CHE’NİN ÇOCUKLARI

11-06-2026, 10:04           
CHE’NİN ÇOCUKLARI
“Dünyanın herhangi bir yerindeki adaletsizliğe karşı derinden öfkelenebiliyorsanız, benim yoldaşımsınız.”
Che Guevara’nın çocuklarına bıraktığı en değerli miras belki de bu sözdü. Çünkü onlar yalnızca bir babanın değil, bir efsanenin çocukları olarak büyüdüler. Dünyanın milyonlarca insanı Che’yi bir poster, bir slogan, bir devrim simgesi olarak görürken, onlar çok daha zor bir şey yapmak zorundaydı: Bir mitin gölgesinde kendi kimliklerini koruyabilmek.
Che öldüğünde bazıları henüz konuşamayacak yaştaydı. Babalarını önce fotoğraflardan, sonra kitaplardan ve duvar resimlerinden tanıdılar. Bir insanın babasının hem aile albümünde hem de dünyanın dört bir yanında satılan tişörtlerin üzerinde olması, az rastlanır bir kaderdi.
Yine de çoğu, babalarının izinden bütünüyle ayrılmadı. Kızı Aleida Guevara doktor oldu; yoksulların ve sağlık hizmetlerine erişemeyen insanların yanında çalıştı. Babasının silahla yürüdüğü yolları, o stetoskopuyla dolaştı. Yöntem değişmişti ama adaletsizliğe duyduğu duyarlılık aynı kalmıştı.
Oğlu Camilo Guevara ise babasının mektuplarını, günlüklerini ve düşüncelerini korumaya adadı kendini. Dünyanın tüketim kültürü Che’nin yüzünü bir markaya dönüştürürken, o hafızayı yaşatmaya çalıştı.
Ernesto Guevara March’ın motosiklet tutkusu ise ayrı bir anlam taşır. Çünkü genç Ernesto Guevara’nın, henüz “Che” olmadan önce Latin Amerika’yı motosikletle dolaştığı yolculuk, onun dünyaya bakışını değiştiren dönüm noktasıydı. Oğlunun tutkusu da sanki hiç tanıyamadığı babasının gençlik ruhuna sessiz bir yakınlaşma gibiydi.
Celia Guevara ise daha geri planda kalmayı seçti. Belki de bir simgenin çocuğu olmanın bazen görünür olmaktan çok sessiz kalmayı gerektirdiğini fark etmişti.
Che’nin çocukları onun birebir kopyası olmadılar. Hiçbiri yeni bir gerilla hareketinin peşine düşmedi. Ancak büyük çoğunluğu, onun taşıdığı temel damarı korudu: Adaletsizliğe duyarlılık, yoksullara yakınlık ve insanın yalnızca kendisi için yaşamaması gerektiği düşüncesi.
Belki de asıl miras buydu. Çünkü posterler solar, sloganlar unutulur, efsaneler zamanla değişir. Ama bir insanın vicdanı, onu tanımış olanların hayatında yaşamaya devam eder.
Bu yüzden Che’nin gerçek mirası belki de duvarlardaki meşhur yüzünde değil; çocuklarının taşıdığı o sessiz sadakatte saklıdır.
Şahika Elçibeyoğlu
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]