AZERBAYCAN'DA YAHUDiLiK VE DAG YAHUDiLERi

16-10-2025, 10:04           
AZERBAYCAN'DA YAHUDiLiK VE DAG YAHUDiLERi
Azerbaycan'daki mevcut dinler, ülkenin şimdiki arazisinde yaşayan halklar ve etnik guruplar arasında yayılmış dini cereyanların birleşmesinden ibarettir. Azerbaycan'ın tarihi inkişafı ile ilgili hususiyetler, coğrafi konumu, halkın etnik terkibi tertibi bu ülkede muhtelif dinlerin mevcudiyetine zemin hazırlamıştır. Nitekim ayrı ayrı devirlerde birçok dini inanç bu ülkede yayılmış, birbirlerine karşılıklı tesir etmişlerdir. Azerbaycan topraklarında çok sayıda etnik ve dini grubun bulunmasında Azerbaycan halkının, bu gruplarla ilişkilerde gösterdiği tolerans ve hoşgörünün büyük rolü vardır. Bu tolerans ise ülkede yaşayan yerli insanların milli manevi hassasiyetlerinin yüksek olmasından, milli azınlıklara, onların medeniyet ve dillerine büyük hürmet ve ihtiramla yanaşmalarından kaynaklanmaktadır1.
Bu araştırmada Azerbaycan'da Yahudilik, özellikle Azerbaycan Dağ Yahudileri, gerek kaynaklara gerekse bizzat yaptığımız saha araştırmalarına dayanılarak incelenecektir.
Azerbaycan' da Yahudilik
Azerbaycan bölgesinde yaşayan kadim halklardan biri de Yahudilerdir. Yahudilerin Azerbaycan'da yerleşme tarihlerinin tahminen 2600 yıl önceye gittiği ve bu süre zarfında yerli halk tarafından hiçbir zaman milli, dini ayrımcılığa maruz kalmadıkları vurgulanmaktadır. Ayrıca muhtelif devirlerde Azerbaycan halkına karşı yapılmış soykırım siyasetinin kurbanları arasında Yahudilerin de bulunduğu, örneğin, 1918 ve sonrası yıllarda Ermeniler tarafından Bakü' de, Quba' da ve ülkenin diğer bölgelerinde gerçekleştirilen soykırımın kurbanları arasında çok sayıda Yahudi'nin bulunduğu ifade edilmektedir.
Kaynakların ifadesine göre, Yahudiler Azerbaycan' a gelmeden evvel bu arazilerde muhtelif dinler ve inançlar mevcuttu, ancak onların hiç biri Azerbaycan dışından gelmemiş burada şekillenmiştir. Bu bakımdan Yahudilik, Azerbaycan'a dışarıdan gelmiş ve bu bölgede yayılmış ilk ilahi din addedilmektedir2.
Azerbaycan'da üç Yahudi topluluğu bulunmaktadır.
Bunlar:
1. Dağ Yahudileri,
2. Aşkenaz(Avrupa) Yahudileri,
3. Gürcü Yahudileridir.
Bazı malumatlara göre ülkede yaşayan Yahudiler, tahminen 16.000 kişidir. Bunlardan ı l.OOO'i dağ Yahudileridir. Onlardan tahminen 6.000'i Bakü' de 4.000'i Quba' da l.OOO'i ise Azerbaycan'ın diğer şehirlerinde yaşamaktadır. Avrupa~Yahudileriniri sayısı tahminen 4.300 kişidir. Onların da çoğu Bakü ve Sumgayıt'ta yaşamaktadır. Gürcü Yahudileri ise 700 kişidir. Bu Yahudi gruplara ilaveten Azerbaycan bir süre Buhara Y ahudileri\Kırımçaklar, İbrani kökenli olmayan Subbotnik ve Ger Yahudilerine de ev sahipliği yapmıştır • Dini Kurumlarla İş ÜzreDövlet Komitesi'nden aldığımız verilere göre Azerbaycan halkının %96'sı Müslüman, (%60-65 şia,%30-35 sürıni), %4 ise Yahudi, Hıristiyan ve diğer din mensuplarıdır. Azerbaycan'da toplam 6 sinagog vardır, 2'si Bakü' de, 2'si Quba'da, 2'si de Oğuz reyonunda bulunmaktadır. Şehitler Gıyabanı'nda yatan şehitler arasında, Azerbaycan topraklarını korumak için çarpışırken ölen Yahudi şehitlerin de olduğu ifade edilmektedir.
