Ben de Bakan Yusuf Tekin gibi Rize'de okudum. Okulda söylediklerinin hiçbirini yaşamadım.
Bu gün, 07:14

Bakan Yusuf Tekin, her şeyin AKP ile başladığına dair tuhaf ve akıl dışı iddialara bir yenisini eklemiş. Şöyle şeyler demiş:
"Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu, soba olan okul lüks kabul ediliyordu. Annelerimiz fileyle odun yollardı."
Bakan bey ilk ve orta okulu Rize’de okumuş. Ben de öyle. Yusuf Tekin’ten büyüğüm. Bakan bey doğduğunda ben ilkokul öğrencisiydim. İlk ve orta okulu Rize’nin bir köyünde okudum.
Biz okuldayken ders kitabı sorunumuz olmadı. Hatta okulda kitaplığımız bile vardı. Kitaplarla ve ansiklopedilerle tanışmam köy okulunda oldu. Çok iyi öğretmenlerimiz vardı.
Sınıflarımız 30-35 kişilikti. Okullarımız devlet tarafından ısıtılır ve temizlenirdi. Okulda sobamız vardı. Kışlar çok sert geçmesine rağmen okulda üşüdüğümü hatırlamıyorum. Güzel derli toplu bir ilkokulumuz vardı. Köyde orta okulumuz bile vardı.
Okullarda ücretleri devlet tarafından ödenen müstahdemler olurdu. Şimdiki gibi okulların bakımı ve temizliği okul-aile birliğinin sırtında değildi.
Kısacası bakan beyin öğrenciliğinden daha önceleri de Rize’de ilk ve orta öğretimde böyle tuhaflıklar yoktu.
Köyler yoksuldu -şimdi şehirler de yoksul- ama okullar bakan beyin söylediği gibi değildi.
Bu da ilkokul günlerimden bir fotoğraf
Aziz Çelik

