IZLANDA' da TURK ÖLDÜRMEK SUÇ TEŞKIL ETMIYOR!! TÜRK OLMAYAN TÜRKLERIN 1627’ deki IZLANDA SEFERI.
Bu gün, 07:04

1627 IZLANDA' ya TÜRK AKINLARI
DÜNYADA "TÜRK YAĞMASI" ya da "TÜRK TALANI" diye bilinen ve 1627 yılında İZLANDA" da geçen tarihsel olayın detaylarına gelin birlikte bakalım.
"İZLANDA' da TÜRK ÖLDÜRMEK SERBESTMIŞ" ya da "İZLANDALILAR TÜRKLERDEN NEFRET EDIYORMUŞ" gibi yorumların nedeni olan 1627 AKINLARI ile aslında Türkler'in çok da alakası yok.
1627 YILININ getirdiği trajediyi İzlanda' da herkes çok iyi biliyor ama "TÜRK NEFRETI" gibi bir durum da söz konusu değil. İzlanda' ya seyahat etmekten çekinenler varsa da ek not olsun.
HER zamanki gibi soğuk geçen bir kışın ardından İZLANDA otlakları yeşile bürünmüş, koyunlar ve kuzular serbestçe otlanıyordu. Takvimler 20 HAZIRAN 1627’ yi gösterdiğinde GRINDAVIK’ in sisli koylarında yabancı bir gemi göründü.
DÜNYANIN bir ucunda yaşayan İzlanda halkı ziyaretçilere hiç de alışkın değildi. Görünüşe göre gemi 5000 kilometre uzaktaki Türk topraklarından geliyordu ama amaçlarının ne olduğunu o an hiç kimse kestirememişti.
GEMIDEN yaklaşık 75 KORSAN indi. Önderleri kötü şöhreti ile AVRUPA’ ya nam salmış, aslen HOLLANDALI JAN JANSZOON’du. İflah olmaz korsanlardan JAN bir süre önce -o zamanlar OSMANLI toprağı olan- SALE"ye (FAS) yerleşmiş ve korsan olma hayaliyle yanıp tutuşan bir sürü de mürettebat toplamıştı.
MÜSLÜMAN olduktan sonra ismini MURAT REIS olarak değiştirmiş; özellikle ATLAS OKYANUSU‘ da yaşayan savunmasız yerleşimlere akınlar düzenlemek, ganimet ve köle ele geçirmekle meşguldü.
MURAT REIS’ in gemisi İZLANDA’ da 1 hafta kaldı. Bu süre içinde 30-40 kişiyi esir alıp bir de DANIMARKA ticaret gemisine el koyduktan sonra SALE" ye geri döndüler. Fakat İzlanda’yı çok daha kötü bir akın daha bekliyordu.
CEZAYIR’ den 3 gemi ile yola çıkan ikinci grup daha büyük ve hazırlıklıydı. 300 kişilik grubun başında yine sonradan Müslüman olmuş, BELÇIKALI bir diğer MURAT REIS vardı. 5 TEMMUZ’ da İzlanda’ nın doğu kıyılarından karaya çıktılar.
KÜÇÜK yerleşimleri ve çiftlikleri kolaylıkla yağmaladıktan sonra adanın diğer kesimlerine doğru hızla ilerlediler. Direnenleri, kaçmaya çalışanları ya da köle pazarında para etme yecek olanları oracıkta öldürdüler. Grup birkaç ticaret gemisi yağmalayıp yüzlerce esir aldıktan sonra VESTMANN ADALARI’ na ilerlemeye başladı. Buradaki halk korsanlardan haberdardı ve savunma hazırlıkları yapmıştı ama korsanlar işbirlikçi bir İzlandalı sayesinde adanın farklı bir tarafından savunmayı delerek karaya çıkmayı başardılar.
MURAT REIS ve ekibi VESTMANN ADALARI" nda nda para edecek ne varsa yağmalayıp 150-160 kişiyi öldürmeyi de ihmal etmedi. Köle pazarlarında iyi para edecek 242 kişiyi de esir aldıktan sonra CEZAYIR’ e doğru yola çıktılar. İZLANDA nüfusunun %1’i bir hafta içinde yok olmuştu.
O DÖNEMDE Osmanlı İmparatorluğu gücünün zirvesindeydi. Korsanlar için Osmanlı himayesi fazladan güç kazandırıyordu. Avrupa, mezhep savaşlarının tam ortasındaydı ve kaçırılan üç-beş kişi için kimse OSMANLI’ yı karşısına almak istemiyordu.
BU olaylar İZLANDA tarihine ve kolektif bilincine derin izler bıraktı. Korsanların adayı terk etmesinin hemen ardından bütün olanları tüm detaylarıyla kaleme aldılar. Bağlı oldukları DANIMARKA KRALLIGI’ na mektuplar yazarak kaçırılan aile fertleri, dostları adına korsanlara fidye ödenmesini talep ettiler ama mektuplar cevapsız kaldı. Birçok çocuk annesiz, babasız kalmıştı. Erkekler ise ya canlarını kaybetmiş; ya da eşleri ellerinden alınmıştı. O eşlerden biri de Guðríður SÍMONARDÓTTIR idi.
SIRADAN bir balıkçının karısı olan Guðríður 29 yaşında ve 1 çocuk sahibi idi. AFRIKA’daki köle pazarlarında satışa çıkarılmış, güzelliğinden ötürü yüksek fiyat biçilmişti. Her fırsatta kocası Eyjólfur’e mektuplar yazıyor, onu ne kadar çok sevdiğini anlatıyordu.
9 SENE köle olarak MÜSLÜMAN topraklarında zaman geçirdikten sonra yakınları ve DANIMARKA KRALLIĞI tarafından fidyesi toplandı. Artık ülkesine geri dönebilecekti.
Guðríður ile birlikte 34 kişinin daha fidyesi ödenmişti. Çocukların beyinleri yıkanmış olabileceği gerekçesiyle dönmelerine izin verilmiyordu. Oğlu SÖLMUNDUR’ u ardında bırakıp uzun bir yolculuğun ardından sonba harda KOPENHAG’ a vardı ama grubun İzlanda’ya dönmek için kışı burada geçirmesi gerekiyordu. Müslüman topraklarında yıllar geçirmiş grubun HRISTIYAN öğretilerini tazelemesi için o sıralar genç bir öğrenci olan HALLGRÍMUR PÉTURSSON atanmıştı.
HALLGRÍMUR ile Guðríður arasında hemen bir aşk başladı. Evli bir kadın olduğu bilinen Guðríður toplumdan şiddetle dışlandı ve çift DANIMARKA" yı terk etmek zorunda kaldı.
İZLANDA"ya döndüklerinde Guðríður‘un kocasının bir fırtınada hayatını kaybettiğini öğrendiler ve çift bunun üzerine evlendi. HALLGRÍMUR ilerleyen yıllarda İzlanda’nın en önemli şairi ve din adamı haline geldi ama TÜRK topraklarında 10 sene köle olan Guðríður toplum tarafından kabullenilmedi. İzlanda’nın en önemli kişilerinden HALLGRIMUR’ un eşi olmasına rağmen ömrünün sonuna kadar
“TÜRK GUDDA” lakabıyla yaşamak zorunda kaldi.
HISTORY SCANDINAVIA
Sevda Amanova




