan için hakkında bilgi sahibi olması gerekli bir düşünürdür Hünkar Hace Bektaşi Veli...
Hünkar Hace Bektaşi Veli 12. ve 13. yy. da yetişmiş ünlü bir düşünür, mutasavvuf ve gönül adamıdır.
Horasan’ın Nişabur kentinde doğmuştur. Annesi Hatem Hatun, babası Seyyit İbrahim Sani’dir. Ve her ikisi de Türk soyundandır.
Neden, her Türk ve Müslümanım diyen insanın hakkında bilgi sahibi olmalı dediğimi umarım anlamışsınızdır.
Hace Bektaş Veli’nin çeşitli kaynaklarda doğum ve ölüm tarihleri değişik gösterilmektedir.
Bazı kaynaklarda doğumu 1242, Anadolu’ya gelişi 1270 - 1280 yılları arası, ölümü ise 1337 olarak, bazı kaynaklarda ise doğumu 1209, ölümü 1271 olarak yazılmaktadır.
Akılcılığa ve bilime inanan Hace Bektaş Veli dürüst kişiliğe sahiptir. İlk eğitim ve öğrenimini Türkistanlı, Piri Hoca Ahmet Yesevi kültür ocağından alarak, çok sayıda bilim adamının yetiştiği Horasan’da yetişmiştir. Horasan erenlerinden biridir. Engin bir bilgi birikimine ve geniş bir dünya görüşüne sahip olmuştur.
Hace Bektaş Veli’nin Anadolu’ya gelişi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi, ekonomik ve kültürel düzenin bozulduğu, yönetimde bölünmelerin ortaya çıktığı, Selçuklu Devletinin Farslaştığı bir devreye rastlamaktadır.
Hace Bektaş Veli Kırşehir yöresindeki Suluca Karahöyük’e (Hacımköy) yerleşmiştir. Orta Anadolu’yu dolaştıktan sonra Anadolu kültürünü, Anadolu insanının gelenek ve göreneklerini özümseyerek yeni bir bilim ve öğreti merkezi (Bu günki anlamıyla ünüversite) kurmuştur. Hünkârmıza "Hace" ünvanı verilmesinin sebebi budur.
Burada çok sayıda öğrenci de yetiştiren ve yeniçeri ocağının da piri olarak bilinen Hace Bektaş Veli Anadolu birliğinin sağlanmasına Türkçenin yaygınlaştırılmasına yardımcı olmuştur. O dönemde Anadolu Moğol saldırılarına maruz kalmış Ahi Evranla birlikte halkın Moğol işgaline karşı direnmesini örgütleyen düşünür ve dini önderlerden biridir. Ahi Evran ve Hace Bektaşi Veli Moğol işgaline karşı mücadele ederken, Celaleddin Rumi (Mevlana) Moğollara destek vermiştir.
Hace Bektaşi Veli Osmanlı Devletinin de kurulmasında öncüluk esen manevi mimarlarindan biridir.
Hace Bektaş Veli, Türk dili ve kültürünün yabancı etkilerden ve her türlü yozlaşmalardan korunması çabalarını ömrü boyunca sürdürmüştür.
Ortaya koymuş olduğu birleştirici ve yükseltici öğreti her türlü bağnazlıktan uzak, çağa uyan ilkeler haline gelmiştir. Hace Bektaş Veli ibadet ve günlük yaşamda kadını erkeğin yanına almıştır. Güzel sanatlara sevecenlikle bakmış, Dergahta öğretisini yaşama geçirmiştir.
Makalat, Kitabu’l-Fevaid, Hace Bektaş’ın Şathiyyesi ve Besmele Tesviri isimli eserlerinin olduğu bilinmektedir. Hacı Bektaş Veli’nin hayatı ve kerametlerini anlatan “Velâyetname” önemli bir eserdir.
HACE BEKTAŞİ VELİ Mİ?
HACI BEKTAŞİ VELİ Mİ?
HACE (Hacı) Bektaş-ı Veli ;
"Eline, Beline, Diline Sahip Ol" Derken, aslında bizlere ne demek İstemişti?
Eline sahip ol:
hırsızlık yapma.
Diline sahip ol:
kötü söz söyleme.
Beline sahip ol:
zina yapma.
Genel anlamda bu şekilde kabullenilmiş ve yaygın olarak kullanılmış bir Hace Bektaş-ı Veli sözü bu.
Ancak gerçek anlamda Hace Bektaşi Veli bu sözden yukarda verdiğimiz anlamı kast etmemiştir...
Aşağıda makaleyi tam olarak okursanız HACE VELİ'NİN gerçek maksadı daha iyi anlaşılacaktır...
ÖNCELİKLE:
“Hacı” değil, “Hace”.
Evet...
Aslı böyledir ama O'nun söylemlerini ve hayat felsefesini "eline, beline, diline sahip ol" diyerek basite indirgediğimizden ötürü, hacılıktan, hocalıktan çok daha ciddi ve üstün bir sıfat olan "Hace" sıfatını da "hacı" olarak değiştirmiş, dönüştürmüş bir toplumuz...
Şüphesiz ki Hace Bektaş-ı Veli’nin bu sözleri günümüzde kullanıldığı anlama geliyor olsa da, aslında bu söz daha başka bir derinlik içeriyor...
HACE, Anadolu Türkmenlerine o dönem şartlarını göz önüne aldığımızda derin bir mesaj veriyordu.
Şöyle ki; Hace Bektaş Veli’nin dönemi Anadolu’nun Moğol istilası ile yanıp kavrulduğu, ihanetin, kahpeliklerin kol gezdiği bir dönemdi.
Konya’daki Selçuklu Sarayı Moğolların kuklası haline gelmişti.
Moğol istilasına direnen, örgütlenen Türkmenler Selçuklu saray yönetiminin Moğol işbirlikçisi yöneticilerinin ihaneti sonucu, devlet eliyle katledilir olmuştu.
Bunun en bilinen örneği Karamanoğlu Mehmet Bey’dir.
Karamanoğlu Mehmet Bey, Selçuklu sarayının Farsçayı resmi dil yapmasına karşılık; “Bugünden sonra divanda, dergâhta ve bargâhta, mecliste ve meydanda türkçeden başka dil kullanılmayacaktır...” fermanını yayınlamıştı.
Aynı zamanda Devletin içinde ki Moğol işbirlikçileri ilede amansız bir mücadeleye girişmişti.
Bunların en ünlüsü, yıllarca Moğol istilasına destek veren, işgalci Moğolların kuklası olan, Selçuklu sarayına ve Selçuklu sarayının kukla olmasında ve de devletin resmi dilinin farsça olmasında büyük rolü olan Celalettin Rumi (Mevlana) ve çevresi dir.
Karamanoğlu Mehmet Bey bunlara karşı mücadele etmiş ve şehit olmuştur.
Moğollar–Selçuklu Saray isbirlikçileri - Dini kullanan Mevlana, üçlüsüne karşı bayrak açan sembol isimlerden biri de, “Ahi Evran” dır.
Ahi Evran (evren) da tıpkı Karamanoğlu Mehmet bey gibi Türk ve Türkmen düşmanı bu şer ittifakıyla mücadele etmiş ve şehit düşmüştür.
İşte, Hace Bektaş Veli’nin bu sözlerinin altında bir Türk Milletinin kavgası, bir milletin mücadelesinin özü yatar.
"eline sahip çık" ifadesindeki "el", "il" dir.
Yani yurt, vatandır.
HACE, "ELİNE SAHİP ÇIK" derken. "İline, vatanına sahip çık demiştir." Hace Bektaş...
“beline sahip çık" ifadesindeki "bel", “toprak" tır.
Toprak Türk milleti için kutsaldır. "TOPRAK" Vatandır.
Hace, Türk Milletine toprağına (beline) Vatanına sahip çık demiştir.
Toprak bellenirse yani işlenirse ürün verir.
İşini, toprağını boş bırakma, uğraşından geri kalma, toprağını işle, üretim yap toprağına sahip çık demiştir.
HACE BEKTAŞ,
"diline sahip çık" ifadesindeki "dil", ağzımızın içindeki organ değil, konuştuğumuz dildir, lisandır. TÜRKÇE DİLİMİZDİR.
Lisanına, güzel Türkçemize sahip çıkın ki Farsçanın resmi dil olması karşısında dilimiz, lisanımız kaybolmasın demiştir. HACE BEKTAŞİ VELİ.
Ne de güzel söylemiş, lakin manasını kavrayan çok az kişi olmuştur..
İşte Hace Bektaş Veli’nin bu sözlerinin anlamını kavrayanlardan biri de; vatanına, toprağına, lisanına sahip çıkmak için 19 mayıs 1919' da Samsun’a çıkan ve milli mücadeleyi başlatan ulu önder Atatürk’tür...
Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerinde vatanın düşman işgalinden kurtarılması için çalışmaları başlatan ve örgütlenmeyi sağlayan ulu önder, işte bu sözün manasını kavradığı için Ankara’ya gelişinden önce 22 ve 23 Aralık 1919 tarihlerinde Hacı Bektaş İlçesine uğramış, Hace'nin dergâhında 2 gün kalmıştır.
O zaman; Ahi Evran gibi ol, "beline" (Vatanına) sahip çık.
