Bazen “hizmet etmek ve korumak”, kuralları uygulamaktan çok daha fazlasıdır.
17-04-2026, 08:54

On beş yıldır polislik yapıyorum. Dün gece, rutin bir devriye sırasında bir aracı kenara çektim. Hız sınırının 90 olduğu yolda saatte 135 kilometreyle ilerliyor, üstelik şeritler arasında zikzaklar çiziyordu. Tehlikeli sürüşten ceza yazmaya hazırlanarak ağır adımlarla camına doğru yürüdüm.
Cam indiğinde beklediğim manzarayla karşılaşmadım. Ne alkol kokusu vardı ne de dalgın bir umursamazlık… Adamın elleri direksiyonun üzerinde titriyordu. Gözleri doluydu. Dudakları zor bela aralandı:
“— Kızım…” dedi, sesi kırılarak. “Çocuk hastanesinde… Kemoterapi işe yaramadı. Az önce aradılar… Acele etmem gerektiğini söylediler.”
Gözlerinin içine baktım. O bakışta yalan yoktu. Ne bir oyun, ne bir kaçış… Sadece çaresizlik ve zamana karşı verilen bir savaş.
Elimdeki ceza defterini yavaşça kapattım.
“— Beni takip et,” dedim.
Arabama döndüm. Jiroskopları yaktım, sireni açtım. Gecenin sessizliğini yaran o sesle birlikte yolu onun için açmaya başladım. Kavşakları temizledim, araçları kenara çektirdim. Zamanla yarışıyorduk. Otuz dakikalık yolu on beş dakikada kat ettik.
Hastanenin önüne vardığımızda adam arabadan fırladı. Ne teşekkür etti, ne arkasına baktı… Koşarak içeri girdi. Ben ise park yerinde kaldım. Motoru susturdum. Bekledim. Belki yine yardıma ihtiyacı olur diye… Belki de sadece içimdeki huzursuzluğu susturabilmek için.
Bir saat sonra geri geldi. Adımları ağır, omuzları çökmüştü. Gözleri boşluğa bakıyordu. Beni görünce durdu, yavaşça yaklaştı.
“— Doğru olanı mı yaptım?” diye sordum, sesim neredeyse fısıltıya dönüşmüştü.
Başını hafifçe salladı.
“— Evet,” dedi. “Son nefesine kadar elini tutabildim… Her şey için teşekkür ederim.”
Elimi sıkmak istedi ama gücü yetmedi. Dizlerinin bağı çözüldü, kollarıma yığıldı.
O an anladım…
Bazen “hizmet etmek ve korumak”, kuralları uygulamaktan çok daha fazlasıdır.
Bazen risk almak, bir hayatın son anına yetişebilmek demektir.
Tahsin Yeniay
TEREF

