Lev Tolstoy’un bu ibretlik davul hikayesi
Bu gün, 09:04

Bir zamanlar bir hükümdar, insanların neden kolayca sahtekârlara ve kendini olduğundan farklı gösteren kişilere inandığını merak etti.
Bu sorunun cevabını bulmak için büyük bir meydanın ortasına devasa bir davul yerleştirdi. Ardından halka şu duyuruyu yaptı:
“Bu sıradan bir davul değil. Suç işlemiş veya gizlediği bir şey olan biri önünden geçtiğinde kendiliğinden ses çıkaracaktır.”
Bu haber kısa sürede bütün şehre yayıldı.
İnsanlar davulun yanına yaklaşmaya korkuyor, önünden geçerken tedirgin oluyor, hatta mümkünse başka yolları tercih ediyordu.
Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardı:
Davul tamamen boştu. İçinde hiçbir mekanizma, hiçbir sır, hiçbir büyü yoktu.
Günler geçtikçe hükümdar ilginç bir şey fark etti. En çok korkanlar, içlerinde bir suçluluk duygusu taşıyanlardı. Sürekli endişeleniyor, “Ya davul beni ele verirse?” diye düşünüyorlardı.
Vicdanı rahat olanlar ise davulun önünden hiçbir şey olmamış gibi geçip gidiyordu.
Bunun üzerine hükümdar şöyle dedi:
“Bu davul hiç kimsenin sırrını ortaya çıkarmadı. İnsanları ele veren şey, kendi kalplerinde taşıdıkları korkuydu.”
Çünkü insan çoğu zaman dışarıdaki mahkemeden önce kendi içinde yargılanır.
Bazı sırlar dünyadan saklanabilir. Bazı hatalar insanlardan gizlenebilir. Ama vicdanın önüne çekilen hiçbir perde yoktur.
Paloetos