Aşkenaz (Avrupa)ve Gürcü Yahudileri
Bakü'de Aşkenaz Yahudileri, Targoviy ve Basin caddesi gibi merkezi ve lüks yerlerde yaşamaktadır. Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, ilk Aşkenaz Yahudileri Bakü'ye 18ll'de gelmiş, ancak Azerbaycan'a toplu göçler 1870'lerdebaşlamıştır. İstikrarlı göçler sayesinde 1910'da Aşkenaz Yahudilerinin nüfusu, Dağ Yahudilerininkini geçmiştir. Aşkenazlar daha çok petrol zengini Bakü'ye yerleşmişlerdir. Rus İmparatorluğu'nun önde gelen petrol şirketi olan Hazar-Karadeniz Şirketi, Alman Yahudisi Rothschild ailesi tarafından kurulmuştur. Aşkenazlar 1940'ların sonlarına kadar Azerbaycan'a göç etmeye devam etmiş, bunların çoğunu II. Dünya Savaşı'nda evlerinden çıkarılan Rus, Ukrayna ve Beyaz Rusyalı mülteci Yahudiler oluşturmuştur. Aşkenazlar Azerbaycan politikasında aktif rol alınış, nitekim Kiev kökenli Dr.Yevsei Gindes, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin Sağlık Bakanlığına getirilmiştir. Ayrıca 26 Bakü Sovyeti hükümet başkanından 6'sı Aşkenaz Yahudi'siydi. Yine 1912'de kayıtlı avukat ve doktorların üçte biri Aşkenazdı.
1972 sonrası İsrail'e yapılan göçlerden Yahudiliğin bu alt grubu da nasibini aldı. Nüfuslarındaki azalmayla 1990'ların ortalarındaYahudi nüfusunun çoğunluğunu tekrar Dağ Yahudileri oluşturmaya başladı
Kafkasya'da bulunan farklı guruplar mozaiğinden yukarıda ifade edildiği gibi sadece üçü Yahudi dinindendir. Bunların 20. Yüzyılın ilk on yılarından beri sayıca en önemli olanı Avrupa Yahudileridir (Aşkenazlar). Bunlar genellikle Rusça konuşur. Ruslarla birlikte gelmiş kentlere, yerleşmiş (çoğu Bakü' de), kırlarda kök salmamışlardır ve dolayısıyla aslında bir Kafkas grubu oluşturmaktadırlar.
Gürcistan Yahudileri ve dağ Yahudileriyse Yahudilerin diğer iki gurubunu oluşturur. Bunlar kökenleri bakımından aynı geleneği sürdürürler II. Nebukatnezar'ın zulmü neticesinde Samarya'dan sürülmüşler, Asur ülkesini ve Medlerin şehirlerini terk etmişler, kuzeye, Transkafkasya'nın batısına (Ermenistan ve Gürcistan) ve doğusuna (Azerbaycan ve Dağıstan) doğru yere yürümüşlerdir, İkinci Tapınak devrinde Med ve Pers ülkelerinden gelen başka halkaların da onlara katıldığı sanılmaktadır.
Gürcistan Yahudileriyle dağ Yahudileri aynı gelişimi gösterememiş, gerek yaşam tarzları, gerek çevredeki toplumlarla ilişkileri bakımından birbirlerinden farklılıklar göstermişlerdir. Çoğunlukla Diaspora halindeki Gürcistan Yahudileri komşularının dilini konuşurlar. Daha ender olarak da, İbrani alfabesini bırakıp Gürcü yazısını benimsemişlerdir. Soyadları da Hıristiyanlarınkinden bir farklılık göstermez. Nihayet öncelikle kentli ve tüccardırlar. Rus devrimi ve özellikle de Gürcistan'ın kısa süren (1918-1921) bağımsızlığı, cemaatte bir "panik rüzgarı" estirmiş, bini aşkın Yahudi, Filistin' e başkaları ise İstanbul'a kaçmıştır.
