Bu kəllə Perunun Kolumbiyadan əvvəlki dövrünə aiddir.
12-03-2026, 16:34

1863 yılında amerikalı diplomat ile bir antropoloji uzmanı Peru'da yaptıkları gezi sırasında özel bir arkeolojik eser koleksiyonunu incelerken eski bir insan kafatasına rastlar. Bu kafatasının üzerinde gayet muntazam dikdörtgen şeklinde bir boşluk görülmektedir. ( fotoğrafta gösterilen kısım) Buradaki kemik kesilip alınmıştır. Antropoloji uzmanı Squier o kadar etkilenir ki bu kafatasını alıp evine götürmek ister, satın alır ve analiz edilmek üzere Fransa'ya gönderir.
Bu kafatası Peru'da Kolombiya öncesi döneme aittir. O çağlarda insanlar, kafatasından bazı kemikleri alıp tılsım yapmaktadırlar, bunun kötü ruhları uzak tuttuklarına inandıklarından kemik parçalarını ölülerin kafatasından kesip alırlardı. Fakat gelin görün ki bu kafatası hakkındaki gerçekler, bu olasılığı ortadan kaldırıyor. İncelemelere göre kesip çıkarılan kemiğin bulunduğu bölgede iltihaplanma emarelerine rastlanmış. bu da ameliyatın o insan hayatta iken yapıldığını gösteriyor. Kafatasını gördüğümüz hasta da bu iltihaplanmayı gösteren emareler kafatasına yerleşinceye kadar hayatta kalmış gibi görünüyor.
Taaa o zamandan bu yana dünyanın heryerinde beyin cerrahisinin çok yaygın ve sık olduğu gözleniyor, ama tam olarak neden yapıldığı bilinmiyor.
İlginç olan nokta, insanların bu korkunç ameliyatı olmayı nasıl kabul ettikleri... Bazı kafataslarından alınan kemikler o kadar minik ki kesinlikle tılsım olarak kullanılamaz, yani antropologların iddia ettiği sav çürüyor. İlkel insanlar her türlü hastalığı kötü ruhların habercisi olarak algılamış ve onu uzaklaştırmak adına , kan alma veya kafatası kemiği alma şeklinde onun akıp gideceğine inanmaktaydı.
Yine de eski çağ insanının bu cesareti takdir edilesi gibi görünüyor. O şartlarda o aletlerle bu derece başarılı olmak ve bunu yapabilmek bile imkansız gibi görünüyor... Yaşamayı başaran insan sayısı da gittikçe artış göstermekte ... Düşünsenize, geçirdiğiniz her ciddi hastalık için kafatasız delinse ne hissederdiniz, şahsen ben asla hastayım demezdim... Büyü ile karışık tıp uygulamaları. Ne şanslıyız ki tıpın biraz daha çekilesi bir döneminde yaşıyoruz ...
TC Ertan Yılmaz
TEREF

