PART İMPARATORLUĞU VE TÜRK-SAKA MİRASI
Bu gün, 10:54

Part İmparatorluğu (Arsaklı Hanedanı), M.Ö. 247 yılında tarih sahnesine çıkan ve antik dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri haline gelen bir bozkır imparatorluğudur. Batı merkezli geleneksel tarih yazımı, hüküm sürdükleri coğrafya nedeniyle Partları doğrudan "Pers/İran" kültür dünyasına dahil etme eğilimindedir. Ancak çağdaş tarih araştırmaları, arkeolojik bulgular ve antik kaynaklar, Part devletini kuran asli unsurun Avrasya bozkırlarından güneye inen ön-Türk (Proto-Türk) toplulukları olduğunu ortaya koymaktadır. İmparatorluğun kurucusu olan I. Arsak (Arşak), bugün Türkmenistan ve Horasan olarak bilinen bölgede göçebe bir yaşam süren Parni (Aparn) kabilesinin lideriydi. Antik coğrafyacı Strabon ve tarihçi Justinus, bu kabilenin büyük bir İskit-Saka konfederasyonu olan Dahae birliğine bağlı olduğunu açıkça kaydeder.
İskit-Saka toplulukları; kurgan kültürü, atlı göçebe yaşam tarzı, hayvancılığa dayalı ekonomileri ve sanatsal figürleriyle Türk kültür tarihinin en eski köklerini oluşturur. Dilbilimsel açıdan incelendiğinde, hanedana adını veren "Arsak" isminin Türkçe "Er-Sak" (Saka eri/yiğidi) kelimesinden türediği pek çok Türkolog tarafından kabul edilmektedir. Partların devlet yönetiminde kullandıkları ikili meclis yapısı (Megistanes) ve boylar federasyonuna dayalı siyasi örgütlenme, klasik Türk devlet geleneğinin ilk somut örneklerindendir.
Partlar, Büyük İskender'in haleflerinden olan Helenistik Selefkos Krallığı’nın zayıflamasını fırsat bilerek bağımsızlıklarını ilan ettiler. Kısa sürede topraklarını genişleterek Mezopotamya'dan Hindistan sınırına kadar uzanan devasa bir coğrafyayı ve İpek Yolu'nun en kritik ticaret rotalarını kontrol altına aldılar. İmparatorluk, en güçlü ve parlak dönemlerini I. Mithridates (M.Ö. 171-138) ve II. Mithridates (M.Ö. 124-88) devirlerinde yaşadı. Bu dönemde Partlar, sınırlarını Roma İmparatorluğu ile komşu yapacak kadar büyüterek dönemin iki küresel süper gücünden biri haline geldiler. Part İmparatorluğu'nun askeri gücü, tamamen Türk bozkır savaş doktrinine dayanıyordu. Ordu, yerleşik toplumların piyade ağırlıklı yapısının aksine, tamamen süvarilerden oluşmaktaydı. Ordunun çekirdeğini ağır zırhlı atlılar (Katafraktlar) ve inanılmaz bir hızla hareket eden hafif atlı okçular oluşturuyordu. Dünya askeri tarihine "Part Atışı" (Parthian Shot) olarak geçen, at sırtında tam Pediatric dörtnala ileri doğru kaçarken aniden geriye dönerek kusursuz ok atma tekniği, Türk sahte ricat (turan/hilal) taktiğinin en ölümcül parçasıydı. Bu askeri dehanın en büyük kanıtı, M.Ö. 53 yılında gerçekleşen Carrhae (Harran) Savaşı'dır. Roma'nın en zengin ve güçlü generali Crassus, 40.000 kişilik devasa yedi Roma lejyonuyla Part topraklarına girdi. Part ordusunun başındaki dahi komutan General Surena, tamamen Türk bozkır taktiklerini (vur-kaç, sahte ricat ve atlı okçularla yıpratma) uygulayarak Roma ordusunu çölde kuşattı ve tamamen imha etti. Crassus'un öldürüldüğü ve Roma sancaklarının ele geçirildiği bu savaş, Roma tarihinin en büyük askeri felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Romalılar, Marcus Antonius önderliğinde daha sonra yaptıkları seferlerde de Partların esnek ve hareketli gerilla taktikleri karşısında tutunamayarak ağır kayıplarla geri çekilmek zorunda kaldılar.
Yüzyıllar boyunca Roma İmparatorluğu'nun doğuya doğru genişlemesini engelleyen tek güç olan Partlar, askeri alanda büyük başarılar elde etseler de zamanla içsel ve yapısal sorunların kurbanı oldular. Merkeziyetçi bir yönetim yerine, Türk devletlerinde de sıkça rastlanan "boylar konfederasyonu" modelini benimsemiş olmaları, uzun vadede devletin istikrarını bozdu. Taht kavgaları, büyük feodal ailelerin kendi aralarındaki çekişmeleri ve hanedan içi bölünmeler merkezi otoriteyi tamamen zayıflattı. Bunun yanı sıra, Roma ile yüzyıllar boyunca kesintisiz devam eden sınır savaşları, başkent Tizpon'un (Ctesiphon) birkaç kez Romalılar tarafından yağmalanması, imparatorluğun ekonomik yapısını ve askeri gücünü büyük ölçüde yıprattı. Partların bu zafiyetinden yararlanan ve onların egemenliği altında yaşayan Fars kökenli yerel Sasan hanedanı, milliyetçi bir refleksle ayaklandı. M.S. 224 yılında yapılan Hormizdegan Savaşı'nda, Pers lideri I. Ardeşir, son Part kralı IV. Erdevan'ı (Artabanus) yenerek Part İmparatorluğu'na kesin olarak son verdi ve Sasani İmparatorluğu'nu kurdu. Özetlemek gerekirse, Part İmparatorluğu, kökeni itibarıyla Avrasya'nın atlı göçebe Türk-Saka boylarına dayanan, ancak fethettiği coğrafyadaki Helenistik ve Pers kültürleriyle harmanmanmış özgün bir bozkır devletidir. Onların yıkılışıyla birlikte Orta Doğu'daki Türk/Saka siyasi üstünlüğü sona ermiş ve bölge yeniden yerleşik Fars kültürünün (Sasaniler) egemenliği altına girmiştir.
Kaynaklar:
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Kök Tengri'nin Çocukları, Bilge Kültür Sanat.
Strabon, Geographika (Coğrafya), Kitap XI.
Prof. Dr. Abdulhaluk Çay, Herodot Tarihi'nde Türkler ve Partlar, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları.
Plutarkhos, Paralel Hayatlar (Crassus'un Hayatı bölümü).
Geo Widengren, The Iran-Chalachan Period: The Parthians, Cambridge History of Iran.
Dr. Mustafa Alican, Doğu ile Batı Arasında Bir Güç: Partlar, Kronik Kitap.
Yeliz Kılıçarslan
Bahtiyar Aydın

