1492’de Alhambra Fermanı ile İspanya’daki Yahudilere ya Hristiyan olmaları ya da ülkeyi terk etmeleri emredildi.
Bu gün, 09:54

1492’de Alhambra Fermanı ile İspanya’daki Yahudilere ya Hristiyan olmaları ya da ülkeyi terk etmeleri emredildi. Bunun ardından binlerce Sefarad Yahudisi, Osmanlı İmparatorluğu topraklarına kabul edildi. Bu süreç özellikle II. Bayezid döneminde gerçekleşti.
Neden İspanya’dan kovuldular?
15. yüzyılın sonunda Reconquista tamamlandı. Müslümanların son kalesi olan Granada düşünce, Katolik krallar Aragonlu Ferdinand ve Kastilyalı Isabella dini birliği sağlamak istedi. Yahudiler “dini tehdit” olarak görülmeye başlandı ve sürgün kararı çıktı.
“Ya Hristiyanlığa geçeceksiniz, ya da ülkeyi terk edeceksiniz” dendi. 
Bu dönemde sadece Yahudiler değil, Müslümanlar da baskı altındaydı. Engizisyon mahkemeleri çok sert çalışıyordu.
Osmanlı neden kabul etti?
Osmanlı’nın Yahudileri kabul etmesinin birkaç önemli nedeni vardı:
1. Ekonomik ve ticari fayda
Sefarad Yahudileri ticaret, finans, tıp, zanaat, matbaacılık ve deniz ticareti gibi alanlarda oldukça eğitimli ve deneyimliydi. Osmanlı, bu insan sermayesini değerlendirmek istedi.
Özellikle İstanbul, Selanik ve İzmir gibi şehirlerde ekonomik canlılık yarattılar.
2. Nüfus ve şehirleşme politikası
Osmanlı İmparatorluğu fetihlerden sonra bazı şehirleri yeniden canlandırmak istiyordu. Nitelikli göçmenlerin yerleştirilmesi bu açıdan avantaj sağladı.
3. Dini ve siyasi yaklaşım
Osmanlı’nın “millet sistemi” sayesinde gayrimüslim topluluklar belli ölçüde özerk yaşayabiliyordu. Tam eşit vatandaşlık modern anlamda yoktu ama Avrupa’nın birçok yerine göre daha güvenli ve serbest bir ortam sunuyordu.
Osmanlı yönetimi ayrıca bunu Avrupa’ya karşı siyasi propaganda olarak da kullanabiliyordu:
“Avrupa’nın kovduğu insanları biz koruyoruz.”
II. Bayezid’in meşhur sözü
Tarih kitaplarında sık aktarılan bir rivayete göre II. Bayezid, İspanya kralı için şöyle demiştir:
“Ferdinand nasıl akıllı bir kral sayılır? Kendi ülkesini fakirleştirip benimkini zenginleştiriyor.”
Bu sözün birebir tarihî doğruluğu tartışmalı olsa da Osmanlı’nın olaya ekonomik fırsat gözüyle baktığını güzel özetler.
1492 sürgünü sonrası gelen Sefarad Yahudileri Osmanlı ticaretine, kültürüne, tıbbına, dil hayatına ve matbaacılığına önemli katkılar yaptı.
Ladino dili ve Sefarad kültürü yüzyıllarca Osmanlı şehirlerinde yaşamaya devam etti.
Kısacası bugün en başta Yahudi düşmanlığı yapan kendilerine “Osmanlı Torunuyum” diyen kişilerin bilgisine:
Yahudileri o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’na, yani bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarına da alanlar zaten Osmanlılardı.
Onları eğitimlerinden dolayı el üstünde tutan Osmanlılardı.
İşin komik tarafı, o zamanki Osmanlı, kendi halkını eğiteceğine, bir nevi hazıra konmuş.
Eğitmediği kendi halkının, yani Türklerin bugünkü torunlarının bir bölümü bence Yahudilere düşman gözüyle bakacağına, Osmanlılar’ı sorgulamalı, “benim dedelerimi niye eğitmedi de, dışardan gayrimüslimleri tercih ederek ülkeye getirdi” diye.
Ama konu daha çok, aşağılık kompleksi olduğu için, eğitimli olan, bilgili olan her şeye, herkese düşman oldukları için, sorgulamak onların gözünde günah/tabu olduğu için sorgulamazlar.
Özgür Dobruca
TEREF

