YOZGAT’TA KAYALARA İŞLENEN ANA: KAZANKAYA’NIN KYBELE’Sİ
Dünən, 11:14

Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Kazankaya köyünden başlayıp Çorum’un İncesu köyünde son bulan Kazankaya Kanyonu, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık tarihî mirasıyla da Anadolu’nun dikkat çeken değerlerinden biridir.
Yaklaşık 10 kilometre boyunca uzanan kanyon; sarp kayalıkları, mağaraları, tarihî surları, Hitit dönemine ait izleri ve Çekerek Irmağı’nın hayat verdiği eşsiz coğrafyasıyla adeta açık hava müzesi gibidir. Fakat bu kanyonu daha da özel kılan bir başka hazine vardır: Ana Tanrıça Kybele’nin kayalara işlenmiş görkemli kabartması.
Yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen Kybele kabartması, Hellenistik Dönem Anadolu’sunun en büyük Kybele kabartmalarından biri olarak gösterilmektedir. Yaklaşık 3,16 metre boyunda ve 1,20 metre omuz genişliğinde olan bu eser, kaya yüzeyindeki sessizliğine rağmen bize binlerce yıl öncesinden güçlü bir hikâye anlatmaktadır.
Bir niş içerisine işlenen ve taht üzerinde oturduğu düşünülen Kybele, önünden akan Çekerek Irmağı’na ve karşısındaki yüksek kayalıkların üzerinde yükselen kaleye bakmaktadır. Sol elinde tuttuğu aslan yavrusu ise onun doğayla, güçle ve bereketle kurduğu sembolik bağı yansıtmaktadır.
Kybele, Anadolu’nun kadim kültürlerinde ana, bereket, doğa ve yeniden doğuş kavramlarıyla özdeşleşmiş bir figürdür. Zaman içerisinde farklı kültürlerde farklı adlarla anılsa da özünde toprağın, üretimin ve yaşamın sembolü olarak varlığını sürdürmüştür.
İnsan düşüncesinin, inancının ve sanatının kayalara kazındığı bu eser, aslında yalnızca bir heykel ya da kabartma değildir. O, Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasının bir parçasıdır.
Üstelik bu tarihî değer, 1985 yılında fark edilmiştir. Yapılan incelemelerin ardından arkeologlar ve sanat tarihçilerinin değerlendirmeleriyle korunması gereken kültür varlığı olarak kabul edilmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da tescillenmiştir.
Bugün bize düşen ise bu mirasa yalnızca bakmak değil, onu tanımak, korumak ve gelecek kuşaklara anlatmaktır.
Çünkü Yozgat’ın tarihi yalnızca kitaplarda yazılı değildir.
Bazen bir kayanın yüzündedir.
Bazen bir kanyonun sessizliğinde…
Bazen Çekerek Irmağı’nın sesine karışan binlerce yıllık bir hikâyededir.
Ve Kazankaya’da Kybele hâlâ oradadır.
Kayalara işlenmiş bir ana gibi, Anadolu’nun kadim hafızasına bakmaktadır.
Şerife Bozoğlan Eker