Çar ve Sovyet döneminde Azerbaycan'daki çoğu göçmen gibi Aşkenazların dilleri de Ruslaştı. Aşkenazların çoğu Rusçayı bilmekle beraber bazıları Azerice de biliyordu. Çarlık döneminden önce yerel Yahudi cemaatlerinin Gürcü Yahudilerle bir bağı olup olmadığı bilinmemektedir. Fakat 1910'larda Gürcü Yahudilerinin Bakü'deki varlığı ve kendilerine ait bir eğitim merkezi olduğu bilinmektedir. Günümüzde yukarıda ifade edildiği gibi yedi yüz Gürcü Yahudisi Azerbaycan'da yaşamaktadır.
Dağ Yahudileri
Dağ Yahudileri (Cuvuro ya da Cuhuro), genelde Azerbaycan ve Dağıstan'da yaşayan Doğu Kafkasyalı Yahudiler'e denir. Bazen Kafkasya Yahudileri de denen bu gruba çoğunluğu Kafkasya'nın doğusunda yaşadığı için Doğu Kafkasya Yahudileri denildiği de olmaktadır. Aslında "Dağ Yahudisi" ya da "Kafkas Yahudisi" isimleri yanıltıcı olabilir, çürıkü her ne kadar Gürcistan, Kafkasya bölgesinde bir ülkeyse de, yukarıda Azerbaycan'daki Yahudi gruplardan bahsederken yaptığımız tasniften de anlaşıldığı gibi, "Kafkas Yahudileri" Gürcü Yahudilerini kapsamaz10.
"Dağ Yahudileri" adı 19. Yüzyılın başında Ruslar tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
Kırmızı Kasaba Dağ Yahudileri Cemiyeti Başkanı Simondiyev Baris Yusupoviç'e göre Dağ Yahudilerinde herhangi bir mezhep, tarikat ve farklı bir kol yoktur, Musa şeriatine göre bir istikamette yaşayıp ibadetlerini sürdürmektedirler.
Dağ Yahudilerinin Yaşadığı Yer
Azerbaycan Yahudileri genelde Bakü, Sumgayıt, Oğuz Rayonu ve Quba Kırmızı Kasaba'da yaşamaktadır. Quba, Azerbaycan'ın Kuzey Doğusunda Kafkas dağları eteklerinde, Dağıstan sınırına çok yakın bir rayon yani idari bölgenin merkez kasabasıdır. İçinden Qudiyalçay (Quday) nehri geçmektedir ve Bakü'ye 2-2,5 saat uzaklıkta yeşil bir kasabadır. Kaynak kişilerimizin ifadesine göre, Quba hanlarından Fatali Han (Feteli Han), 1742'de oğlunu tedavi edip hayatını kurtaran bir Yahudi doktorun hatırına, dağınık yaşayan Dağ Yahudilerinin Quba'da nehrin karşı tarafında yerleşmelerine izin verdiği, böylece Fatali Han sayesinde Dağ Yahudilerinin kendi kasabalarında topluca yaşamaya başladıkları belirtilmektedir. Guba Hanı Feteli han zamanında bu kasabaya İran' dan, Türkiye' den, Dağıstan' dan Yahudiler akın etmeğe başladılar. Böylece kasabadaki Yahudi nüfusunun sayısı çoğalmaktaydı. 1856 yılında kasabanın nüfusu 300 kişi, 1873'te 5120, 1886'da 6280, 1916 yılında ise 8400 kişiye ulaşmıştı12.
Buraya Rusça "Krasnaya Sloboda" yani Kırmızı Kasaba (Azerice: Qırmızı Qasaba) denilmektedir. Bu kasabada çatılar süslü, yağmur boruları kuş biçiminde yapılmıştır. Kasaba da bir Yahudi Kültür Merkezi vardır. Burada -l3 sinagog bulunduğu, ancak Sovyet döneminde çoğunun kapatılıp depo ve fabrika yapıldığı, İbranice konuşmanın yasaklandığı ifade edilmektedir. Günümüzde sinagogların iki tanesi kullanılmaktadır. Sırf Yahudi düğünleri için kullanılan özel düğün salonları da bulunmaktadır. Kırmızı kasaba, çok verimli bir bölgede yer almakta, her taraf yemyeşil, etrafında ise karlı dağlar bulunmaktadır.
1917 de Kırmızı Kasaba'da 18.000 Yahudi yaşadığı, önceleri Rusların baskısı yüzünden sonra da Azerbaycan'ın bağımsızlığı öncesinde 1979-1990 yılları arası Yahudilerin Rusya, İsrail ve Amerika'ya yoğun göç verdiği ifade edilmekte, Azerbaycan'ın bağımsızlığı 1991 sonrası da ekonomik zorluklardan dolayı İsrail'e ve çalışmak için Rusya'ya göçün sürdüğü vurgulanmaktadır. Düşmanlardan kaçarak farklı bölgelerden gelen, Yahudi birliklerinin yolculuk sırasında yaşamak için elverişli daha güzel yerlerden geçmelerine rağmen neden ulaşılması zor dağlı bölgeyi seçtikleri sorusu sorulmuş, bu soruya cevap olarak, "Quba kasabasının doğal güzelliğinin Yahudiler için kutsal topraklar olan Erez-İsrail' e benzediği için, ayrıca Yahudilerin dereyi ve dere ile ilgili her şeyi sevdikleri için" denmiştir. Çünkü bu bölgedeki Yahudilerin yaşadıkları yer dağ ve dere boylarıdır 13 . Dağ Yahudilerinin gerek dinleri gerek tarihleri, gerek coğrafi konumları, gerekse dilleri itibariyle Kafkasya'daki çarkın içerisinde yabancı bir kum tanesi gibi kaldıkları ifade edilmektedir14
Quba, Azerbaycan'ın diğer yöreleri gibi bağımsız Hanlık iken 19. yüzyıl başlarında Rus işgaline uğramış. Rus devriminden sonra Rus ordusu çekilince Mayıs 1918'de Azerbaycan'ın tamamını ele geçirmek isteyen Ermeni Daşnak komutan Stefan Şahumyan'ın çeteleri Quba'ya girip halkı katletmiş. 50' si çocuk, lOO'ü kadın olmak üzere 600 kişiyi öldürüp toplu mezarlara gömmüşler. Bu mezarlar 80 yıl sonra stadyum inşaat kazısı sırasında bulunmuştur15 • Quba içerisinde bu katliam anısına dikilen bir anıt bulunmaktadır.
Dağ Yahudilerinin Dili
Azerbaycan'da mevcut Dağ Yahudilerinin dilleri Tat Dili' dir. Tat Dili, Fars dil ailesine mensup bir dildir. Bu da Yahudilerin bin yıllarca şimdiki İran topraklarında kaldığının ve oradan Azerbaycan'a geldiklerinin delili sayılmaktadır. Dağ Yahudilerinin konuştukları Tat Dili'nde İbranice-Farsça karışımı söz konusudur, Arapça, Aramca kalıntıları da vardır.
Dağ Yahudilerinin Azerbaycan’a Gelişi
Azerbaycan'da Yahudilik, tarihen dağ Yahudileriyle tanınmıştır. Meşhur tarihçi Musa Kalankatuklu'ya göre onların Kafkasya'ya yerleşmeleri M.Ö. ı. y.y.'a uzanır. Ama onların Azerbaycan'da ve genel olarak Kafkasya'ya yayılmalarının kesin bir tarihi mevcut değildir. Bu konuda hiçbir yazılı belgenin olmaması Azerbaycan'a nereden ve nasıl yayıldıkları, ayrıca yayılma tarihiyle ilgili çeşitli iddiaların oluşmasına yol açmıştır. Ama Biblik delillere bakılırsa M. ö. 8. y.y.' da Azerbaycan'ın güney kısmında Asur kralları tarafından sürülen Yahudi toplulukları görülmeğe başlandı. 16 .Asur kralı Tiglat-Pileser İsrail kralı Pekalı'ın krallığı sırasında İsrail'in bazı bölgelerini ele geçirerek halkı Asur'a sürdü (2. Krallar 15/29). Bundan sonra yine Asur kralı Şalmaneser, kazanılan zaferde İsrail halkını Asur'a sürdü. Onları Halah'a, Habur ırmağı kıyısındaki Gozanlave .Med kentlerine yerleştirdi. Kutsal Kitapta adı geçen Med kentleri Azerbaycan'ın güneyinde mevcut olmuş Midya devleti olması gerektir. Çünkü Kafkasya' da yaşayan dağ Yahudileri kendi ecdatları olarak Asur ve Babil krallarının Midya'ya sürdükleri İsrailoğullarını görüyorlar. Bazılarına göre Yahudilerin Azerbaycan'a yayılması Babil kralı Nebukadnessar'ın Yeruşalim'i işgal etmesi ve tapınağı yıkmasıyla ilgilidir. Çünkü bu işgal sonucunda nüfusun % 1O'u Babil' e oradan da Azerbaycan arazisine sürülmüştü. Azerbaycan'ın güneyinde ve İran arazisinde yerleşen Y ahudiler, Sasani zulmünden kurtulmak için kuzeye göç etmeğe başladılar. Orada da rahat edemeyen Yahudiler dağlara çekilmeğe mecbur kaldılar. 17
Buna göre en kadim Yahudi topluluklarından biri olan Dağ Yahudileri, köken bakımından bir zamanlar Asur ve Babil şahları tarafından Filistin'den çıkartılmış ve Midyad'a yerleştirilmiş İsrail oğullarının neslidir. Onların ecdatları Yahudiliğe ilk iman edenlerden sayılır. 18
Dağ Yahudilerinin Bazı İnanç ve Uygulamaları
Dini itikatlarına göre Dağ Yahudileri, Rabbanidir. Onlar, Mukaddes Kitap kabul edilen Ahd-i Atik'le birlikte Talmud'u da dinin esas kaynakları olarak kabul ederler. Dağ Yahudileri uzun yıllar yüksek ruhani tahsil almadıkları için Talmud kurallarını tahrif olunmuş şekilde izah etmiş, Kafkas halklarının putperestlikle ilgili tasavvurlarını kabul etmişlerdir. Örneğin Yılan-Ejderha ile ilgili inanışlar, çeşitli bayramlar öncesi ateş yakıp üzerinden atlama gibi uygulamalar Yahudilerin değil, yerli halkların inanış ve uygulamalarıdır. Ağustos ayının dokuzunda matem orucu günü çoğu başka ülkelerden dağ Yahudileri buraya gelir, vacip ibadetleri yerine getirir ve akrabalarının kabirlerini ziyaret ederler.19 Cenaze önce hastanede yıkanır, sonra akrabalarından iki kişinin yanında bulunmasıyla kabristanda tekrar yıkanabilir. Sonra defnedilir. Cenaze defnedildikten sonra yas alameti olarak, evdeki yakın akrabaları yedi gün evden çıkmaz, yıkanmazlar ve elbiselerini boğaz kısmından keserek yas tutarlar. Yedi gün sonra yıkanırlar. Yedi gün evde yemek yapılmaz, komşular ve akrabalar yemek getirir.
Erkekler yas alameti olarak 30 gün sakallarını kesmezler. Cenaze mezarlığa götürülürken tabut yoktur, bir tahta üzerine koyarak kefene sarılı halde götürülür, başka bir tahta vb. ile üzeri kapatılmaz.
Bazen kadınlar da defin işlemine katılırlarsa, erkekler önden, kadınlar arkadan gider, erkekler defnederken kadınlar uzakta ve kenarda otururlar. Ölen kişinin vücudunda dövme •vb. varsa cenazeyi yıkarken o kısmı keser, kızıl eti çıkarırlar, kaplama ve sonradan yapılmış bir diş varsa o dişleri de sökerler, Tevrat'ta öyle yazıldığı için anadan nasıl doğmuşsa o tabii haliyle cenazeyi defnederler.
Taziye zamanı kadınlar evde, erkekler dışarıda oturur. Taziyeye gelenlere votka ikram edilir. Masada elma bulunur taziyeye gelenler elmayı tuza batırıp yerler.20
Ölümün birinci yılı anma töreninde, önce ölen kişinin evinde Tevrat okunur, sonra otobüslerle mezarlığa gidilir. Haham orada da Tevrat'tan bölümler okur, ağlaşır sırayla mezarın önünden geçerler ve ellerini yüzlerini mezar taşına sürer mezar taşını öperler, bazıları ise mezara küçük taşlar bırakırlar. 'Böylece defin merasimine kimlerin geldiğini ölenin ruhunun anlayacağına inanılır. Sonra yine arabalarla toplu halde eve gelinir. Evde sofralar hazırdır, sofra üzerinde genelde yumurta, patates ve balık bulunur.
Ölünün yıllığı çıkıncaya kadar bir yıl içinde o evde tören, merasim ve eğlence olmaz. Düğün yapılmaz, eğer düğün tarihi önceden tespit edilmişse ve ölen çok yaşlıysa düğün yapılabilir, ölen kişi gençse düğün kesinlikle iptal edilir.
