ÜLKÜCÜ OLMAK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR
14-01-2026, 12:54

68 kuşağından arkadaşım aradı. Sesi ağlamaklıydı. Öfke ve acı yüreğine taş katılığında oturmuştu.
“Ben sizin kadar etkili yazamam, ben anlatayım siz yazın, bunun için aradım dedi. On yedi yaşındaki torunumu ülkücü yapmak için çırpıyordum. Bugün karşıma çıktı:
— Dede, dedi, ben ülkücü olmak istemiyorum, vazgeçtim o işten.
— Niye? Diye sordum
Ama içimde bir korku vardı sorarken.
— Çünkü seni seviyorum ve üzmek istemiyorum.
— Ama ülkücü olmazsan ben daha çok üzülürüm.
— Peki dede, ben ülkücü oldum… Ülkü ocağına gittim… Gitmeyeceğim de gitti düşün beni… Üç beş hapçı ile karşılaştım… Ters düştüm… Ters düşeceğim de kesin… Ve beni evden çıkarken Sinan Ateş gibi vurdular… Sokakta kanlar içinde yatarken beni görünce ağlamaz mısın?..
Eyvah!.. Korktuğum şeyler başıma gelmişti. Yutkundum, boğazıma ham armut tıkanıp beni nefessiz bırakmış gibi oldum. Vallahi de billahi de Sinan Ateş’in öldürülmesi torunlarımızda, çocuklarımızda böyle bir etki bıraktı. Dünyaya hep kendi penceremizden bakıyoruz… Onları da anlamak gerekmez mi?”
Alper Aksoy