Karamanoğlu Mehmet Bey gibi ol, "diline" (TÜRKÇE DİL BAYRAĞINA) sahip çık.
Mustafa Kemal ATATÜRK gibi ol, "eline/iline/diline", (VATANINA, TOPRAĞINA, DİLİNE) sahip çık.
Ey Türk Milleti; Eline, beline, diline sahip çık.
Uyuma Türk milleti...
*Hace*: efendi, ağa, sahip, öğreten, öğretmen, hoca anlamındadır.
Kaynak:
Osmanlı - Türkçe Sözlük, VIII. Baskı, Mustafa Nihat Özön,
İnkılap Kitapevi
Hace Bektaş Veli’den Altın Sözler:
Ara bul...
İncinsen de, incitme...
Kadınlarınızı okutunuz.
Murada ermek sabır iledir...
Araştırma açık bir sınavdır.
Eline, diline, beline sahip ol.
Her ne araran, kendinde ara.
Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir.
Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız...
Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Düsünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Nebiler, veliler insanlığa Tanrı’nın hediyesidir.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
HÜNKÂR HACE BEKTAŞİ VELİ'NİN BİLİNEN ESERLERİ:
1- Velayetname
2- Hacı Bektaş-ı Veli ve Şiirleri
3- Her Ne Ararsan Kendinde Ara.
HACE BEKTAŞ-I VELİ Horasan bölgesinin Nişabur şehrindendi.
Diyar-ı Rum’a gelen öncü bir alperendi.
Horasan erenleri, kandil kandil yandılar,
Işığa hasret canlar bir bir aydınlattılar...
Tarikatı Yesevi, Piri: Lokman Perende
Aradığın ne varsa, vardı bu alperende
Nefsinden başlamıştı silmeye kiri, pası,
Hikmetle ışıldadı, onun gönül aynası,
Türk-İslam anlayışı Yesevi nefesiydi,
Yesevi’nin nefesi, Habibinin sesiydi.
İnsanlık sevgisiydi onun Anayasası,
Sevgi sihriyle bozdu, oynanan her kumpası,
Bütün anlayışları bir bir incelemişti,
Kiminden esinlenmiş, kimini elemişti.
Hoca Ahmet Yesevi, Pirinin hocasıydı.
Sönmeyen meşalenin ocağı, bacasıydı.
Hiç kimseyi incitme, hor görme dedi canı,
Edep, ahlak, hoşgörü insan eder insanı,
Temizlik içten başlar, arının dedi kirden,
Işık girmez kalbine, arınmazsan kibirden.
“Baba İlyas” yanında eğlenmişti bir zaman,
Suluca Karahöyük en çok kaldığı mekân,
Alperen yetiştirdi, gönderdi ilden ile,
Devam etti böylece “Yesevici silsile”,
“Ulu Hünkâr” ismiyle, nam saldı dört bir yana,
“Kâmil insan” tipini çare gördü küffara,
İyi bir eğitimci hem de teşkilatçıydı.
Türk - İslam aşısını, arza yaydıkça yaydı.
Tevriyeli sözleri arif olanlar anlar,
Her sözünde bir yakın, bir de uzak anlam var,
O, “eline, beline, diline sahip ol” der,
Ve yurdundan, neslinden, lisanından söz eder,
Dört kapı, kırk makamla yapmıştı izahatı,
Türkler anlasın diye yazmıştı Makalat’ı,
Tabiptir arif insan, hastalıklı millete,
Sevgi saygı ilacı şifadır her illete.
Giydi, hiç çıkarmadı edep elbisesini,
Bu elbise içinde verdi son nefesini.
Toprak ana böylece sarıldı balasına,
Hünkâr’ım dönüş yaptı, kavuştu Mevla’sına...
Pir Hace Bektaş Veli'ye bir gün sorarlar; Kadınları neden ibadetlerinize alıyor, birarada ibadet ediyorsunuz?
Kadınlara neden bu kadar değer veriyorsunuz..?
Hünkar şöyle cevap verir; "Erkek arslan, arslanda, dişi arslan arslan değil mi?"
Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hak’kın yarattığı her şey yerli yerinde.
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok,
Noksanlık eksiklik, senin görüşlerinde.
İnsanlığı sevgiye, iyiliğe ve barışa davet eden Pir Hünkar Hace Bektaş-i Veli’yi ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz...
Hayatının büyük bir kısmını Suluca Karahöyük’te (Hacıbektaş) geçiren Hace Bektaş Veli, ömrünü de burada tamamlamıştır...
Mezarı, Nevşehir İli’ne bağlı Hacıbektaş İlçesi’nde bulunmaktadır.
Mevlüt Kaleli













Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]