Kabristana giden kişi, su götürür, Haham'a Tevrat okutur dua ettirir, . çıkarken muhakkak ellerini yıkar ve başına su serper, ıslak ellerini sürer. Böylece mezarlıktaki olumsuz şeylerin defedileceğine inanır. Kötülükleri temizlediğini düşünerek rahat olur.
Dağ Yahudilerinde İbadet, Sinagog ve Bölümleri
Dağ Yahudilerinde de genel Yahudilikte olduğu gibi, on üç yaşından büyük (minyan), en az 10 kişinin katılmasıyla cemaatle ibadet yapılır. İbadet, Sabah ibadeti (şaharit), öğle ibadeti (minha) ve akşam ibadeti (arvit) olmak üzere günde üç vakittir. Dağ Yahudilerine göre sabah ibadeti İbrahim Halil Peygamber tarafından, öğle ibadeti İshak Peygamber ve Akşam ibadeti ise Yakup peygamber tarafından yazılmıştır. Dağ Yahudilerinin yaşadığı Kırmızı Kasaba'da aktif ve yoğunlukla kullanılan bir sinagog mevcuttur. Yahudiler günlük ve özel ibadetlerini bu sinagogda yaparlar.
Yedi Kollu Şamdan
Dağ Yahudileri sinagoglarının duvarlarında yer alan tablolardan biri de, Yedi kollu şamdandır. Kırmızı Kasaba Dağ Yahudileri Cemiyeti Başkanı Simondiyev Baris Yusupoviç'e göre bu Yedi Kollu Şamdan'ın her bir kolu ayrı bir anlam ifade etmekte, farklı ilkeleri sembolize edecek şekilde yorumlanmaktadır. Böylece Yahudiliğin önemli düsturları vurgulanmakta, bunlara dikkat çekilmektedir. Şöyle ki,
I. Bir olan ALLAH'a inanmak
II. Seçilmişlik.
III. Doğruluk
IV. Mucize
V. Birlik ve beraberlik
VI. Samimiyet
VII. Gerçekçilik ifade eder. Dağ Yahudilerinde Sinagogun tepesinde ve iç duvarlarında asılı ve pencere boşluklarında saklanan dokuz kollu şamdan yer almaktadır.
Altı Köşeli Yıldız
Simondiyev Baris Yusupoviç'in ifadesine göre bu yıldız, Yahudilerin sembolüdür. Kutsal ve mucizevidir, Yahudilere zafer kazandıran bir kalkandır. Davut yıldızı, Doğu-batı, Güney-Kuzey, Yukarı ve aşağı olmak üzere altı yönü veya dünyanın altı kıtasını sembolize eder, Yahudileri diğer milletlerden ayıran bir semboldür.
Dağ Yahudilerinin Azerilerle İlişkileri
Dağ Yahudileri, günümüzde Azerilerle olan ilişkilerini dostça, hoşgörülü ve mükemmel olarak nitelerler. Birbirlerinin bayramlarına iştirak ettiklerini, Yahudilerin hiçbir dini ve milli baskıya maruz kalmadıklarını vurgularlar. Azerilerin bu hoşgörüleri onların iç dünyalarından kaynaklandığı gibi, Türklerin hoşgörüsünün evrensel özelliğinin de bir göstergesi olduğu kanaatindeyiz.
Sonuç
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, yıllardan beri Dağ Yahudileri, Azerilerin hoşgörüsü sayesinde Azerbaycan'ın değişik illerinde ve özellikle Quba Kırmızı Kasaba'da huzur içinde yaşamakta, ibadetlerini sürdürmektedir. Dağ Yahudileri Kırmızı Kasaba'yı kutsal toprakları saydıkları İsrail'e benzetmekte, bazılarınca burası "Küçük Kudüs" olarak nitelendirilmektedir. Seçilmişlik, Yahudi milletinin başka milletlerden üstün olması anlamına gelmez. Şöyle ki, Tanrı Yahudileri seçmiş, onları Allah'ı ve Allah'ın kanunlarını bütün insanlara yaymakla görevlendirmiş, sorumlu tutmuştur. Eğer Yahudiler, Allah'ın kanunlarından kenarda kalır bu vazifelerini yapmazlarsa en büyük günahı işlemiş olurlar. Yine başka milletler birbirleriyle savaşıyor, yola gitmiyorlarsa bu durumda da Yahudiler, Allah'ın kanunlarını iyi anlatamadıkları için günahkar sayılırlar.
Doç. Dr. Kemal POLAT
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru