CESUR VE SAVAŞÇI TÜRK KADINLARI (AMAZONLAR) – MÖ I. YÜZYIL

Bu gün, 09:54           
CESUR VE SAVAŞÇI TÜRK KADINLARI (AMAZONLAR) –
Kahraman Türk kadınlarından söz eden paylaşımımda MÖ I. yüzyıl tarihini belirtmemin nedeni, onların yazılı kaynaklarda bu tarihlerden itibaren kayda geçmiş olmasıdır. Aslında ise en eski dönemlerden, yani kadim Ön Türk tarihinden Kut Devleti dönemlerine kadar ve Turuk Beyliği'nden başlayarak Türk tarihinde kadın ile erkek arasında ayrım yapıldığına rastlayamazsınız. Hatta İslam döneminde dahi Türkler kadınlarına duydukları saygıyı korumuşlardır.
Eski Türk boylarında yüksek toplumsal statüye, askerî ve siyasi nüfuza sahip savaşçı ve yönetici kadınlar bulunuyordu. Türk devletçilik tarihinde ve mitolojisinde kadın hükümdarların ilk sembolleri sayılan bu hatunlar, hem savaş meydanlarında gösterdikleri cesaretleriyle hem de devlet yönetimindeki bilgelikleriyle tanınıyorlardı.
Türk toplumunda kadınlar erkeklerle aynı haklara sahipti. Meclislerde ve kurultaylarda karar alma süreçlerine aktif biçimde katılıyorlardı. Türk kızları genç yaşlardan itibaren ata binmeyi, ok atmayı ve kılıç kullanmayı öğreniyorlardı.
Antik Yunan kaynaklarında söz edilen efsanevi “Amazon” kadınlarının, esasen Sak/İskit savaşçı kadınları olduğu belirtilmektedir.
Roma tarihçilerinin aktardıklarına göre, MÖ 65 yılında Pompeius komutasındaki Romalıların Kozis'in yönettiği Albanlara karşı gerçekleştirdiği savaşta, Albanların yanında Alban kadınları da savaşa katılmışlardı. Esir alınan Alban savaşçıları arasında çok sayıda yaralı kadın da bulunuyordu. Alban kadınlarının gösterdiği yiğitlik Romalıları hayran bırakmıştı.
İşte bu kadınların cesareti, Romalılar arasında Kafkasya Albaniyası'nın kuzeyindeki dağlarda savaşçı Amazon kabilelerinin yaşadığı ve Albanların Roma'ya karşı savaşında onlara yardım ettikleri yönünde bir efsanenin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Amazonların Azerbaycan'da yaşamış olmaları hakkında en önemli bilgilerden birini ise Strabon, Geographika adlı eserinde vermektedir. Strabon bu konuda şöyle yazar:
“Albanya'nın yukarı dağlarında Amazonlar yaşar. Pompeius'un seferine katılan ve Albanya'ya gelen Theophanes, İskit boyları olan Hell ve Lehler'in Amazonlar ile Albanlar arasında yaşadığını söyler. Bu ülkede bu boylar ile Amazonlar arasında Mermodalida Nehri akar. Bu bölgeleri iyi bilen diğer yazarlar, özellikle Skepsisli Metrodoros ve Hypsikrates ise Amazonların Kafkas Dağları'nın Keravnos adı verilen kuzey eteklerinde, Gargarlara komşu olarak yaşadıklarını ileri sürerler.”
Herodotos, Sarmatya'yı yanlış biçimde “kadınlar tarafından yönetilen” (Gynaikokratoumenoi) bir topluluğun yaşadığı bölge olarak göstermiştir. Antik Yunan tarihçisine göre Amazonlar, Sak ülkesinde (bugünkü Kırım ve Kuzey Karadeniz) ve Maiotis Gölü'nün (Azak Denizi) kıyılarında yaşamaktaydı.
Herodotos, Sarmatları Amazonlar ile İskitlerin soyundan gelen bir topluluk olarak tasvir eder. Onların kadınlarının eski geleneklerini sürdürdüklerini ve:
“Çoğu zaman kocalarıyla birlikte at üzerinde ava çıktıklarını, savaşlara katıldıklarını ve erkeklerle aynı kıyafetleri giydiklerini”
aktarır.
Türk kadınları hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler için Prof. Dr. Firudin Ağasıoğlu'nun, İslam Öncesi Türk Tarihi Doqquz Bitik, IV. Bitik (Tarihin Etnografyası) adlı eserinin 81–85. sayfaları paylaşılmaktadır.
(Təvəkgül Nəbioğlu)
















Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru