Orhun Yazıtları, Türk tarihinin göğe yazılmış tapusudur

Bu gün, 08:54           
Orhun Yazıtları, Türk tarihinin göğe yazılmış tapusudur
Orhun Vadisi'nde, bugün Moğolistan sınırları içinde kalan kutsal Ötüken'de dikili duran Orhun Yazıtları, Türk tarihinin göğe yazılmış tapusudur. 1889 yılında Rus araştırmacı Nikolay Yadrintsev tarafından bulunup 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen tarafından dili çözülen bu abideler, Göktürk Kağanlığı'nın ikinci kuruluş dönemine aittir. Bilge Kağan'ın 735 yılında kardeşi Kül Tigin adına diktirdiği, Kül Tigin'in kendi yazıtı 732, büyük devlet adamı ve vezir Tonyukuk'un yazıtı ise 720-725 yılları arasında dikilmiştir. Bunlar birer mezar taşı değil, Türk'ün ebediyete diktiği birer devlet ve millet beyannamesidir.
Bu yazıtların Türkler için ilk büyük önemi dil sahasındadır. Orhun Yazıtları, Türk dilinin bilinen en eski, en hacimli ve en işlenmiş metinleridir. 38 harften oluşan Göktürk alfabesiyle yazılmış olan metinler, Türkçenin bundan bin üç yüz yıl önce ne kadar köklü, ne kadar zengin ve ne kadar işlek bir dil olduğunu ispatlar. Bugün kullandığımız birçok kelime, deyim ve cümle yapısı o günkü Türkçede de vardır. Türk adının tarihte ilk defa açıkça ve bir milletin, bir devletin adı olarak zikredildiği yer de burasıdır. Bu yüzden Orhun, Türk dilinin ve Türk adının şahadet belgesidir.
Tarih bilimi açısından Orhun Yazıtları, Türk'ü esaretten kurtaran bir dönüm noktasıdır. O zamana kadar Türk tarihini Çin yıllıklarının taraflı ve küçümseyici satırlarından öğrenmeye mecburduk. Orhun ile birlikte Türk, kendi tarihini ilk defa kendi eliyle, kendi diliyle ve kendi gözüyle anlatmıştır. İkinci Göktürk Devleti'nin nasıl kurulduğu, nasıl yükseldiği, iç çekişmeler yüzünden nasıl yıkılıp tekrar nasıl dirildiği, bizzat o devleti kuranların ağzından dinlenir. Bu, bir milletin hafızasına yeniden kavuşması demektir.
Devlet ve töre açısından Orhun, Türk devlet felsefesinin ana kaynağıdır. Yazıtlarda Türk devletinin üç temel direği açıkça öğretilir: İl, yani bağımsız devlet; Töre, yani adaletli düzen ve kanun; ve Kut, yani yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verilmesi. Bilge Kağan, taşlara adeta haykırır: Türk milleti rahatlığa, tatlı söze ve Çin ipeğine aldanıp Çin'e yaklaştığında esir düşmüştür. Milletin bekası için tek çare, dağınık boyların birleşmesi, titreyip kendine dönmesi ve ilini korumasıdır. Bu, bin üç yüz yıl öncesinden bugüne uzanan en sarsıcı siyasi vasiyettir.
Orhun Yazıtları aynı zamanda muazzam bir sosyolojik tahlildir. Bilge Kağan ve Tonyukuk, milletini övmekten çekinmediği gibi, hatalarını da acımasızca yüzüne vurur. Türk beylerinin birbirini çekememesi, kardeşin kardeşe düşman olması, açgözlülük ve nankörlük açıkça yazılır. Bu özeleştiri gücü, Türk milletinin en büyük erdemidir. Yazıtlar, Türk'ün felaketten sonra küllerinden yeniden doğma iradesini, teşkilatçılığını ve istiklal aşkını da gösterir. Tonyukuk'un Çin sarayında yetişmiş bir Türk olarak düşmanı içeriden tanıması ve milleti uyarması, Türk devlet aklının ilk örneğidir.
Edebiyat ve hitabet sanatı bakımından Orhun Yazıtları, Türk edebiyatının başlangıcı ve zirvesidir. Kısa, keskin ve vurucu cümlelerle örülmüş bu metinler, Türk hitabetinin en güçlü örnekleridir. "Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?" sorusu, sadece bir cümle değil, bir milletin ebedi andıdır. "Türk Tanrısı, Türk milleti yok olmasın diye babam kağanı ve annem hatunu yükseltti" ifadesindeki inanç ve estetik, Türk edebiyatının bin yıllık ruhunu kurmuştur.
Türkçü bakış açısından Orhun Yazıtları, Türk milliyetçiliğinin kalbidir. 20. yüzyılın başında Türkçülük fikri uyanırken, Ziya Gökalp'ten Hüseyin Nihal Atsız'a kadar bütün Türkçüler yüzünü Orhun'a dönmüştür. Çünkü Orhun, Türk'e Türk olduğunu hatırlatan aynadır. Irk, dil ve ülkü birliğinin bin üç yüz yıl önce aynı kelimelerle ifade edildiğini görmek, Türk gencine benlik ve özgüven verir. Orhun, Türk'ün Anadolu'ya dün gelmediğini, tarihin en eski ve en köklü milletlerinden biri olduğunu, devlet kurmanın ve cihanı yönetmenin onun töresi olduğunu ispatlayan ebedi delildir.
İlmi ve evrensel açıdan bakıldığında ise Orhun Yazıtları, bütün bir Türklük bilimi olan Türkolojinin doğum belgesidir. Thomsen'in bu yazıyı çözmesiyle dünya, Türklerin sanıldığı gibi göçebe bir kavim değil, yazılı kültürü, devlet teşkilatı ve felsefesi olan büyük bir medeniyet olduğunu anlamıştır. Bugün UNESCO Dünya Belleği listesinde yer alan bu abideler, Moğolistan'da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ve uluslararası heyetler tarafından korunmakta ve her yıl binlerce Türk evladı tarafından ziyaret edilerek atalarına saygı duruşunda bulunulmaktadır.
Bütün bu yönleriyle Orhun Yazıtları sadece soğuk birer taş değil, yaşayan bir emir, bir yol haritası ve bir vasiyettir. O taşlarda Göktürkler değil, doğrudan doğruya biz konuşuyoruz. Bilge Kağan'ın son sözü, bugün de her Türk'e yöneliktir: Ey Türk! Titre ve kendine dön. Bağımsızlığını, birliğini ve töreni korursan ebediyen yaşayacaksın. Onun için her Türk genci, hayatında bir defa olsun Orhun'un sesini dinlemeli, o sesten aldığı ilhamla Türk milletinin geleceğini kurmalıdır.
Kaynakça:
Ergin, Muharrem. Orhun Abideleri. Boğaziçi Yayınları, İstanbul.
Tekin, Talat. Orhon Yazıtları. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.
Orkun, Hüseyin Namık. Eski Türk Yazıtları. Türk Dil Kurumu Yayınları.
Thomsen, Vilhelm. Inscriptions de l'Orkhon déchiffrées. 1896.
Radloff, Wilhelm. Die Alttürkischen Inschriften der Mongolei.
Clauson, Sir Gerard. Turkish and Mongolian Studies. Royal Asiatic Society.
Ercilasun, Ahmet Bican. Türk Kağanlığı ve Göktürkler. Akçağ Yayınları.
Gömeç, Saadettin. Türk Kültürünün Ana Hatları ve Orhun Yazıtları.
UNESCO Dünya Belleği Listesi - Orkhon Yazıtları Kayıtları.
Yakup Çetin












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru