Şah İsmail, Avşarlar, Ustaclular ve Çorum Sungurlu Çavuş Köyü’nün Kızılbaş-Türkmen Hafızası

26-03-2026, 12:55           
Şah İsmail, Avşarlar, Ustaclular ve Çorum Sungurlu Çavuş Köyü’nün Kızılbaş-Türkmen Hafızası
Giriş
Safevî Devleti’nin kuruluşu, yalnızca bir hanedanın siyasî yükselişi olarak değil, Anadolu, Azerbaycan ve Doğu Anadolu sahasında örgütlenmiş Kızılbaş-Türkmen topluluklarının müşterek hareketi olarak değerlendirilmelidir. Safevîler’in askerî ve siyasî gücünü oluşturan ana unsurun Türk boyları olduğu, özellikle Şamlu, Ustaclu, Türkmen, Rumlu, Dulkadırlı, Avşar, Tekelü ve Kaçar gibi boyların öne çıktığı, TDV İslâm Ansiklopedisi’nde açıkça belirtilmektedir.[^1] Bu durum, Şah İsmail’in başarısını yalnızca karizmatik liderlik ile değil, aynı zamanda tarihsel olarak örülmüş bir Türkmen-Kızılbaş ağının desteğiyle açıklamayı gerekli kılar.
Bu çerçevede Avşarlar ve Ustaclular, erken Safevî hareketinin merkezî unsurları arasında yer almaktadır. Şah İsmail maddesinde, onun 1500’de Erzincan’a yöneldiği, burada Anadolu’dan gelen mürid topluluklarıyla buluştuğu ve Avşar, Çepni, Şamlu, Dulkadırlı, Tekeli, Rumlu, Kaçar ve Varsak gibi toplulukların etrafında toplandığı belirtilmektedir.[^2] Dolayısıyla Avşarlar, Safevî hareketine sonradan eklemlenen yardımcı bir unsur değil; kurucu Kızılbaş zemin içinde yer alan temel boylardan biridir.
Bu genel tarihî çerçeve, Çorum Sungurlu Çavuş Köyü’ne dair sözlü hafızayla birlikte düşünüldüğünde, köyün Kızılbaş-Türkmen karakteri üzerine güçlü bir yorum zemini sunmaktadır. Köyde yaşayan Anamaslı Taycı Avşarı, Kuyumcu Avşarı ve Çavuşoğlu/Çavuşlu hatları, yalnızca aile lakapları değil; çok daha eski bir aşiret, kol ve yerleşim hafızasının yerel tortuları olarak okunabilir.
I. Şah İsmail ve Kızılbaş-Türkmen Kurucu Zemin
Şah İsmail’in etrafında oluşan güç, klasik bir merkezî devlet ordusundan ziyade, inanç bağı ve siyasî sadakat üzerinden seferber olmuş Türkmen zümrelerinden meydana gelmiştir. Safevîler maddesinde hâkim unsurun Türk boyları olduğu belirtilirken, Şah İsmail maddesi bu boyların sahada nasıl seferber olduğuna dair daha somut bir çerçeve vermektedir.[^1][^2] Bu kaynaklara göre Ustaclu, Avşar, Rumlu, Tekeli, Dulkadırlı ve Şamlu gibi boylar, Safevî iktidarının ilk askerî ve toplumsal gövdesini meydana getirmiştir.[^1][^2]
Bu nokta önemlidir; çünkü Anadolu’daki Alevî-Kızılbaş köylerinin tarihsel hafızası incelenirken, onları yalnız yerel inanç toplulukları olarak değil, erken modern dönemde Safevî hareketiyle doğrudan veya dolaylı ilişkilenmiş Türkmen topluluklarının devamı olarak düşünmek gerekir. Çavuş Köyü’ne dair mevcut sözlü veriler de bu daha geniş tarihsel desen içinde anlam kazanmaktadır.
II. Ustacluların Safevî Teşkilatındaki Yeri
Ustaclu boyu, Safevî tarih yazımında kurucu ve askerî bakımdan güçlü boylardan biri olarak görünmektedir. Zaur Veliyeva’nın Safevi Devlet Teşkilatı adlı çalışmasında, Faruk Sümer’e dayanılarak Ustaclu boyunun Sivas, Amasya ve Tokat bölgesinde yaşadığı, bazı oymaklarının Kırşehir’e kadar uzanan Ulu Yörük topluluğuna mensup olduğu belirtilmektedir.[^3] Aynı çalışmada, Ustacluların Şah İsmail zamanında Şamlulardan sonra en güçlü boylardan biri sayıldığı ve Muhammed Han, Kara Han, Kılıç Han, Çayan Sultan, Köpek Sultan, Menteşe Sultan ve Sadreddin Han gibi önemli emirler çıkardığı kaydedilmektedir.[^4]
Bu bilgi, senin aktardığın hafızayla doğrudan örtüşmektedir. Çünkü sözlü anlatıda da Muhammed Han Ustaclu ile birlikte Kara Han, Kılıç Han, Çayan Sultan, Köpek Sultan, Menteşe Sultan ve Sadrettin Han gibi isimler anılmaktadır. Böylece sözlü tarih ile yazılı tarih arasında belirli bir paralellik kurulabilmektedir. Bu paralellik, köy hafızasının sonradan kurulmuş hayalî bir anlatıdan ziyade, tarihsel bir zemin taşıdığı ihtimalini güçlendirir.
Daha da önemlisi, aynı çalışmada Ustaclu boyu içinde “Çavuşlu” ve “Yegan” çizgisini hatırlatan adların geçtiği görülmektedir.[^5] Bu, “Çavuş” adının yalnızca askerî bir unvan değil, belirli bir kol yahut oymak hafızasını da taşıyabileceğini düşündürmektedir. Tam bu noktada Çavuş Köyü’ndeki “Çavuşoğlu” adı, sıradan bir soyadı ya da lakap olmaktan çıkıp, daha derin bir tarihî anlam kazanır.
III. Hadidî’nin Beyti ve Anadolu’dan Gelen Kızılbaş Hafızası
Kullanıcı tarafından aktarılan Hadidî’ye ait şu beyit:
“Kızılbaş ol bölük kim salmış idi
Anatol leşgerine gelmiş idi
Olarun Ustacı-oğlı serveriydi
Kızılbaş şahınun ser-askeriydi”
edebî bir metin olmakla beraber, tarihî hafızayı yansıtan önemli bir tanıklıktır. Beyitte Kızılbaş topluluklarının “Anatol leşgerinden” geldiği ve Ustacıoğlu’nun bunların başında bulunduğu ifade edilmektedir. Bu tür şiirsel tanıklıklar doğrudan arşiv belgesi yerine geçmez; ancak dönemin siyasî-toplumsal zihniyetini ve kolektif hafızasını yansıtmaları bakımından son derece değerlidir. Bu nedenle Hadidî’nin beyiti, Anadolu’dan Safevî sahasına akan Kızılbaş-Türkmen insan kaynağını ve Ustaclu önderliğini sembolik biçimde teyit eden bir metin olarak okunabilir.
IV. Avşarlar ve Çorum-Sungurlu Hattı
Avşarlar, Safevî kurucu zemininde yer alan boylardan biridir.[^2] Bu tarihî gerçek, Anadolu’nun pek çok yerindeki Avşar hafızasının yalnızca etnik veya aşiret bağlamında değil, Kızılbaş-Safevî ilişkileri içinde de değerlendirilmesini gerekli kılar. Çorum-Sungurlu sahasında Alevî toplulukların kültürel ve dinî yapısına dair yapılmış yüksek lisans tezinin varlığı, bölgenin bu tür bir inanç-topluluk yoğunluğu taşıdığını göstermektedir.[^6]
Bu doğrudan “Çavuş Köyü Safevî oymak köyüdür” demek için yeterli değildir. Ancak şu tespiti yapmak mümkündür: Çavuş Köyü, tarihsel olarak Alevî-Kızılbaş karakterli bir bölgesel çevre içinde yer almakta ve kendi sözlü hafızasında da Türkmen-aşiret temelli ayrımları korumaktadır. Bu da köyün basit bir yerleşim birimi değil, tarihî katmanlar taşıyan bir topluluk olduğunu gösterir.
V. Çavuş Köyü’nde Çok Katmanlı Topluluk Yapısı
Köy hafızasında üç temel damar öne çıkmaktadır:
1. Anamaslı Taycı Avşarı
2. Kuyumcu Avşarı
3. Çavuşoğlu / Çavuşlu hattı
Bu üçlü yapı, Anadolu’daki birçok Türkmen-Alevî köyünde görülen katmanlı yerleşim tipine uymaktadır. Köy tek bir oba veya tek bir boydan meydana gelmez; zamanla farklı ama akraba yahut müttefik toplulukların birleşmesiyle oluşur. Üst kimlik “Avşar” veya “Türkmen” olarak yaşarken, alt ayrımlar menşe coğrafyası, meslek, unvan ya da sülale adı üzerinden korunur.
A. Anamaslı Taycı Avşarı
“Anamaslı” adı, Isparta merkezli Anamas yaylaları ve Anamas yöresiyle ilişkilidir. Mehmet Ak’ın çalışmasında Anamas yaylalarının, merkezinde Isparta Aksu’nun bulunduğu; Eğirdir, Gelendost, Yalvaç, Şarkikaraağaç ve Yenişarbademli çevresine yayılan geniş bir yaylak sahası olduğu belirtilmektedir.[^7] Aynı çalışmada bu yaylaların Teke Yöresi’nden gelen Yörük obaları tarafından kullanıldığı ifade edilmektedir.[^7]
Bu durumda “Anamaslı Taycı Avşarı” adı, büyük ihtimalle bir göç yolu, yaylak menşei ya da eski oba aidiyetini saklamaktadır. Burdur bağlantısı, Anamas sahasının Isparta-Burdur-Teke çevresiyle sıkı ilişkisinden dolayı güçlüdür; Denizli bağlantısı ise daha çok aynı geniş Yörük dolaşım alanı üzerinden dolaylı görünmektedir.[^7] Dolayısıyla köydeki “Anamaslı” adı, rastgele bir lakap değil; Batı Toroslar’dan Orta Anadolu’ya uzanan Türkmen hareketliliğinin yerel bir izi olabilir.
B. Kuyumcu Avşarı
“Kuyumcu Avşarı” adı, ilk bakışta meslekî bir lakap gibi görülebilir. Ancak Anadolu aşiret dünyasında meslek adları sıklıkla sülale veya cemaat adlarına dönüşebilmektedir. Bu yüzden “Kuyumcu”nun yalnız bir zanaat adı olarak değil, bir topluluk işareti olarak da değerlendirilmesi gerekir. Bu başlıkta eldeki veri daha sınırlıdır; dolayısıyla en doğru yaklaşım, “Kuyumcu Avşarı”nı kesin hükümle tarihî bir oymak adı ilan etmek değil, köy içinde korunmuş bir alt topluluk hafızası olarak kaydetmektir.
C. Çavuşoğlu / Çavuşlu Hattı
Çavuş Köyü’nün en dikkat çekici damarı budur. Ustaclu tarihine dair kaynaklarda “Çavuşlu” çizgisini hatırlatan kayıtların bulunması,[^5] köydeki “Çavuşoğlu” adını tarihî açıdan daha anlamlı hâle getirir. Burada doğrudan soy kütüğü ispatı yoktur; ancak tarihî örüntü çok güçlüdür.
Senin aktardığın, “Çavuşoğlu akrabası Irazlar’a tarla satmamış, bize satmış” sözü, yalnız ekonomik tercih değil; köy içi akrabalık, güven, bizdenlik ve soy dayanışması mantığını göstermektedir. Anadolu köy topluluklarında toprak devri çoğu zaman sadece piyasa mantığıyla değil, “kim bizdendir” ölçüsüyle işler. Bu nedenle Çavuşoğlu hattı, köyün kurucu yahut itibarlı kollarından biri olarak değerlendirilmelidir.
VI. Köy İçi Sülale Hafızası ve Sosyal Karakter
Köyde nakledilen “Karakaali’nin 9 lirası hiç bitmez de Abısların 10 lirası hemen biter” sözü, etnografik açıdan son derece önemlidir. Çünkü bu tür sözler, köy içi toplulukların yalnız ekonomik durumunu değil, onlara atfedilen kolektif karakteri de taşır. Bir sülale tutumlu, diğer sülale eli açık, biri bereketli, diğeri savruk diye anılabilir. Bu tür hükümler, resmi belgelerde görünmeyen ama toplumsal yapıyı anlamak için çok değerli olan hafıza katmanlarıdır.
Dolayısıyla Çavuş Köyü’nde yaşayan sülale ve kol adları, sadece soy araştırması için değil; toplumsal yapı, iç hiyerarşi ve tarihî aidiyet çözümlemesi için de birincil öneme sahiptir.
Sonuç
Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Çorum Sungurlu Çavuş Köyü’nün büyük ihtimalle Avşar ağırlıklı, fakat yalnız Avşar’dan ibaret olmayan; Anamaslı Taycı Avşarı, Kuyumcu Avşarı ve Çavuşoğlu/Çavuşlu gibi farklı damarların birleşmesiyle oluşmuş bir Alevî-Kızılbaş Türkmen yerleşimi olduğu söylenebilir.
Şah İsmail’in etrafında toplanan kurucu Kızılbaş topluluklar arasında hem Avşarlar hem de Ustacluların açık biçimde yer alması,[^1][^2] Ustacluların Orta Anadolu’ya uzanan Ulu Yörük bağlantısının bulunması,[^3] Ustaclu tarihinde “Çavuşlu” izlerinin görülmesi,[^5] Sungurlu çevresinin Alevî-Kızılbaş bir saha oluşturması,[^6] ve köy sözlü hafızasında Avşar kolları ile Çavuşoğlu adının birlikte yaşaması, bu yorumu oldukça kuvvetlendirmektedir.
Bugün elimizde “Çavuş Köyü şu tarihte şu oymak tarafından kurulmuştur” diyen doğrudan bir birincil belge bulunmamaktadır. Bu nedenle en doğru akademik ifade, köyün Kızılbaş-Safevî dünyasıyla kesin ispatlanmış değil, fakat kuvvetli tarihî örüntü ve soy hafızası üzerinden ilişkilendirilebilir olduğudur. Yine de mevcut veriler, basit bir isim benzerliğinden çok daha fazlasını göstermektedir: Çavuş Köyü, tarih, aşiret yapısı, inanç çevresi ve sözlü hafızanın birbirini desteklediği çok katmanlı bir Türkmen-Kızılbaş kimlik tablosu sunmaktadır.
Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari
Dipnotlar
[^1]: Safevîler maddesinde hâkim unsuru Türk boylarının oluşturduğu, özellikle Şamlu, Ustaclu, Türkmen, Rumlu, Dulkadırlı, Avşar, Tekelü ve Kaçar gibi boyların öne çıktığı belirtilmektedir.
[^2]: Şah İsmail maddesinde, Şah İsmail’in 1500’de Erzincan’a yöneldiği ve burada Avşar, Çepni, Şamlu, Dulkadırlı, Tekeli, Rumlu, Kaçar ve Varsak gibi toplulukların etrafında toplandığı belirtilmektedir.
[^3]: Zaur Veliyeva’nın çalışmasında Faruk Sümer’e dayanılarak Ustaclu boyunun Sivas, Amasya, Tokat bölgesinde yaşadığı ve bazı oymaklarının Kırşehir’e yayılan Ulu Yörük topluluğuna mensup olduğu aktarılmaktadır.
[^4]: Aynı çalışmada Ustacluların Şah İsmail zamanında Şamlulardan sonra en güçlü boylardan biri sayıldığı ve Muhammed Han, Kara Han, Kılıç Han, Çayan Sultan, Köpek Sultan, Menteşe Sultan ve Sadreddin Han gibi isimlerin öne çıktığı belirtilmektedir.
[^5]: Aynı çalışmada Pire Muhammed Han Çavuşlu, Şahkulu Sultan Yegan ve Alkus Sultan Çavuşlu gibi adların geçmesi, Ustaclu çevresinde Çavuşlu/Yegan çizgisine işaret etmektedir. Bu bağlantı yorum düzeyindedir; doğrudan Çavuş Köyü’ne bağlanan bir birincil belge değildir.
[^6]: “Sungurlu ve çevresindeki Alevilerin kültürel ve dini yapısı” başlıklı 2003 tarihli yüksek lisans tezi, bölgenin Alevî topluluk yapısının akademik incelemeye konu olduğunu göstermektedir.
[^7]: “Anamas Yaylaları ve Yörükler” çalışmasında Anamas yaylalarının Isparta Aksu merkezli geniş bir saha olduğu ve Teke Yöresi’nden gelen Yörük obaları tarafından kullanıldığı belirtilmektedir.
Kaynakça
Ak, Mehmet. “Anamas Yaylaları ve Yörükler.”
Alazcıoğlu, Şengül. Sungurlu ve Çevresindeki Alevilerin Kültürel ve Dini Yapısı. Yüksek lisans tezi.
TDV İslâm Ansiklopedisi. “Safevîler.”
TDV İslâm Ansiklopedisi. “Şah İsmâil.”












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: n_alp@mail.ru