YUNAN ORDUSUNDAKİ KÜRTLER !
31-03-2026, 12:34

KÜRT açılımının gündeme gelmesiyle birlikte çok değişik bir tartışma daha başladı.
30 Ağustos’ta Genel Kurmay Başkanı Başbuğ “Bu ülke için hep birlikte şehit olduk” diyerek şehitlikteki mezar taşlarını gösteriyordu gazetecilere.
BENZERI ifadeleri Tayyip Erdoğan’ın ağzından duymaya zaten alışıkdık.
Çanakkale Savaşı’nın yıldönümünde o da Çanakkale’de “Türk ve Kürtlerin birlikte savaştığını” söylemişti.
AÇIKÇASI, Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana bu ülke için kim savaştı, kim savaşmadı tartışması hiç yapılmamıştı.
Yapılmamıştı çünkü bu ülkeyi bölmeye çalışanlar yoktu.
Olmadığı için de geçmiş defterleri kimse açmamıştı.
ANCAK artık ortada ayrılıkçı etnik kürt milliyetçiliği yapan emperyalist güçlerin maşaları bölücü ve Türk düşmanı bir Kürt hareketi var, bu hareketin teröristleri var, bu hareketin milletvekilleri var ve bu hareketin destekçileri var.
BU bölücüler her fırsatta tarih yalanlarıyla piyasaya çıkıyorlar ve diyorlar ki bu ülkeyi Kürtler ve Türkler birlikte kurdu ama Mustafa Kemal onlara ihanet etti, Kürtlerin hakkını vermedi.
KÜRTLERİN hakkı neydi, verildi mi verilmedi mi tartışması sürerken aslında çok daha başka bir şey daha tartışmaya açılmıştı; gerçekten Kürtler bu ülkeyi kurarken Türklerle birlikte miydi ?
EMEKLI Tümgeneral Osman Pamukoğlu Kurtuluş Savaşı’nda ve Çanakkale’de Kürtlerin Türklerle birlikte savaşmadığını söyledi.
Hemen Türk ırkçılığı, Türk bölücülüğü yaftası yapıştırıldı.
ARDINDAN Kürtlerin Kurtuluş Savaşı’nda olduğu, hatta PKK’ya karşı en fazla şehidi Kürtlerin verdiği gibi komik ve zavallı açıklamalara kadar düştü düzey.
AMA artık tartışma açılmıştır, o nedenle kimse etnik kimliğinden gocunmasın, tarihiyle yüzleşsin, barışsın: Evet Kürtler Kurtuluş Savaşı’na katıldı ama Türk Ordusu’nda değil Yunan Ordusu’nda savaştılar!
BIR şey daha ekleyelim, yıllardır Araplar Osmanlı’yı arkadan vurdu diyenler aynı şeyi Kürtler için de söylemeliler; Kürtler Kurtuluş Savaşı’nı arkadan vurmuştur.
OSMANLI-RUS Harbi’nde Osmanlı’yı arkadan vuran Kürtler, Osmanlı’da Kürt sorununun ortaya çıkışı bir Doğu Cephesi sorunu olarak başlamıştır.
17.YÜZYILDAN itibaren yükselişe geçen Rus emperyalizmi, 1800’lerin başından itibaren Osmanlı’yı hem Doğu cephesinde Kafkaslar’dan, hem de Batı cephesinde Balkanlar’dan sıkıştırmaya başlar.
BATI cephesinde Slav kökenli Bulgarları ve Ortodoks Yunanları kışkırtan Ruslar Doğu’da ise Ermeni ve Kürtlere el atar.
1800’lerden hemen sonra ilk Kürdoloji çalışmaları yine Ruslar tarafından başlatılır. Kürtçülerin bugün bile en temel başvuru kaynakları olan kitaplar da bu dönemde Ruslar tarafından yazılır.
RUSLARIN bu çabaları karşısında Osmanlı’da da uyanma başlar. Rus destekli Kürt aşiretleri ile Osmanlı arasında çatışmalar başlar.
1830-1855 tarihleri arasında 8 Kürt isyanı gerçekleşir. Fakat asıl büyük Kürtçü hareket tam da 1877 yılında gerçekleşir. Bu tarih 93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’nin tarihidir.
HEM Balkanlar’da hem de Kafkaslar’da Ruslarla savaşan Osmanlı’ya karşı bir cephe de Kürt aşiretleri açar.
Bedirhanlar ve Şeyh Ubeydullah isyanları tam dört yıl sürer.
RUS General Korganof, Erzurum’a saldırıya geçmeden önce Zeylani ve Sepki aşireti reisleriyle buluşur ve yüklü miktarda ödeme yapar. Sonuç olumludur, Kürtler Rusya’ya karşı Osmanlı’yı desteklemezler.
KÜRT isyanlarının genel karakteri burada şekillenir: Türk devleti ne zaman ki bir düşmanla savaşsa mutlaka ardından bir Kürt isyanı başlar.
RUSLARIN Kürtlere desteği sonrasında da devam eder.
Ama 93 Harbi’nden sonra hem Ermeni hem
de Kürt sorunu bir arada ortaya çıkacaktır.
Doğu illerimiz Rus işgaline girdiğinde hem ermenilerin hem de Kürtlerin isyanları aralıksız devam edecektir.
Sevda Amanova
TEREF

