Dönemin en radikal ve ses getiren sınai yatırımı, Türkiye'nin ilk modern bira fabrikası sayılan Bomonti Bira Fabrikası'nın kuruluşudur.
Bu gün, 11:14

Sultan II. Abdülhamid dönemi (1876-1909), Osmanlı İmparatorluğu'nun hem siyasi muhafazakârlığın yükseldiği hem de sanayileşme ve mali modernleşme hamlelerinin hız kazandığı en özgün kesitlerden biridir. Toplumsal yaşamda dini hassasiyetlerin ve saray muhafazakârlığının ön planda olduğu bu yıllarda, devletin iktisadi rasyonalizmi öncelgelemesi sonucunda alkollü içki üretimi ilk kez geleneksel imalathane boyutundan çıkarak modern fabrika ölçeğine taşınmıştır. Dış borçların kıskacındaki Osmanlı maliyesini rahatlatmak ve iç pazardaki ithalat bağımlılığını azaltmak amacıyla atılan bu adımlar, imparatorluk genelinde beklenmedik bir endüstriyel canlılık yaratmıştır.
Bu sanayileşme hamlesinin hukuki ve mali zeminini, 1879 yılında kurulan Rüsüm-ı Sitte İdaresi ve hemen ardından faaliyete geçen Düyun-ı Umumiye Yönetimi oluşturmuştur. Devlet, alkollü içkilerden alınan müskirat vergisini Düyun-ı Umumiye'ye devrederken, üretimi kayıt altına almak ve vergi kayıplarını önlemek amacıyla "İspirto ve İspirto ile İmâl Olunan Meşrubat Nizamnamesi"ni yürürlüğe koymuştur. Bu nizamname sayesinde içki üretimi sıkı kurallara bağlanmış, özel teşebbüsün fabrika kurmasının önü açılmış ve alkol sektörü Osmanlı bütçesi için en yüksek vergi getirisi sağlayan stratejik mali kalemlerden biri hâline gelmiştir.
Dönemin en radikal ve ses getiren sınai yatırımı, Türkiye'nin ilk modern bira fabrikası sayılan Bomonti Bira Fabrikası'nın kuruluşudur. İsviçreli Adolf ve Walter Bomonti kardeşler tarafından 1890 yılında İstanbul Feriköy’de temelleri atılan ve padişahın iradesiyle resmi açılışı yapılan bu tesis, kısa sürede dönemin en ileri teknolojisiyle donatılmıştır. Buhar gücüyle çalışan makineleri, gelişmiş soğutma sistemleri ve yüksek üretim kapasitesiyle Bomonti, yıllık 1 milyon litrelik üretimle başlayıp zamanla bu miktarı 7 ila 10 milyon litre seviyelerine çıkartarak Osmanlı sanayisinin sembol kurumlarından biri olmuştur.
Bomonti’nin yakaladığı ticari başarı, pazarda kısa sürede rekabeti doğurmuş ve Selanik’ten İstanbul’a yeni fabrikaların açılmasını tetiklemiştir. 1892’de Selanik’te kurulan Olympos Bira Fabrikası’nın ardından, 1909’da İstanbul Büyükdere’de yerli ve yabancı sermayeyle Nektar Bira Fabrikası kurulmuştur. Şirketler arasındaki sert rekabet, tüketiciye uygun fiyatlı bira sunulmasını sağlarken İstanbul, Trakya ve Marmara kıyılarında "Bira Bahçeleri" adı verilen sosyalleşme mekânlarının açılmasına önayak olmuştur. İki dev üretici, fiyat savaşlarını bitirmek amacıyla 1912 yılında güçlerini birleştirerek Bomonti-Nektar Birleşik Bira Fabrikaları Şirketi’ni oluşturmuştur.
II. Abdülhamid döneminde alkol sanayi sadece birayla sınırlı kalmamış, geleneksel bir Osmanlı içkisi olan rakı üretimi de fabrikasyon döneme geçmiştir. Padişahın Maliye Nazırı ve Mabeyn Başkatibi Sarıcazade Ragıp Paşa, Tekirdağ’ın Umurbey köyünde ülkenin ilk modern rakı fabrikasını kurarak sektöre öncülük etmiştir. Burada üretilen ve "Umurbey" ya da "Umap" adıyla piyasaya sürülen rakılar, distilasyon (damıtma) kalitesi ve hijyenik ambalajlarıyla kısa sürede saray çevrelerinden halk tabakasına kadar geniş bir müşteri kitlesine ulaşmıştır.
İstanbul ve çevresindeki bu endüstriyel atılım, kısa sürede Anadolu coğrafyasına da yayılmıştır. Niğde’nin Fertek kasabasında kurulan tesislerde üretilen ve kendine has aromasıyla efsaneleşen "Fertek Rakısı", dönemin en aranan markalarından biri olmuştur. Aynı yıllarda İzmir, Aydın ve Bursa gibi ticaret merkezlerinde açılan ispirto imalathaneleriyle birlikte "Deniz Kızı", "Ruh-u Âlem" ve "Boğaziçi" gibi tescilli markalar doğmuş; Osmanlı pazarında ambalajlı ve etiketli ticari rekabet dönemi resmen başlamıştır.
Sanayileşme dalgası bağcılık ve şarapçılık sektörünü de derinden etkilemiş, imparatorluk sınırları içerisinde modern şarap ve hatta şampanya imalathaneleri kurulmuştur. Selanikli Alatini Kardeşler gibi girişimciler, padişahın özel izin ve imtiyaz fermanlarıyla şarap ve köpüklü şarap (şampanya) üretimine girmişlerdir. Bu fabrikalarda üretilen Osmanlı şarapları ve rakıları, 1889 ve 1900 yıllarında düzenlenen Paris Dünya Fuarı ile Viyana Sergisi’nde altın ve gümüş madalyalar kazanarak Avrupa pazarına ihraç edilen nitelikli ürünler arasına girmiştir.
İçki fabrikalarının açılması, Osmanlı sosyo-ekonomik dokusunda ve kent hayatında da belirgin dönüşümlere yol açmıştır. Tesislerde gayrimüslim usta ve mühendislerin yanı sıra binlerce Osmanlı vatandaşı istihdam edilmiş, gıda ve ambalaj sanayisi yan sektör olarak gelişmiştir. Üretilen bira ve likörler resmi kayıtlarda "arpa suyu" gibi isimlerle anılsa da, belediye bahçelerinde, mesire alanlarında ve meyhanelerde tüketim her geçen gün artmış; II. Abdülhamid dönemindeki tüketim miktarlarına Cumhuriyet Türkiye'sinde ancak 1940'lı yıllarda yeniden ulaşılabilmiştir.
Sultan II. Abdülhamid döneminde açılan içki fabrikaları, dinsel muhafazakârlık ile iktisadi gerçekliğin Osmanlı sarayı tarafından nasıl pragmatik bir dengede yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. Mali krizleri aşmak, vergi gelirlerini artırmak ve yerli sanayiyi teşvik etmek amacıyla desteklenen bu fabrikalar, modern Türkiye'nin gıda ve içecek sanayisinin ilk kurumsal temellerini atmıştır. Abdülhamid döneminde kurulan bu sınai altyapı, Cumhuriyet’in ilanından sonra devletleştirilerek Cumhuriyet döneminin dev kuruluşu TEKEL’in (İnhisarlar İdaresi) omurgasını oluşturmuştur.
KAYNAKÇA
- Gürpınar, Doğan. "Osmanlı'da Bira, Rakı ve Alkol Sanayisinin Gelişimi ve Devlet Politikaları." Toplumsal Tarih, Sayı 210, 2011.
- Kocabaşoğlu, Uygur. Majestelerinin Çarkları: Osmanlı İmparatorluğu'nda Yabancı Sermaye ve Sanayileşme. İstanbul: İletişim Yayınları, 2004.
- Quataert, Donald. Osmanlı İmparatorluğu'nda Sanayi Devrimi (1800-1914). Çev. A. Berktay. İstanbul: İletişim Yayınları, 1999.
- Şenel, Volkan. "Düyun-ı Umumiye İdaresi ve Osmanlı Müskirat Vergisi (1881-1914)." Tarih İncelemeleri Dergisi, Cilt 30, Sayı 1, 2015.
- Toprak, Zafer. Osmanlı II. Meşrutiyet Dönemi İktisadi ve Sosyal Tarihi. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2016.
Tengri

