Siyah İblisler: 1905’te Çerkesler ile Samurayların Çarpışması”

21-01-2026, 10:54           
Siyah İblisler: 1905’te Çerkesler ile Samurayların Çarpışması”
(Japon gazeteci Masahisa Yabumoto’nun notlarından, Balla Sokolova’nın hatırlatması ve Hüseyin Akın’ın kalemi ile)
1905 Rus-Japon Savaşı, tarihin beklenmedik karşılaşmalarına sahne oldu. Uzak Doğu’nun sisli bozkırlarında, iki farklı dünyanın savaşçıları karşı karşıya geldi: Samuraylar ve Çerkesler.
Karşılaşma Öncesi
Samurayların lideri, savaş alanında askerlerinin önünde gururla durdu. Sesi, keskin bir kılıç gibi yankılandı:
— “Biz samuraylar doğunun savaşçılarıyız. Burası bizim topraklarımız. Uğrunda ölmekten şeref duyarız. Savaş alanında şanlı bir ölüm arıyoruz.”
Sözler ağır bir kararlılıkla göğe yükseldi.
Çerkeslerin lideri ise sakin, neredeyse yumuşak bir sesle karşılık verdi. Yüzünde sürgünün gölgesi, kalbinde dağların onuru vardı:
— “Biz batıdan gelen Çerkesleriz. Bizim için savaş, nefes almak kadar doğaldır. Aradığınızı size vereceğiz.”
Bu söz, meydandaki havayı değiştirdi. Samuraylar karşılarında sıradan bir düşman değil, başka bir dünyanın savaşçılarını bulmuştu.
Sürgün
Çerkesler, 1864’te. yüzyılın ortasında Rusya ile yıllarca süren savaşların sonunda anavatanlarından koparılmış, Osmanlı topraklarına sürülmüştü. On binlercesi Karadeniz yolculuğunda açlık ve hastalıktan ölmüş, sağ kalanlar yabancı diyarlarda hayata tutunmuştu.
Bu sürgün, onların ruhunda kalıcı bir yara açmıştı. Savaş onlar için sadece hayatta kalmak değil, kaybedilen vatanı kalplerinde yaşatmanın yolu olmuştu.
— “Biz sürgünlerin çocuklarıyız,” dedi Çerkes lideri askerlerine. “Her savaş, kaybettiğimiz topraklara attığımız bir adımdır.”
Onur
Çerkesler için onur, yaşamın en yüksek değeriydi. Onlara göre teslim olmak, yaşamaktan daha ağır bir ölümdü. Bu anlayış, aslında samuraylarla ortak bir paydada buluşuyordu: Samurayların bushidosu ile Çerkeslerin abrek ruhu aynı dilden konuşuyordu.
Samuray lideri:
— “Biz şanlı bir ölüm arıyoruz.”
Çerkes lideri:
— “Bizim için onur, ölmekte değil, gerektiğinde ölüme yürümektedir. Siz ölümü arıyorsunuz, biz size o şansı vereceğiz.”
Bu diyalog, iki farklı kültürün ortak kader anlayışını ortaya koyuyordu.
Savaş
Çanlar çaldı, kılıçlar çekildi.
Samuraylar, sayı üstünlüklerine güvenerek sel gibi ileri atıldılar. 400 samuray, sadece 50 Çerkesin üzerine yürüdü.
Ama sahada dengeler altüst oldu. Çerkesler küçük birlikler halinde at sürüyor, ani baskınlar yapıyor, birden kayboluyor, sonra yıldırım gibi geri dönüyordu. Kamalar ve uzun süngüler, kılıç darbeleriyle çarpışırken gökyüzüne kıvılcımlar saçıldı.
Bir Japon askerinin hatıratında şu satırlar yer aldı:
— “Onlar insan değil, gölgelerdi. Biz 400’dük, onlar 50. Ama her birinin içinde yüz savaşçı vardı. Onlara vurduk, kayboldular; arkadan çıktılar, yeniden saldırdılar. Onlar gerçekten siyah iblislerdi.”
Güneş battığında, geride sadece 127 samuray sağ kalmıştı. Çerkesler ağır kayıplar vermelerine rağmen geri çekilmemiş, savaş alanını kanlarıyla mühürlemişlerdi.
Sonrası
Sağ kalan samuraylar, yenilgiyi değil, saygıyı dile getirdi. Liderleri, kanlı kılıcını toprağa sapladı ve şunları söyledi:
— “Bunlar büyük savaşçılardı. Biz 400’dük, onlar 50. Ama savaştılar; sayıların anlamını yok ettiler. Artık onları tanıyoruz: Siyah İblisler.”
O günden sonra Japonya’da Çerkesler için yeni bir isim doğdu: “Kokushimajin” — Siyah İblisler.
Bu lakap, onların korkutucu gücünü olduğu kadar, hayranlık uyandıran cesaretini de simgeledi.
KAFKAS LİTERATÜRÜ
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]