"KİM LAN BURADA ÜLKÜCÜYE İŞKENCE YAPAN GARDİYANLAR?"

18-06-2026, 07:04           
"KİM LAN BURADA ÜLKÜCÜYE İŞKENCE YAPAN GARDİYANLAR?"
1997 yılı başlarıydı. Birkaç aydır Kayseri’deydim. Fakat beni oradan üç ay kadar kalacağım Kırşehir'e sürdüler. Kırşehir'de bana geldikten kısa bir süre sonra hiç görülmedik işkenceler yapmaya başladılar. Sene 1997 idi ve ben Kırşehir’de işkence görüyordum. Daha bir hafta geçmeden bir bahane ile bana kırk gün ziyaret yasağı verdiler. Sonra beni her gün sebepsiz yere saatlerce dövmeye başladılar.

Günlerce benim çığlık ve feryatlarımı duyan yaşlı bir adli mahkum, orada bir gardiyana “Her gün dövdüğünüz bu adam kim? Suçu ne?” diye sormuş. O da “Ülkücü bir siyasi mahkum” demiş. “Niye dövüyorlar?” diye tekrar sorunca cevap vermemiş.

O mahkum birkaç gün sonra tahliye olunca doğru Kırşehir’de partiye gidip “Cezaevine ülkücü bir çocuk geldi ama ona sürekli işkence yapıyorlar” demiş. Dolayısıyla bana işkence yapıldığı bilgisi böyle dışarı sızmış. Benim haberimi alınca Ökkeş Şendiller ziyaretime geldi.

O gün hücrenin kapısında nöbet tutan gardiyan, “Maltaya milletvekilleri doldu” demişti. Meğer Ökkeş daha içeri girer girmez orada “Kim lan burada ülkücüye işkence yapan gardiyanlar? Hanginiz?” diye bağırmış. Birkaç gardiyan “Yok öyle bir şey...” diye cevap verecek olmuş. Ökkeş bunların üzerlerine atılmış. Maltada bunları kovalamaya başlamış, peşlerine düşmüş rahmetlik.

Ökkeş Şendiller ile Sivas milletvekili Nevzat Yanmaz beraber gelmişlerdi. Ökkeş rahmetli, ta hücremin kapısına kadar geldi. Beni o halde görünce iyice çıldırdı. Bu defa oradaki gardiyanlara saldırdı. Onun geldiğinde ben sadece bir kilotla yatıyordum. Bütün vücudum dayaktan simsiyahtı. Copla, sopayla vurula vurula tırnaklarımın kökleri patlamıştı. Bana tam on gün işkence etmişlerdi. Milletvekilleri geldiğinde ben bu haldeydim. Nitekim bu işkencelerden on gün sonra doktora çıkarıldığımda bile bana on günlük rapor verdiler.

Aslında bunlar bana ölen PKK'lıların intikamını almak için işkence yapıyorlardı. İşkenceyi yapanların başında onlardan olan gardiyanlar vardı. Kırşehir Cezaevi’ndekilere benimle ilgili bilgileri ise komünist biri olan Kayseri savcısı vermişti. Zaten beni hiçbir şey demeden paketleyip Kırşehir’e sevk ettirmişti. Eşyalarım dahi arkamdan gelmişti. Bana Kırşehir'de 12 Eylül’ü aratmayacak işkenceler yaptılar. O gardiyanlar beni sürekli dövüyorlardı.

1995’te MHP’nin barajı aşamadığı o seçimde BBP başka bir partiyle ittifak yapmış Ökkeş ile Muhsin ağabey milletvekili seçilerek Meclis’e girmişlerdi. O hükümet zamanında ülkücü düşmanı komünist bir savcı nasıl böyle bir şey yapardı? Zaten Ökkeş bana orada “MHP Meclis'te olsaydı sana bu işkenceyi yapamazlardı” dedi. Adalet Bakanı Şevket Kazan'dı. Ökkeş, Kırşehir Cezaevi’nde beni ziyaret ettikten sonra doğru Şevket Kazan'ın yanına varmış olanları anlatmış ve yumruğunu masasına vurmuş…

Ökkeş gittikten hemen birkaç gün sonra Adalet Bakanlığı’ndan bir başmüfettiş geldi. O müfettiş tam vefat eden Başbuğumun cenazesi kalkarken benim yanındaydı. Yani ben o sıralar Kırşehir Cezaevi’ndeydim.

(Kaynak: Yayına hazırladığım TÜNEL adlı kitabımın dipnotlarından birisidir.)
Recep Küçükizsiz












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru