Güneş batmayan yalanlar imparatorluğu!
Bu gün, 00:03

I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz İmparatorluğu, Hindistan’da dikkat çekici bir asker alma kampanyası yürüttü. Afişte tüfeğini taşıyan bir Hintli asker, arkasında Hindistan haritası ve şu mesaj yer alıyordu:
“Bu asker Hindistan’ı koruyor. Kendi evini ve ailesini koruyor. Ailene yardım etmenin en iyi yolu askere katılmaktır.”
Mesaj açıktı: Askere gidersen vatanını ve aileni koruyacaktın.
Fakat gerçek çok farklıydı.
Savaş boyunca yaklaşık 1,3 milyon Hintli asker, İngiliz ordusu adına silah altına alındı. Ancak bu askerlerin büyük bölümü Hindistan’ı savunmadı. Binlerce kilometre uzaklıktaki cephelere gönderildiler.
Fransa’nın çamur içindeki siperlerinde, Gelibolu’da, Mezopotamya’nın kavurucu çöllerinde, Filistin’de ve Doğu Afrika’da İngiliz İmparatorluğu adına savaştılar.
Evlerinde kalan aileler ise çocuklarının kendi vatanlarını koruduğunu sanıyordu.
Oysa onlar, İngiltere’nin küresel çıkarları uğruna hayatlarını ortaya koyuyordu.
Bu savaşta yüz binlerce Hintli öldü, yaralandı veya sakat kaldı. Hayatta kalanların çoğu ise ömür boyu taşıyacakları fiziksel ve psikolojik yaralarla ülkelerine döndü. Savaşın bedelini yalnızca kendileri ödemedi; karşı cephedeki binlerce insanın ölümüne de istemeden ortak oldular. Çünkü propaganda, onları kendi ülkelerini savunduklarına inandırmıştı.
İngiliz yönetimi bunu bilinçli şekilde planladı.
Hindistan’da genel zorunlu askerlik olmadığı için insanları gönüllü olarak cepheye göndermeleri gerekiyordu. Bunun için afişlerde vatan sevgisi, aileyi koruma, onur ve kahramanlık duyguları işlendi. Gerçek hedef ise Hindistan’ı savunmak değil, İngiliz İmparatorluğu’nun dünyanın dört bir yanındaki savaşlarına asker sağlamaktı.
İşte propaganda tam da böyle işler.
Gerçekler duygusal bir hikâyeyle süslenir ve insanlar, başkalarının çıkarları için savaşırken kendi vatanlarını koruduklarına inanırlar.
Bu afiş de bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.
Sizce günümüzde de insanları belirli amaçlara yönlendirmek için benzer propaganda yöntemleri kullanılıyor mu? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın.
Kayıp Tarih Defteri

